• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Aksaray 4 °C
  • Konya 2 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 2 °C

Adayların Birbirini Görmesi ve Konuşması-2

Şükrü Başarıkan

 

Dolayısıyla erkek ve kız evleneceği kişiyi görünce gönülden bir yakınlık duyması çok önemlidir. Eğer böyle bir durum olmuyorsa ana baba hatırı için kendini zorlayarak bu teklife “evet” dememeliler. Çünkü ilk sevgi ailede huzur ve mutluluğun ilacıdır. Hoşgörü bunun içerisindedir. Evlenirken sevgi olacak ki, seven insan karşısındakini kırmamaya çalışır ve olanlara sabreder. Çünkü “evlilikte sabır”, mutluluğun anahtarıdır. Birçok tartışmayı sabır ve hoşgörü önler. Bir atasözü vardır “Sabır taşı keser, sabırsızlık ise başı keser.” Başka bir atasözü de şöyle: “Kişi sevdiği ile sırtında taş çeker. Fakat sevmediği kişi ile aş yemez.”

Boşanmalarda en önemli etken, maddi ve manevi değerlerin üzerinde iyi araştırma yapılmaması, işin başında sadece şekiller üzerinde durulması, kişilerin bilinmeyen yönlerinin ortaya çıkmasını engellemektedir.

Ohalde iki taraf da birbirlerini tanımayan kimseler olması sebebiyle, sadece bakmakla kalmamalı; damat ve gelin adaylarının evlilikte karşılaşacakları muhtemel örf ve âdetleri yani olmazsa olmazları, ilk başta açık açık konuşmaları gerekir.

Oğlumuzu yanımıza evlendireceğiz, ayrılmalarına da müsaade etmeyeceğiz, diyen aileler vardır. Böyle düşünen aileler, düşüncelerini kız tarafına işin başında açıkça söylemelidirler. Düşünceleri olduğu halde söylemeyen; ancak gelin aldıktan sonra böyle bir uygulamaya giden aileler tatsızlıklara neden olmakta, geçimsizlikler baş göstermektedir. İşin sonu boşanmalara kadar da gidebilmektedir.

İkinci bir hususta evlenecek kişiler kendileri veya aileleri ile alakalı bilinmesi gereken özel durumları varsa bunlar hakkında da bilgi vermelerinin, evliliğin sağlam bir zemine oturtulması yönünde önem taşımaktadır. Çünkü sonradan duyulursa bazı sıkıntılar olabilir.

Âlimlerden bir zat şöyle demiş: “Bir evlenme, bakmadan, konuşmadan, araştırmadan olursa onun sonu üzüntü ve sıkıntıdır.” İstenilen kıza ve evlenecek erkeğe bakmak, onun ahlâkını, din ve malını bildirici değil, ancak onun güzelliğini çirkin­liğinden ayırt edicidir.

Rivayet ediliyor ki, Hz. Ömer’in hilâfeti zamanın­da adamın biri saçlarının beyazlarını boyatarak evlendi. Bir müddet sonra saçlarının boyası dökülünce beyazlar ortaya çıkmaya başladı. Bu hâl karşısında kadının akrabaları, adamı âdil halifenin huzuruna gö­türdüler ve halifeye dediler ki: “Biz onu genç zannederek kızımızı ona verdik.” Bu durumu dinleyen Hz. Ömer: “Sen bu kadının kâbilesini aldatmışsın” diyerek adamı uyardı.

Rivayet edildi ki, Bilâl-i Habeşî (r.a.) ve Suheyb-i Rumî (r.a.) Araplardan bir kâbileye giderek kızlarını istediler. Kız tarafı “Sizler kimlersiniz?” diye sordular. Bilâl (r.a.), “Ben, Bilal’ım, bu da kardeşim Suheyb’dir. İki­miz de daha önce sapık yolda idik; Allah bizi hidâyete kavuşturdu. Köle idik, Allah bizi azât eyledi. Fakirdik, Allah bizi zengin kıldı. Şâyet siz kızlarınızı bize verirseniz Allah’a hamd ü senalar ederiz. Eğer bizi reddeder dünürlüğümüzü kabul etmezseniz, o zaman Allah her türlü eksiklikten münezzehtir, deriz.”

Bu söze muhatap olan kâbile hâlkı,  sizi reddedecek değiliz; bilâkis size kızlarımızı vereceğiz ve hamd de Allah’a mahsustur, dediler. Daha sonra Suheyb (r.a.) Bilâl’a, keşke sen bizim İs­lâm uğrunda katıldığımız harplerden ve Resûlüllah ile beraber sebat eden durumlarımızdan bahsetseydin, dedi. Bunun üzerine Bilâl, Suheyb’e “sus” dedi. Sen doğru söyledin ve doğruluk da seni evlendirdi. Aldatmak hem güzellikte hem de ahlâkta olur. Binaenaleyh güzellikteki al­datma, bakmak ve tetkik ile giderilebilir. Ahlâktaki aldatma ise, güven ve doğru sözlülükle giderilir.

İnsan tabiatı ifrata veya tefrite meyledicidir, dolayısıyla nikâhın başlangıcın­da ve kendisiyle evlenilmek istenen hanımların vasfında yanılmalar olabilir. Yani ilkin aile ve kıza çok aşırı meyledilmemeli, isteksiz de davranılmamalıdır. Bilâkis ihtiyatlı hareket etmek bir mü’min için çok mühimdir.

Bu yazı toplam 1063 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.