• BIST 98.613
  • Altın 143,476
  • Dolar 3,5623
  • Euro 3,9842
  • Aksaray 22 °C
  • Konya 19 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 19 °C

Akıl ve zeka

Nilgün Güney

Akıl, kişinin Allah korkusu ve sevgisinin şiddetiyle doğru orantılı olarak artar. Allah, Kendisinden korkup-sakındığında kuluna doğruyu yanlıştan ayırabilecek bir akıl vereceğini şöyle haber vermiştir:

 

“Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük fazl sahibidir.’’ (Enfal Suresi, 29)

 

Bazı insanlar, işinde başarılı, okulunda derece yapan yada yeni buluşlarda bulunan birilerini gördüklerinde bu insanların akıllı olduklarını sanırlar. Örneğin, bir bilim adamı ne kadar işinde başarılı, ne kadar yeni buluşlar yapan birisi olursa olsun çevresindeki kusursuz yapıdaki canlıların, evrendeki muhteşem düzendeki gezegenlerin, galaksilerin, yıldızların… üstün güç sahibi Allah tarafından yaratıldığını düşünmüyorsa, o insan akıllı değildir. Zekidir ama akıllı değildir.

 

Her kalp Allah’ı anmak için yaratılmıştır. Ancak kalp gözü körelen kişi bunu yapamaz. Kalp gözü açık kişi ise Yüce Allah'ı tanıyabilir ve vicdanını kullanarak öğüt alabilir. Yeryüzünde şımarıp azgınlaşmasıyla Kuran’da anlatılan bazı toplumlar, öylesine kör ve akılsızlardır ki, hataları ve günahlarına rağmen, yaklaşan azabın kendilerine bir güzellik getireceğini zannetmişlerdir.

 

“Derken, onu (azabı) vadilerine doğru yönelerek gelen bir bulut şeklinde gördükleri zaman, "Bu bize yağmur yağdıracak olan bir buluttur" dediler. Hayır, o, kendisi için acele ettiğiniz şeydir. Bir rüzgar; onda acıklı bir azab vardır. Rabbinin emriyle herşeyi yerle bir eder. Böylece meskenlerinden başka, hiçbir şey(leri) görünemez duruma düştüler. İşte Biz, suçlu-günahkar bir kavmi böyle cezalandırırız.’’ (Ahkaf Suresi, 24-25)

 

Kalpler Allah'ın kontrolündedir. Kendisi'ne yönelen kulunun kalbini yumuşatır, kalbine imanı ve Allah sevgisini yerleştirir. Rabbimiz dilerse bizim de kalbimizi mühürler. Birazdan kalbimizin mühürleneceği, aklınızın örtüleceği söylense, için için bağışlanma diler, O’nun rızasını kazandıracak amel yapmayı Rabbimiz’den isteriz. Bu yüzden akıllı insan sürekli bu şuurda olmalıdır. Çünkü her an ölüm melekleri görevlendirildikleri şekilde canımızı alabilir, her an Rabbimiz’in huzurunda hesap veriyor olabiliriz. Allah'ın sonsuz merhametiyle yaptığı hatırlatmalardan, çevremizde uyarılarda bulunan insanların öğütlerinden ders çıkarmamız gerektiğini gözardı etmemeliyiz. Zira ancak akıl sahipleri uyarılardan ders alırlar.

 

Aklını kullanamayan insan dünyanın geçici olduğunu anlamayacak kadar körleşir. Ölüm gerçeği bu kadar açıkken ve her yerde delillerine şahit olunurken, bazı insanların dünyaya hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanmaları, akılsızlığın en büyük göstergelerindendir. Bu bahsettiğimiz insanlar arasında dünyaca ünlü profesörler, bilim adamları, yazarlar da bulunmaktadır. Ancak akıl kapalı olunca, sırf zeka ile bu gerçeğin farkında olunulmasına yetmemektedir.

 

Akıl insanın hayatını kolaylaştıran ve güzelleştiren en büyük nimetlerdendir. Akıllı insan Allah’ın izniyle doğru kararlar alabilir, işlerinde başarıyı arttırabilir, olayların bilinmeyenlerini herkesten daha önce görebilir, kalıcı çözümler üretebilir. Zekada ise bunları yapmak mümkün değildir. Zeka sadece olayları ezberlememize ve hayatımıza uygulamamıza yarar. Ancak farklı bir olayla karşılaştığımızda zeka bu durumu değerlendirmemize yeterli değildir.

 

Her şeyde olduğu gibi aklın da gerçek sahibi Rabbimiz’dir. Allah dilediği kullarına, takvaları ölçüsünde akıl ihsan etmektedir. Bu anlamda peygamberler en akıllı insanlardır. Akıllı insan aynı zamanda güzellikten, sevgiden, muhabbetten anlayan insandır. İnsan yaratılışı gereği sevgi dolu, fedakar, ince düşünceli, saygılı, nezaketli insanlardan hoşlanır. İşte tüm bunlara aynı anda sahip olanlar ise sadece akıl sahibi olan müminlerdir. İnsanın güzel ahlakı ömrü boyunca yaşaması da akıl sahibi olmayı gerektirir. Akıl ile insanın hayata bakışı değişir. Bu Allah’ın inanan kullarına bir ayrıcalığıdır.

 

“Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır.’’ (Ali İmran Suresi, 190)

Bu yazı toplam 746 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.