• BIST 103.929
  • Altın 148,575
  • Dolar 3,5497
  • Euro 4,1792
  • Aksaray 27 °C
  • Konya 27 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C

BEL AĞRISI

Abdullah Güdendede

Günümüzde bel ağrısı onlu yaşlara kadar düşmüş bir şikâyet sebebidir. İş hayatında ise üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en çok hastaneye başvuru sebebidir. Bireylerin yüzde 80’ni hayatında bir kez de olsa bel ağrısı yaşar. Çalışma hayatını kısıtlayan en önemli problemlerin başında geliyor denebilir. Hareketsiz bir yaşama doğru giden günümüz insanı, çocukluk yaşından başlayarak bilgisayar başında ve sınav hazırlık dönemlerinde masa başında hareketsiz oturma süresinin çok uzun olması, egzersiz alışkanlığının olmaması, doğru yaklaşımların bilinmemesi, bilinçsiz egzersizler ve sporlar, oturma, yatma ve yük taşıma gibi aktiviteler hatalı tercihler, anlık hareketler, travmalar ve genetik yatkınlık bel ağrılarını başlamasında önemli faktörlerdendir. Bununla birlikte ilerleyen dönemde gerekli önlemlerin alınmaması kalıcı ağrılara ve fiziksel bozukluğa kadar götürebilmektedir. Bel ağrısının nedenlerine bakacak olursak: omurgada ki kemik düzgünlüğüne ve kıkırdak dokusuna hasar veren romatizmal hastalıklar, omurgalar arasındaki eklemler yapılarının yaşla ya da başka sebeplerle bozulması böylece kemik yapılarda kireçlenme olması... Kadınlar da çok görülen kemik erimesi(osteoporoz), aşırı kiloların bele binen yükü artırması, omurgaların birbiri üzerinde kayması, omurga eğrilikleri, bel açıklığı, yapısal olan eğriliklerin düzleşmesi, çeşitli sebeplerden kaynaklı omurga içinden geçen sinirlerin sıkıştırılmasıyla oluşur. Belde meydana gelen çeşitli problemlerde bölgede kaslar kendini korumaya almasıyla bel tutulması meydana gelir. Bel fıtığı; omurlar arasında ki jöle kıyamında ki kıkırdak yapının çeşitli seviyelerde taşması ve sinirlere başı yapması, günlük yaşamamızda vücut düzgünlüğümüze uymayan pozisyonlarda durmak, aşırı stres, sosyoekonomik problemlerde bel ağrısını oluşturan diğer faktörlerdendir. Beldeki ağrının birçok sebebi olduğunu ve bunların hepsinin farklı sorunlardan kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte bel ağrısı olan birine ilk tavsiye belini çektirmesidir. Bu çekme işini kendisinin yapması ya da bilenen en yakın çekme işiyle uğraşan birine gitmesi istenir. Eğer beliniz ağrıyor ise alta yatan bir sebep vardır. Eğer siz bunu göz ardı edip giderseniz telafisi mümkün olmayan sakatlıklar karşılaşırsınız. İşin bir diğer tarafına gelecek olursak omurga kendi içinde belli eğriliklere sahiptir. Boyun, sırt, bel ve alt bölümler kendi içinde öne ve arkaya doğru acılaşmalar yapar. Siz bu açıları göz ardı ederek çekme ya da bel çiğnetme yaparsanız en iyi ihtimalle kireçlenmeye neden olabilirsiz. Yani her işi uzmanına bırakmak hayati derecede önemlidir. Peki, bel ağrılarından korunmak için neler yapmalıyız? Öncelikle omurgadaki kaslarımızın olmadığını varsayılırsa sadece 5kg kadar yük taşıyabilir. Hâlbuki sadece öne eğilme pozisyonunda omurgaya vücut ağırlığının 10 katına yakın yük biner buda neredeyse 70kg ağırlığındaki birinde 700kg yük demektir. Bu yüzden özellikle bölge kaslarının güçlendirilmesi gerekir. Aşırı kilolardan kurtulmalıdır. Günlük yaşamda nelere dikkat etmemiz gerektiğine gelince; uyumak için boynu iyice destekleyecek bir yastık seçin, sağ yan tarafınız üzerinize dizleriniz bükülmüş şekilde ve dizleriniz arasında küçük bir destek koyarak yatın ve eğer başka sağlık sorunlarınızdan dolayı sırtüstü yatmak zorundaysanız dizleriniz altına yastık koyabilirsiniz. Oturmadaysa; sırt kavsini destekleyecek bir minder bulundurun, sürekli öne eğilmekten sakının, ayakların yerle temas halinde olmasına dikkat edin. Ayakta durma pozisyonunda bekleyecekseniz bir ayağınızı daha yüksek bir zemine koyun ve arada yerlerini değiştirin ve yapacağınız işi belinizi bükmeyecek şekilde yapın. Yük almak için eğilmeniz gerektiğinde bunu dizlerinizi kırarak yapın, dönerken belinizden değil tüm vücutla dönün, yükü taşırken vücudunuza yakın tutun mümkünse iki eşit parçaya ayırıp taşımaya çalışın.Sağlıklı, mutlu ve ağrısız günler dileğimle…

Bu yazı toplam 1153 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.