• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Aksaray 12 °C
  • Konya 14 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

Belgemen ve Meral

Hilmi YOL

 Eskil'in tabiri yerindeyse “ Ağaları” oradaydı.
Hani bir atasözü vardır. “Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane”.  AKATDER yönetiminin gönlü orda ne piknik yapmayı istedi, nede ağalara yüzlü görünmeyi. Gönül Eskil'in ileri gelenlerini bir araya toplayıp, onlar arasında kaynaşmayı ve Eskil için bir yumruk olmayı istedi. Ve bunuda başardı. Öyle ki yemekten sonra benim çay demlemem sırasında yapılan sohbette aynı masa da Şerafettin Meral ve Necati Belgemen'in oturması ve zaman zaman aynı konu hakkında konuşmaya katılmaları, “Demek ki mesele Eskil olduğu zaman herkes her şeyi bir tarafa bırakabiliyor” yargısını ortaya atıyor. Bence “Eskil'deki  bu ikilik bitmez” yargısı halkın bitirmek istemediği bir kuram. Aslında bu ikilik söylemi, bunun üzerinden nemalanan kişilerin ortaya attığı bir söylenti. Yemekten sonra yapılan karşılıksız müzayedede, ( Karşılıksız dedim, çünkü ortada satılan herhangi bir eser yoktu) elde edilen gelir, TOKİ Şehitlik Orman alanının sulanması masrafları için kullanılacaktı. Eskilli işadamlarına yaptıkları yardımdan dolayı teşekkür ederim. Aynı duyarlılığı Yüksekokul binasının inşaası içinde yapacaklarından hiç şüphem yok.

Şıh Mehmet
Geçtiğimiz günlerde muhtar Kemal beni yanına aldı ve beni Eskil'in farklı ortamlarına götüreceğini söyledi. İlk olarak vardığımız evin pencereleri yok, odanın birisinde ortada yüksek bir yatak, bir masa ve sandalye. Salonda bir teneke, tenekenin üzerinde tava tavanın içinde kızarmış ekmek parçası, yanında küçük bir tabakta hamur kalıntısı. Oldukça az parça peynir. Gittiğimiz ev Şıh Mehmet ( Mehmet Sanlav)'ın evi, yemek ise Şıh Mehmet'in akşam yemeğiydi. O an kendimden insanlığımdan utandım. Ben bir Müslüman olarak, bir insan olarak, bu zamana kadar her gün karşılaştığım kimsesiz bu insanın hayatını, yaşadığı yeri neden merak etmemiştim. Ben bir gazeteciysem her şeyi merak etmeliydim, incelemeliydim. Evimde sıcak çorbamı içerken, çeşit çeşit kıyafet giyerken, bu gariban neler yiyormuş meğer. Hiçbir gün, ağzıma lokma atarken,” acaba bunları bulamayan varmı?” diye düşünmemişim demek ki. O insan penceresi olmayan evde kış ayını nasıl geçirmişti. Düşünsem birgün olsun bu insanın hayatını merak ederdim.
Acaba siz merak edip düşündünüz mü? Hayır düşünmediniz. Düşünseniz gariban Şıh Mehmet'in evi o şekilde olmazdı. Kaymakamından, belediye başkanına, gazetecisinden siyasetçisine herkes Şıh Mehmet ve bunun gibilerden sorumlu..Neredeyse hergün karşılaştığımız bir Türk vatandaşı. Herkesi gibi onunda bir kimliği var. Söylediği ilginç sözlerle zaman zaman takdir ettiğimiz bir isim. Peki kaç kişi bu gariban insanın hayatını yakından inceledi.
Bu gariban insanın en kısa zamanda bakıma ve bir sığınma evine ihtiyacı var. İlçemizin yöneticilerinin bir an önce bu gariban insana yardım etmeleri gerekir. Kendisinin bir bakım evine gönderilmesi bence insanlığa yapılacak en büyük hediyedir. Lütfen beş dakikanızı ayırın ve Şıh Mehmet'in evini bir ziyaret edin.
Muhtar Kemal sana teşekkür ederim. Bana büyük bir insanlık dersi verdin.

Bu yazı toplam 1462 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 9
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.