• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Aksaray 2 °C
  • Konya -2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Beyin Felci ve Yürümek

Abdullah Güdendede

Fizik tedavi ve güncel sağlık sorunları

www.fztabdullahgudendede.com

 

 

 

 

            İnsanın ruhsal boyutu kadar fiziksel durumu da takdire şayandır. Fiziksel olarak tamamen muhtaç şekilde doğan bebek bir süre sonra nörogelişimsel basamağa uygun şekilde hareket kabiliyeti kazanır. Yürümeye başlamasıyla birlikte çevreyle olan etkileşimine yeni bir boyut katar. Bunun yanında fiziksel olarak da vücudunun ihtiyaç duyduğu şeyleri ayakları üzerinde durarak farkında olmadan karşılar. Eklemlerin beslenmesi, solunum faaliyetlerinin düzenli şekilde gerçekleşmesi, dengenin sağlanması, kan dolaşımının adaptasyonu ve kemik gelişimi gibi birçok şey için ayakta durmak ve yürümek gereklidir. Ancak yürümeye engel olan birçok sağlık problemi de vardır. Hayatı boyunca bu sorunlardan hiç birine denk gelmemiş bir birey inme diye bilinen beyin felci geçirdiğinde bütün hayatı değişiyor. Bunlardan bazıları bir daha asla yürüyemeyeceğini bile düşünebiliyor.

 

            Beyin felci(hemipleji); insan beynine kan akımını sağlayan damarlardan birinin aniden tıkanmasıyla, beyne giden kan akımının yavaşlaması ya da bir şekilde durması sonucunda ortaya çıkar. Erişkin dönemde sakatlık sebeplerinin başında gelir. İnmenin nedenlerine bakacak olursak; kalp rahatsızlıkları, sigara içme alışkanlığı, yüksek kolesterol, diyabet, yüksek tansiyon ve önceden geçirilmiş iskemik ataklardır. Düzensiz yaşam ve kötü alışkanlıklarda hastalığın alt yapısını oluşturmaktadır. Risk faktörlerinin birleşmesiyle de meydana gelen tıkanıklık ölüme kadar giden bir tabloda seyreder. Bunun yanında çok hafif şekilde atlatılması da mümkündür. İnmeden korunmak için risk faktörlerinin tedavi edilmesi gerekir. Hastanın da verilecek önerilere uyması çok önemlidir. Ayrıca beyin kanaması geçirmesiyle zaman kaybetmeden fizyoterapiye başlaması tedavi açısından önemlidir.

            Fizyoterapide amaç hastanın mümkün olduğunca az fiziksel problemle süreci atlatması ve en iyi fiziksel düzeye çıkmasıdır. Daha hastalığın ilk günlerinde fizyoterapiye başlanmalıdır. Bu sayede meydana gelebilecek komplikasyonlar önlenmiş olur. Hastalığın geçirilmesinden itibaren ilk altı aylık süresi fizyoterapi açısından çok önemlidir. İyileşmenin en hızlı olduğu zaman dilimi olarak tanımlanan bu dönemde hastanın yoğun şekilde tedaviye alınması ve eğitilmesi ileriki zamanda alacağı tedaviler için iyi bir zemin oluşturmasını sağlar. Hastaların büyük bir kısmında yürüyememe korkusu vardır. Bu konuda hasta endişesi, hastaya durumunun iyi anlatılmasıyla aşılabilir. Moral ve motivasyonu iyi olan hasta tedaviye katılım noktasında istekli olacaktır. Hemiplejik vakalar iyi bir fizyoterapi programıyla yürüyebilirler. Kol ve ayak tutulumlarının artmasından evvel başlanacak terapi ile hastanın sonraki dönemde uzuvların en iyi şekilde kullanabilmesi sağlanır. Burada fizyoterapistle hastanın iyi bir iletişim kurması çok önemlidir. Fizyoterapi ve rehabilitasyon uzun bir süreçtir.  Fizyoterapist hastanın durumuna hastalığın seviyesine göre kademeli bir tedavi programı hazırlar. Bu programda ailelerinde yer alması tedavi verimliliğinin artması açısından çok önemlidir.

 

            İnme vakalarının büyük bir kısmı fizyoterapi ile yürüyebilirler. Hastalığın ilk dönemleri tedavi açısından çok önemlidir. Erken dönemde tedaviye başlayan hastalar kol ve bacakların kullanımının artması için gerekli tedaviye zemin oluşturmuş olurlar. Bunun yanında hasta,  ilk zamanlardaki hipotonik(kasılma olmaması) olma durumunun geçici olduğunu bilmelidir. Bu ise kasılmalardan önceki dönemi oluşturur. Her iki dönemde tedavi için önemlidir. Fizyoterapi ile hastanın günlük yaşam aktivitelerini bağımsız olarak yapması ve yaşamını kolaylıkla idame ettirecek düzeye gelmesi mümkündür.

 

Sağlıklı, mutlu ve ağrısız günler dileğimle…

 

 

                                            abdullah güdendede

Bu yazı toplam 782 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.