• BIST 103.072
  • Altın 272,126
  • Dolar 5,6668
  • Euro 6,2796
  • Aksaray 18 °C
  • Konya 19 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 21 °C

Bid’at ve hurafelerle mücadele çok önemlidir

Ömer Lütfi Ersöz

Bid’at ve hurafelerle mücadele çok önemlidir. Müslüman; İslâm dininin özüne, ana kaynaklarına aykırı olan her şeyi, kimden kaynaklanırsa kaynaklansın, reddetmesini bilmelidir. Müslüman; Kur’an ve Sünnet’e uygun bir hayat yaşadığı sürece, bid’at ve hurafelerden gereği gibi kurtulmuş ve korunmuş olur.

     Bid’at; icat olunan, sonradan ortaya çıkan anlamına gelmektedir. Asr-ı saâdetten sonra ortaya çıkan, şer’i bir delile dayanmayan inanç, ibadet, fikir, tutum ve davranışlar için kullanılan bir terimdir. “Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’den sonra ortaya çıkan, İslâm’a, şeri delillere uygun olmayan eksiltme veya ekleme özelliğini taşıyan her şey”  diye tarifi yapılmıştır. Kısacası; Kur’an ve Sünnet ’teki emir ve yasakların bazılarının değiştirilip yanlış uygulanması demektir. Müslümanların kesinlikle bid’at ve hurafelerden uzak durarak, İslâm’ın emir ve yasaklarına sadık kalarak bir hayat yaşamaları arzulanan bir durumdur.

    Hurafe (batıl inançlar); dinimiz İslam ile ilgi ve alakası bulunmayan, birtakım yanlış görüş, inanış ve uygulamalara verilen isimdir. Hurafelerin kimi kasıtlı olarak içimize sokulmuş, kimi de bilgisizlikten kaynaklanarak toplumumuzda maalesef yer bulmuştur. Örnek vermek gerekirse; Türbe ve tekkelere mendil bağlamak, çaput bağlamak v.b. gibi.

     İslâm; bid’at ve hurafelerden uzak, Kur’an ve Sünnet merkezli evrensel bir dindir. Âyet-i Kerimede; “Şüphesiz bu (İslâm), benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti.”  (En’âm sûresi âyet:153) buyrulmuştur. Kuran-ı Kerîm’in ve Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s.)’in sünnetleri ile belirttiği hak yoldan ayrılmamak gerekir.

     Bir hadis-i şerifte; “Her kim bizim bu işimizin (Dinimizin) içine ondan olmayan bir şeyi yeniden sokarsa, o yapılan merduttur, başına çalınır.” (Riyâzü’s Sâlihîn, C.1,No.168) buyrulmuştur.

     Bid’at ve hurafeler;  İslâm’ın, farklı sosyal ve kültürel yapıya sahip olan toplumlar arasında yayılması sonucunda ve de art niyetli kişilerin, kasıtlı olarak uygulamalarından doğmuştur. Yani kökeninde ya cehalet ya da ihanet yatmaktadır.

     Bid’at’ın kapsamının sadece dini konularla sınırlı olduğu hususunda, İslâm âlimlerinin görüş birliği mevcuttur. Bu sebepledir ki, inanç ve ibadet hayatının dışında kalan yenilikler bid’at kavramına girmezler. Çünkü itikat ve ibadet konuları, vahiy mahsulü olup, eksiltilip, artırılması, kısacası değiştirilmeden kabul edilip uygulanması gereken ana unsurlardır.

          Bid’at ve hurafelerle mücadele çok önemlidir. Ancak mücadele ederken de, yenilerini ihdas etmemek, fitne ve fesada sebep olmamak gerekir diye düşünüyorum. Her türlü bid’at, hurafe,  batıl inançlar, İslâm’ın özüne aykırıdır. Elimizde, Kuran ve sağlam hadis kaynakları mevcuttur. Bu ana kaynaklardan gereği gibi beslenip, toplumumuzu aydınlatan, özüyle sözü, yaşantısı uyumlu olan güzel ahlâk sahibi âlimlerimizin ilimlerinden yararlanarak, hayatımızı, bid’at ve hurafelerden uzak, İslâm’a uygun bir şekilde yaşamalıyız. Gerçek anlamda kurtuluşu ancak bu şekilde elde edebiliriz.

     Rabbimiz, bid’at ve hurafelerden uzak durarak, Kur’an ve Sünnette emredilenlere uygun güzel bir hayat yaşayıp, kurtuluşa erenlerden olmamızı her birimize nasip eylesin. Sıhhat ve afiyetler dilerim.

     omerlutfiersoz@gmail.com

Bu yazı toplam 417 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.