• BIST 103.186
  • Altın 227,073
  • Dolar 5,3171
  • Euro 6,0307
  • Aksaray 12 °C
  • Konya 9 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara 7 °C

Biz para düşkünü değiliz

Biz para düşkünü değiliz
Konya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Faruk Aksoy, Sağlık Bakanlığının, aile hekimlerine brüt ödediği rakamlarla hekimleri para düşkünü göstermesine tepki göstererek, Biz para düşkünü değiliz dedi

 

Konya Tabip Odası, “Hekimlik ve Geleceği” konulu yaptığı açıklamada sağlıkta yaşanan sorunlara dikkat çekti. Konya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Faruk Aksoy, son yıllarda hekimlik mesleğinde çok yoğun değişimler ve tartışmaların meydana geldiğini belirterek, mecburi hizmetten tıp eğitimine birçok sorunu dile getirdi. Mecburi hizmetin çağdışı olarak nitelenmesine rağmen uygulanmaya devam ettiğini aktaran Prof. Dr. Faruk Aksoy, “Mecburi hizmet konusunda diğer mesleklere uygulananlara benzer hizmet anlayışı getirilebilinir. Şuan 77 tıp fakültesi var. Fakat ancak yarısında eğitim verilmektedir. Tıp fakültesi olmayan ve komşu bulunmayan il kalmadı. Sayı olarak dünyada 12. sıradayız. Buna başarı diyemeyiz. Yeterli eğitim kadrosu olmadan tıp fakültesi açılmamalı. Ayrıca tıp fakültelerinin döner sermaye kaynaklarının kullanımı konusunda yeni düzenlemelere de gidilmeli. Eğitim ve araştırma hastanelerinin sayısı da 61’e çıkarıldı. Fakültelere aktarılmayan kaynaklar ve nitelikli eğitimi kadrosu bu hastanelere aktarıldı” dedi.

Türkiye’de pratisyen hekim sayısının uzman hekimlere göre az olduğunu da dile getiren Aksoy, bu nedenle ihtisas kadrolarını azaldığını bu durumun ileriki yıllarda hekim kadrosunun niteliğinde ve branşlarında eksikliğin görüleceğini bildirdi. Böyle bir durum karşısında fakültelerin temel bilimler bölümlerinin kapanabileceği uyarısında da bulunan Aksoy, “Bunun anlamı ülke kaynaklarının israfıdır. Sağlık kampüslerinin bu işi doldurması düşünülüyorsa tıp fakültelerine ileride ihtiyaç kalmayacak demektir. Diğer yandan aile hekimliği 6 yıldır yürütülüyor fakat henüz ortada bir kanun yoktur. Bu durum iller arasında farklılıkları doğurmaktadır. Aile hekimliğinin doğru tanımı bile yapılmamıştır. Zorunlu meslek sigortasının tamamı aile hekimlerine ödetilmektedir. Buradaki amaç kamu görevlisi olduklarını beyan ederek tabip odalarına üyeliklerini engellemek, STK’lardan uzaklaştırmaktır. Sağlık Bakanlığı, aile hekimlerine brüt ödediği rakamları sıkça telaffuz ederek hekimleri para düşkünü göstermektedir. Oysa hekimlik mesleği bugün güvencesi olmayan, emeklilikte veya hastalıkta geçinemeyecek olan, yarını belirsiz, riskli bir meslek grubudur” diye konuştu. Tıbbi kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Kanunu çıkartılmasına rağmen Malpraktis Kanununun çıkartılmadığını, komplikasyon ve malpraktis arasında hekimlerin nasıl bir sanatı icra edeceğini düşünülmediğini dile getiren Aksoy, son yıllarda hekimlere karşı artan şiddet olayları nedeniyle bu konunun düzeltilmesi gerektiğine dikkat çekti. “Performansa dayalı sistem nedeniyle bakılan hasta ve ameliyat sayısının artması sağlık problemlerini çözmede en etkin yol olmamıştır” diyen Aksoy, şöyle konuştu: “Bu durum hekimler arasında çalışma barışı ve hizmet kalitesini bozmuştur. Bakılan hasta sayısının artması önümüzdeki yıllarda ülkemiz için mali ve insani açıdan yıkıma sebep olacak, kanser ve kronik hastaların toplumdan arındırılması yolunda faydası olmamıştır. Kimi zaman bunun kötü kullanımı söz konusudur.”


Bu haber toplam 1009 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.