• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Aksaray 10 °C
  • Konya 10 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 5 °C

BOZTIKI

Fatih Uslu

 

O, sahilden yaylaya göçerken yük taşıyıcı ve yol arkadaşı, uzun süren yayla yolculukları süresince bitkin düşen yaşlı ve çocukların imdadına yetişen bir ambulans, salı ve perşembe günleri pazarlardan alınan eşyaları taşıyan pazar arabası, sair günlerde binek hayvanıydı.

Boyu oldukça bodur, uslu bir hayvandı.

Haftalık biriktirdiğimiz peynirleri onun sırtına sarıp, üzerine binmek suretiyle, köylere peynir satmaya giderdik. Havanın sıcak ve yükün fazla olduğu zamanlarda oldukça zorlansa da huysuzluk etmez, kaderine boyun eğerdi o.

Çok yorulduğu zamanlarda sırtındaki palanı terden ıslanır, biz de ona jest yaparak terinin soğuması için palanını çıkarırdık.

Yaz aylarının başlamasıyla birlikte soframızdan eksik olmayan karpuzların kabuğunu biriktirir, bir leğene doğrar ve ona ikram ederdik. Karpuz kabuğunu yiyen eşek bazen kösteğini kırıp, köylere kaçardı.

Eğer eşek, bir yere iple bağlanmışsa “bağlı”, başıboş, ipsiz sapsız dolaşıyorsa “salık”, ayakları iple birbirine bağlıysa “köstekli” diye tabir edilirdi.

İki çeşit köstek vardı, en çok tercih edilen köstek iki ön ayağın birbirine bir iple bağlanması, ikincisi ve daha az tercih edileni ise sol ön ayak ve sol arka ayağın birbirlerine bağlanmasıydı. Bu köstek diğerine göre daha rahat yürüme imkânı sağladığından, bazen ayakları köstekli olmasına karşın eşeğin komşu köylere kaçtığı da olurdu.

Günün birinde Boztıkı’ya binip peynir satmağa gitmiştim Uğurlu Köyü’ne. Dönüşte, Boztıkı’nın bir sürprizi ile karşılaştım.

Beş Oluk mevkiine geldiğimizde Boztıkı’yı sulamak için oluğa uğramış ve orada eşeğimi suladıktan sonra tekrar yola koyulmuştum ki, birden koşmaya başladı.

Baktım ki armut ağacının altına doğru koşuyor, yüzüme gözüme diken batacak, hemen kendimi aşağıya attım, sonrasını hatırlamıyorum.

Sanırım başımı bir yere çarpmış, uzun süre baygın kalmışım.

Boztıkı, Böğülönü mevkiindeki çadıra kadar varmış, tüm oba beni aramaya çıkmıştı.

Yolda kardeşlerimle karşılaştım.

Onlar beni merak etmişti, bense eşeğin heybesindeki köy bakkalından almış olduğum mantar tabancasını…

Bu yazı toplam 898 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.