• BIST 82.656
  • Altın 147,550
  • Dolar 3,7843
  • Euro 4,0339
  • Aksaray 10 °C
  • Konya -1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 3 °C

Cezaevinde keyfi yatan masumlar

Erdoğan Kaya

 

      Haberin başlığı, “ kardeşlerine deparalel operasyon yapıldı” başlıklı haberdi. Bu konu ile ilgili geçmişte birçok yazı yazmıştım, ama çoğu o gün bu yazıma inanmamışlardı. Çünkü aşağıdaki haberde geçen tutuklamaların içinde Mehmet Doğanın kardeşi ve benim ağabeyim bu operasyonda gözaltına alınarak tutuklanmışlardı.

     “ Aksaray’da El Kaide operasyonu” başlığı ile verilen haberlerde Aksaray’da sabah namazı kılarken 30 kişi gözaltına alınmıştı. İçeri alınan 10 kişiden ikisi Aksaray’dan idi. Bunların hiçbirisinin El Kaide ile ilgisi yok iken uydurma bir iddia ile 30 masum insan gözaltına alınarak hem maddi hem manevi olarak zarara uğramışlardı.

     Özel yetkili mahkemeler suç unsuru olmadığı halde bir türlü mahkemeye çıkarılmayan bu insanlar aylarca keyfi olarak yatmışlardı. Akit gazetesi yazarı Mustafa Kaplanda içeri alınanlardandı. Evinde el bombası bulunan kişide bu gazeteci arkadaşımızdı. “Bu bomba nereden çıktı benim evimde böyle bir şey yok” diyen ve sonra polisçe evine konduğu tespit edilmişti. Ben isterseniz 23.03.2013 Pazar günü Sabah, Star, Akşam. Vakit ve Yeni Şafak gazetelerinde yayınlanan bu haberi sizlerle paylaşayım yorum sizin olsun.

      “Fethullah Gülen hareketine muhalif duruşu ile bilinen Nurcuların Tahşiyeciler Grubunun Lideri Risale-i Nur talebesi Mehmet Doğan, Gülen'in hedef göstermesiyle paralel kumpasla tutuklandı, 17 ay hapis yattı. SABAH Özel İstihbarat Bölümü'nün ulaştığı belgelere göre Mehmet Doğan için kâbus dolu günler Fethullah Gülen'in 6 Nisan 2009'da herkul.org sitesinde Tahşiyeciler'den olumsuz ifadelerle söz etmesi üzerine başladı. Gülen'in açıklamalarının hemen ardından Bugün Gazetesi yazarı Nuh Gönültaş ve sonra da Samanyolu TV'nin Tek Türkiye adlı dizisinde Tahşiyeciler hedef gösterildi. Gruba yönelik kara propaganda sürecinin ardından İstanbul Emniyet'i, Mehmet Doğan başta olmak üzere Tahşiyeciler Grubu'nun önde gelenlerini teknik takibe aldı.

Tahşiyeciler'e 21 Ocak 2010'da operasyon yapıldı. Mehmet Doğan ile birlikte 10 arkadaşı tutuklandı. Cemaatin sohbet evinde el bombası bulunduğu iddia edildi, ama bombaların üzerinden polislerin parmak izi çıktı. Tahşiyecilere göre bu bulgu, bombayı eve paralelci polislerin yerleştirdiğini ispatı. İki hukuk profesörü bombaların bulunduğu aramaların hukuksuz olduğunu rapor etti ve aramalardan elde edilen delillerin ceza muhakemesinde kullanılamayacağını kaydetti. Raporda Prof. Dr. Adem Sözüer ve Doç. Dr. Mahmut Koca’nın imzası var. Raporda, grubun dini ve siyasi söylemlerinin tehlikeli olduğu ve gelecekte bir terör örgütü olabilecekleri tahminine dayalı olarak kişilerin yargılanmasının ifade ve örgütlenme özgürlüğünün ihlali anlamına geldiği belirtildi. Mehmet Doğan 17 ay sonra tahliye olsa da hakkındaki yargılama halen devam ediyor. Doğu'da Molla Muhammed olarak anılan Mehmet Doğan, Fethullah Gülen'in çeşitli fikirlerine karşı çıkışı ile bilinen bir emekli imam. Doğan, özellikle dinler arası diyalog olarak adlandırılan uluslararası projelere muhalefetiyle tanınıyor. Paralel yapı, sırf bu muhalif kimliğinden ötürü Tahşiyecileri bir hukuk cinayetiyle mağdur etti. 
Fethullah Gülen'in 6 Nisan 2009 tarihinde internet sitesine konulan bir konuşması Mehmet Doğan için 17 aylık esaretine uzanan sürecin işaret fişeği oldu. Gülen, Türkiye'de kirli emelleri olan şer güçleri anlattığı konuşmasında "Tahşiye" kelimesini kullanarak grubu açıktan hedef gösterdi. Gülen "Biz Nurlara haşiye yapıyoruz dedirtirler. Adlarına da Tahşiyeciler derler. Sonra da Kalaşnikoflar verirler ellerine, iki yerde bir şey yapınca bunlar. Demek ki imkân bulunca bunlar da silahlanabiliyor" dedi. Mahkemede, "66 yaşındayım ve gözümde yüzde doksan oranında görme kaybı var. Ayrıca MS hastasıyım başkasının yardımı olmadan hareket dahi edemem. Şimdiye kadar örgüt kurmadım da 66 yaşından sonra mı örgüt kuracağım" diye savunma yapan Doğan,17 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Mehmet Doğan Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılmadan önce İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyordu. Kardeşlerine de paralel operasyon yapılarak içeri alındı”

      Örgüt elemanı diye operasyon yapılan bu kişilerin evindeki aramalarda Risale-i Nur ve tahşiye yayınlarından başka bir şey bulunamamıştı. Ama 17 ay cezaevinde yattılar.

Bu yazı toplam 1360 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 5
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.