• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Aksaray -3 °C
  • Konya -4 °C
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -8 °C

Cinsel Bozukluklar

Uz.Psk.Danş.Zuhal Yeşilova

PARAFİLİLER

* Parafililer, temel olarak, bir kişinin cinsel açıdan uyarılabilmesi için, alışılmadık nesneler, eylemler ya da durumları içeren tekrarlayıcı ve yoğun cinsel dürtü, fantezi ve davranışlara gereksinim duyması ile ortaya çıkan bozukluklardır.
* Egzibisyonizm (teşhircilik),
* fetişizm (yalnızca belirli nesnelerle uyarılabilme),
* frötterizm (sürtünmecilik),
* pedofili (küçük yaştaki çocuklara yönelik cinsel ilgi),
* mazohizm (acı çekerek/aşağılanarak uyarılabilme),
* sadizm (acı yaşatarak/aşağılayarak uyarılabilme),
* transvestik fetişizm (karşı cins gibi giyinerek/ giysileriyle uyarılabilme),
* voyörizm (gözetlemecilik),
* telefon skotolojisi (açık seçik telefon konuşmaları ile uyarılabilme),
* nekrofili (cesetlere yönelik cinsel ilgi),
* parsiyalizm (bedenin sadece bir bölümüne odaklanma),
* zoofili (hayvanlara yönelik cinsel ilgi),
* koprofili (dışkıya yönelik cinsel ilgi)
* ürofili (idrara yönelik cinsel ilgi) en sık rastlanan parafili türleridir.

Ancak bunların dışında da çok sayıda farklı ve daha ender rastlanan parafili türleri vardır.

PARAFİLİLER

* Parafili olgularının toplumda rastlanma sıklığı ile ilgili güvenilir ve kapsamlı epidemiyolojik araştırmalar bulunmamaktadır.
* Bu tür cinsel bozukluklara karşı var olan toplumsal tepki, bu olguların adli ve idari zorunluluk durumları dışında, tedavi ve yardım amacıyla cinsel terapistlere başvurusunu engelleyen önemli bir etken olmakta, böylece bu sorunların rastlanma sıklığını bilmemizi güçleştirmektedir.
* Ayrıca, başvuruların azlığı bu sorunların psikolojik ve farmakolojik tedavileri konusundaki deneyimlerin çok kısıtlı kalmasına neden olmaktadır.

CiİNSEL KİMLİK BOZUKLUKLARI - 1

* Cinsel kimlik bozuklukları (Transseksüalite):
* Kişinin kendi biyolojik cinsiyetinden duyduğu kalıcı rahatsızlık duygusu ile karakterizedir.
* Kişi, çocukluk çağından itibaren kendi cinsel organlarını reddeder, karşı cinsin cinsel kimliğine uygun tutum, davranış ve rolleri benimser.
* Karşı cins gibi giyinmek, oynamak, davranmak ister. Israrla, cinsiyetini kalıcı olarak değiştirmek ister. İçinde yaşadığı bedenin cinsiyetinden asla hoşnut değildir.
* Transseksüel olgular, adeta, yanlış bir bedenin içinehapsedilmiş gibidirler.
* Transseksüalitenin nedenlerine yönelik çeşitli varsayımlar ortaya atılmışsa da, hala tam olarak etiyolojisi bilinmemektedir.
* Terapilerle, ilaç ya da hormon tedavileriyle bu bozukluğu tedavi edebilmek, kişinin kendi biyolojik cinsiyetini bu köklü reddedişini değiştirebilmek mümkün değildir.

CİNSEL KİMLİK BOZUKLUKLARI - 2
* Uygun olan olgularda "cinsiyetdeğiştirme operasyonu" uygulanabilir. Ancak cinsiyet değiştirme operasyonlarına, kişi ancak ciddi bir psikolojik hazırlık ve psikoterapi sürecinden geçtikten, böylesi büyük bir değişime tam olarak hazırlandıktan sonra, bu alanda uzman hekimlerin onayı ve mahkeme kararı gibi yasal prosedürlerin tamamlanmasından sonra girişilmelidir. Aksi takdirde, dönüşü olmayan bir süreçte, bu operasyonu olan kişiler ve yakın çevreleri büyük güçlükler yaşayabilmektedirler.
* Eşcinsellik (homoseksüalite), sıklıkla cinsel kimlik bozukluğuyla ya da parafililerle karıştırılır. * Eşcinsellik, bugün hala bir tabudur, hekimler/cinsel terapistler arasında tartışma konusudur. Çünkü bir gurup hekim/cinsel terapist tarafından bir cinsel bozukluk ya da sapkınlık olarak görülürken; bir gurup hekim/cinsel terapist tarafından da bir cinsel bozukluk ya da sapkınlık olarak görülmemekte hatta bir hastalık olarak değil, normalin bir parçası olarak kabul edilmektedir.

CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI - 1

* Cinsel işlev bozuklukları, kadınlarda; cinsel istek azlığı, cinsel tiksinti bozukluğu, uyarılma ve orgazm bozukluğu, vajinismus ve ağrılı cinsel birleşme sorunlarından
* Erkeklerde ise, cinsel istek azlığı, cinsel tiksinti bozukluğu, erektil disfonksiyon (sertleşme güçlüğü), erken boşalma ve diğer boşalma bozuklukları ile ağrılı cinsel birleşme sorunlarından oluşmaktadır.
* Cinsel işlev bozuklukları çok sık rastlanan sorunlardır. Yapılan yurt dışı çalışmalar, kadın ya da erkek ayırımı olmaksızın, en az her üç kişiden birinin yaşamlarının herhangi bir dönemlerinde en az bir cinsel işlev bozukluğu yaşadığını ortaya koymaktadır.
* Ülkemizde ise CİSED’in yaptığı çalışmalara göre erkeklerin %70’i, kadınların ise %80’i cinsel işlev bozukluğu yaşamaktadır.
* Bu oranlara bakıldığında, cinsel işlev bozukluklarının toplumun önemli bir kesimini ilgilendirdiği hemen görülmektedir.

CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI - 2

* Ama bir sorunun önemi yalnızca rastlanma sıklığında değil, ayrıca o sorunun yol açtığı zarar, hekime ve sağlık sistemine başvuru oranı, bu alandaki tedavi olanakları, toplum tarafından ne ölçüde sorun olarak algılandığı ve çevreyle ne ölçüde paylaşıldığı gibi unsurlar tarafından da belirlenmektedir.
* Bu açılardan bakıldığında ise cinsel sorunların ancak son yıllarda önem kazanmaya başladığı görülecektir.
* Çok sık rastlanan sorunlar olmalarına ve başarıyla tedavi edilmelerine karşın, ne yazık ki, cinsel yakınmalarla hekimlere/cinsel terapistlere ya da tıbbi merkezlere başvuru oranı hala düşük kalmaktadır.

CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI - 3

* Çeşitli toplum ve kültürlerde yapılan çalışmalar, cinsel işlev bozukluklarının rastlanma sıklığı konusunda birbirine benzer sonuçlar vermektedir.
* Ancak, kültürel ve toplumsal etkenlerle ortaya çıkan bazı farklılıklar da vardır.
* Yine cinsel deneyimin yetersiz olduğu toplumsal kesim ya da gençlerde, erkeklerde erken boşalma, kadınlarda ise çeşitli orgazm güçlüklerinin diğer kesimlere oranla daha sık rastlandığı gözlenmektedir.

CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI - 4

* Hekime başvuran olguların yaş dağılımları açısından da farklılıklar gözlenmektedir. Gelişmiş batı ülkelerinde daha çok ileri yaşlardaki kişiler başvururken, gelişmekte olan ülkelerde ve doğu toplumlarında daha çok genç-orta yaş kuşağın hekime başvurduğu gözlenmektedir.
* Bu nedenle, batı toplumlarındaki başvurularda, menopoz, diabetes mellitus, hipertansiyon, ilaç kullanımları vb. kaynaklı erektil disfonksiyon, cinsel isteksizlik ve disparoni gibi hastalıklar daha ön plana çıkarken, diğerlerinde vajinismus, cinsel birleşme kuramama, prematür ejakülasyon gibi psikojenik kökenli cinsel işlev bozuklukları ilk sıralarda yer almaktadır.
* Ülkemizdeki cinsel tedavi merkezlerine başvurularda da genç-orta yaş kuşağı başı çekmektedir.

CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI - 5

* Ülkemizdeki cinsel tedavi merkezleri, poliklinikleri ve uzmanları son yıllarda hızla artış göstermesine karşın hasta başvurularındaki artış bunun önüne geçmiştir. Bu artışın nedenleri arasında toplumda bu alanda artan bilinç, medyanın yaygınlaşması ve bu konuda oynadığı rol, cinsel tedavi olanaklarında son yıllardaki ciddi artış sayılabilir.
* Tüm bu gelişmeler, tıbbın ve tüm hekimlerin/cinsel terapistlerin bu alanda daha donanımlı ve hazırlıklı olmasını zorunlu kılmaktadır.

Bu yazı toplam 1044 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.