• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Aksaray 4 °C
  • Konya 6 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C

'' Darbeci Pavlov'un Köpekleri ''

Muzaffer Yayar

Bu darbe girişimi bana Ivan Pavlov’un köpeklerini hatırlattı. Eğitimciler bilirler, mide ve tükürük salgıları üzerine çalışmış olan Pavlov, deneyde kullandığı köpek henüz eti görmeden Pavlov’un ayak seslerini duyunca salgı salgılamıştır. Bilindiği gibi Pavlov, bu deneye devam etmiş ve sonucunda kendisine Nobel ödülü kazandıran, davranışçı yaklaşımın temelini oluşturan “koşullanma” yı bulmuştur. Koşullanma, daha sonra, eğitim sistemimizin temel öğrenme kuramları arasında yer almıştır.

            Koşullanma, terör örgütlerinin, ideolojilerin ve din kılığa girmiş, dinimizi kendi planlarına alet eden ihanet şebekelerinin elinde insanları şartlandıran bir silah gibi kullanılmıştır. Maalesef yıllarca böyle akılları tutulmuş, şartlandırılmış kendi bildiğinden başkasını kabul etmeyen, sabit fikirli insanların yetişmesine seyirci kaldık. Dahası, ideolojilere ve dindar görünen şarlatanlara teslim olmuş, onlara kulluk yapan aklını onların hizmetine vermiş, okumuş yazmış (!)bu insanları devletin en mahrem, en hayati noktalarına getirdik. Bir dönem cemaatin mensubu olmak iş gören bir referanstı. Bu referansı olmadığı için görev alamayan veya görevinde kalamayan insanlar gördük. (Bunu bizzat yaşayanlardan biriyim.) Şimdi darbeden biz ne çıkarabiliriz düşüncesiyle hareket eden marjinaller, akıl tutulması yaşayan zavallılar, Pavlov’un köpekleri gibi tepki veriyorlar. Daha darbenin ilk saatlerinde salya akıtmaya başladılar. Yazık bunlar bizim daha önce yaptığımız yanlışlıkların sonuçlarıdır. Kim ne kadar yanlışın içinde olmuştur. Şimdi bu özeleştiri yapmanın tam zamanıdır.
 

            Milletimizin sağduyusu olmasaydı “darbeye perde kapatsaydı” bugün sokaklarda, gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında, milletin makamlarında, sadece Pavlov’un köpekleri olacaktı. Umarım bu olaydan bir ders çıkarır, toplumsal barışı, millet kavramı içinde yeniden kurarız. Ülkenin yeniden inşasında meydanlarda yer alan bütün kesimleri kucaklayan ''darbeye perde kapatanları değil'' bir anlayışı yeniden inşa ederiz. Toplum bunun en güzel adımını atmış, iradesine sahip çıkmış ve yeniden görevi seçilmişlere vermiştir. Gerisi elbette siyasetin işidir. Devletin yeniden inşasında en önemli kurumun eğitim sistemi olduğu dikkatlerden kaçmamalıdır. Biz, yeni bir siyaset anlayışının ve yeni bir hukuk felsefesinin hakim olduğu, insanların birbirini sevdiği, herkesin kucaklaştığı, ayrılık otlarının temizlendiği, devletin makamlarında hainlerin, işbirlikçilerin, devletini satan şerefsizlerin olmadığı “Yeni Bir Türkiye” istiyoruz. Örgütün tüm kırıntıları sadece kamudan değil siyasetin içinden de temizlenmelidir. Ve bu ayıklama işinde çok hassas davranılacağına, iftiralara dikkat edileceğine, mazlumlar mağdur edilmeyeceğine inanıyorum. 
Son bir not: Yıllardır hizmet gördüğüm eğitim sisteminde, yetişmemde emeği olan binlerce öğretmenim ve öğrenci arkadaşlarımı meydanlarda gördüm çok mutlu oldum. Hepsinin alınlarından öpüyorum.

Vesselam...

Muzaffer YAYAR

Karadeniz Teknik Üniversitesi - Trabzon 

Bu yazı toplam 342 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.