• BIST 89.695
  • Altın 145,979
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Aksaray 9 °C
  • Konya 7 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

Eskil Borçlanıyor, Tembelleşiyor

Mustafa Ceylan

Bugün yaşı otuz ve üzeri olanlar yazacaklarımı rahatlıkla hatırlarlar.Yıllar önce köy ve yaylalarda pancar harman borçlanılır ve ikinci el bir traktör alınırdı. Borç ortalama iki üç yılda ödenir bu sırada başka bir yere borçlanılmazdı.Traktör borcu bittikten sonra gene pancar harman borçlanılarak bir tane römork yaptırılır ve özellikle “öz Yeşilyurt” tercih edilirdi.Traktör ile kullanılacak tarım aletleri genelde herkeste bulunmaz, olan komşulardan emanet alınırdı.Her evde elli atmış koyun, beş on tavuk, bir kümes, bir tane ahır, bir samanlık ve her evin önünde “bastırık” bulunurdu.Anneler, kızları ve gelinleri ile birlikte koyunları sağar, sütünü makinede çeker, kaymağını alırdı.Aldığı bu kaymak ile tereyağını ve peynirini yapar, “çökeleği” deriden tuluma basarak küflenmesi için “bastırıkta” saklardı.Geceden bastırığa örttüğü kalın örtüleri açan anneler, mutlaka güneş doğmadan kalkar ve hava ısınmadan bastırığı tekrar o kalın örtüler ile kat kat örterlerdi.Ve kahvaltılarda kendi tavuğunun yumurtası, kendi koyununun yoğurdu, peyniri, tereyağı yenir; Yemekler mis gibi tereyağı ile yapılırdı.Çamaşır ve bulaşıklar elde yıkanır, giysiler minderlerin altına konulmak sureti ile ütülenirdi.Tarlada ve diğer işlerde kadın-erkek, çoluk çocuk herkes çalışır, işçiye para verilmezdi.Gençler görücü usulü ile evlenir, kız anneleri kızlarını verirken “ayrı eve çıkacaklar” veya “şehre gidecekler” diye şartlar koşmazlardı.Evlenen kız, eşinin anne babasının yanına yerleşir ve evin diğer oğlu evlenene kadar “ev içinde” otururdu.En küçük oğlan evlenince anne babası ölünceye kadar onlarla yaşar, gelin onlara bakar ve babasının evi ona kalırdı.Uzun kış gecelerinde akraba ve komşulara misafirliğe gidilir, yazdan yapılmış “tarhana” yenir, çay içilir, sohbet edilirdi.Uzaktaki akraba ve tanıdıklar ziyarete geldiğinde mutlaka birkaç gün kalır öyle geri dönerlerdi.Evin hanımı misafirden şikâyet etmez, evde ne varsa en güzelleri misafire ikram edilirdi.Hatta evin çocukları “misafirin oturduğu sofraya” oturtulmazdı.Ancak bunca iş yüküne rağmen kimse görevini aksatmaz ve şikâyet etmez, hayat “herkes için tatlı anılarla” devam edip giderdi. Sonra bir şeyler oldu ve bu “masal gibi hayat” değişmeye başladı.İşte o değişimde gelecek yazımızda…(Bu arada yukarıda saydığımız işleri halen yapmakta olan kadınlarımız var.)

Bu yazı toplam 967 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.