• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Aksaray 8 °C
  • Konya 7 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 6 °C

Eskilgücü ve imaj

Mevlüt Keskin

İnsanımızı farklı bir gözle görmede hakemlik yapmak, futbolcu olmak önemlidir.

Amatör kümede hakem olup bayrak kaldırıp, futbolcu olup topa vurup, ya bu iş televizyon başında maç izlemeye hiç benzemiyormuş deyip ilk günlerden formasını asan o kadar çok spor gönüllüsü var ki!

Öyle ki hani futbol yorumcularınca çoğu zaman, bırak profesyonel ligi bu gidip amatörde bile düdük çalamaz, bayrak kaldıramaz şeklinde küçümsenen o amatör maçlarda hakem olmak çoğu zaman İstanbul Ali Sami Yen Stadı’nda Galatasaray Fenerbahçe maçını yönetmekten daha zordur.

Evet abartmıyorum daha zordur.

Her şeyden önce profesyonel maçlarda can güvenliğiniz tam olarak sağlanmıştır.

Maça gelen seyircinin amacı futbol izlemek, oyuncunun amacı top oynamaktır. Profesyonel futbolcu, maçta pozisyon gereği göreceği bir sarı kartın bile ondan maddi yönden bir götürüsü olacağını iyi bilir.

Amatörde ise, içinde futbol aşkı ile yeşil sahalara çıkıp işinden, aşından, eşinden  fedakarlık yapıp cebinden para harcayanların sayısı hiçte az değildir.

Öte yandan,  hiçbir hedefi olmayan, belki hiç idman yapmadan maça çıkan, maçta güçten kuvvetten düşünce de rakibine, hakeme saldıran, seyirciyi tahrik eden tiplerin sahada metrekareye düşen sayısı da azımsanamayacak kadar çoktur.

Bu tipler, sahada rakibi ve hakeme karşı saldırgan tavırları ile; “Birkaç hafta memleket beni anlatsın, yıllar sonra çocuklarıma, torunlarıma anlatacağım bir spor anısı! Olsun” şeklinde davranabilir.

“… Ey evlat vaktinde biz de bu memleket için tozlu sahalarda az ter dökmedik. Öyle ki bir gün maça çıktık baktım hakem elinde düdük zırt zırt öttürüyor çektim ağzına iki tane bir doksan uzandı, birkaç kez mahkemeye gittik bir şey de çıkmadı” diye başlayan anılara alt yapı oluşturma hazırlığı.

Bu tip oyuncu profili daha çok baharla başlayan 2. Amatör Küme maçlarındadır.

Maçta seyirci açısından ise şöyle garip tipler vardır. Bazen maça gelirken siyah poşet içinde iki şişe bira getirmeyi ihmal etmezler. Bu tipler maçta hakeme, rakip takım oyuncularına orijinal küfürler bulup diğer seyircileri güldürme çabası içindedirler.

Örneğin hakemin şöyle balkon gibi bir göbeği var bir de birazca kel ise değmeyin o seyircinin keyfine.

Bir aylık def-i hacet ihtiyacını peşin olarak o maçta hakemin o kel kafası ile giderirler.

Oysa iğneyi kendilerine batırabilseler aynı şekilde birisi kendilerine küfür etse acaba ne hissederler ya da bu tip zat-ı muhteremi bir kameraya çekseniz ve işte maçtaki garip haliniz deseniz o kadar seyirciyi güldürme çabası ile düştüğü komik ve rezil durumdan utanacaktır hiç şüphesiz.

Eskilgücü;

İlçemize renk katıyor.

Aksaray’da 13 tane gazete yayın yapıyor işte her hafta o gazetelerde, internet sitelerinde ilçemizin isminin  yer almasının temel unsuru Eskilgücü.

Kendisi ile tanışma fırsatım olmadı, ancak bir insanın dünyada yaşayacağı en büyük acı ve imtihanların başında gelen evlat acısını bir kaza neticesinde tatmasında bile olayın hukuksal sürecinde asilliğini koruyacak kadar onurlu ve vakarlı bir isim var takımımız başında Halil İbrahim Kırlı.

Başkan Yardımcılığın da ise; gecenin 2’sinde bile artık neredeyse Eskil’im, Eskil’im, Eskil’im, talebelerin bursu ne olacak? diye telefona sarılıp memleket aşkıyla kavrulan, günde 48 saat memleketini ve onun boz insanının sevgisi ile tutuşan Mustafa Sanlav.

Takımda esnaflık, memurluk görevlerini ifa eden futbolcuların yanı sıra pırıl pırıl gençler…

Böyle iddialı ve kaliteli bir takıma asil taraftar yakışır.

Mustafa Sanlav Hocam’ın geçen hafta köşesinde belirttiği gibi maçı maçtan ibaret bilen.

Rakip takım oyuncularını, belki gelecek aşkıyla, belki spor aşkıyla, fedakarca centilmence meşin yuvarlağın peşinde koşandan öte düşünmeyen bir seyirci kitlesi.

Bazen penaltı pozisyonunda direkten dönen topa ofsayt kaldıracak kader aciz ama içinde hiçbir takım ve taraftara karşı en ufak bir art niyet olmayan belki okul harçlığını çıkartmak, belki ailesine maddi destek sağlamak, belki de ülke sporuna ben de bu şekilde fedakarca katkı sağlayacağım diye ilçemize kadar gelip maçı yönetme arzusunda olan genç hakemler.

Taraftarımızın maçlara bakış açısı bu olmalı hiç şüphesiz.

Ayrıca, bir maçı oraya gelen 18 kişilik takım kafilesi, yöneticileri, 3 hakem ve bir gözlemciden ibaret görmemek gerek.

Orada memleketimizin insanına has konuk severlik örneğinin gösterilmesi için iyi bir fırsat olması ile  birlikte bir sempati halkası büyüyüp gidecek ve Eskil’e maça gelenlerin ağzından mutlulukla şu ifade dökülmeye başlayacaktır. “Ya Eskil’e gittin mi? Bizi çiçeklerle karşıladılar, maçta en küçük bir küfür, saldırganlık yok” şeklindeki söylemlerin artması bir memleket için sporsal anlamda en büyük şampiyonluktur şüphesiz.

 Netice olarak Eskilgücü’nün başında fedakar ve duyarlı bir yönetim var, oyuncular belli kültür seviyesine sahip.

Seyircimizin de bir bozan olmayıp buna olumlu yönde katkı sağlamasını canı gönülden diliyoruz.

Şehirlerin imajının oluşmasında bu tür unsurlar çok önemlidir.

Eskilgücü’ne başarlı ve centilmen bir sezon dileği ile.

 

 

Günün sözü

“Bir öfke anında sabır gösterirsen, 100 gün üzüntü çekmekten kurtulursun.” ÇİN ATASÖZÜ

 

İlçe Müftülüğü’nde açıklama geliyor

İki hafta önce köşemde sorduğum “kaçak olarak kullanılan su ile alınan abdest kabul olur mu?” Sorusuna Eskil İlçe Müftülüğü’nce önümüzdeki hafta bir açıklama yapılacağı belirtildi. Kendilerine şimdiden teşekkür ederim.

Bu yazı toplam 1356 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.