• BIST 97.713
  • Altın 144,103
  • Dolar 3,5652
  • Euro 3,9996
  • Aksaray 24 °C
  • Konya 15 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 23 °C

Evlenilecek kadının özellikleri 4

Şükrü Başarıkan
        O, ilk planda kızın saliha bir kimse olmasına dikkat etmelidir. Ancak dindar olmayan bir kadınla evlenip hayatını birleştirmesi, beraberinde pek çok problem getirir. Böyle bir yuvanın devamı da zor olur.

Dindar bir kız ile dini hayatı zayıf bir erkeğin denk olmayacağı muhakkaktır. Böyle bir evliliğin ileride bozulma ihtimali vardır. Çünkü düşünce ve yaşantı tarzı ayrı iki insan arasında uyumun sağlanması çok defa mümkün olmayabilir. İşte İslâmîyet, sonradan ortaya çıkabilecek hadîseleri, önceden tedbir alarak engeller. Böylece toplum düzeninin sağlam esaslar üzerinde kurulmasını sağlar.

Nitekim biyolojik ve genetik olaylar ispatlamıştır ki, çocuk, ana-babasının sıfatlarını alır. Bu sebeple hayat arkadaşını beğenme ve seçmede, iyi hâl ve huyları bilinen, asâlet ve şerefleriyle tanınan aileden olmalıdır. Ayrıca, Peygamberimiz, yabancıların akrabaya tercih edilmesini de tavsiye buyurmuşlardır. Evlilik çok yakın akrabalar arasında olmamalıdır. Çünkü yakınlık de­recesi ne kadar fazla olursa şehvet de o ölçüde azalır.

Bir haberde: “Çok yakınınız olan bir kadınla (veya kızla) evlenmeyiniz. Çünkü çocuk zayıf ola­rak yaratılır.”[29] (Buradaki tavsiye tedbirli olmak içindir.)

Böyle bir evlenmenin sakıncası; çocuğun zayıf olması, şehvetinin cılızlaşmasına vesile olmasından ileri gelir. Çünkü şehvet ancak bakış ve el uzâtmakla ka­baran hissin kuvvetiyle gelişir. Hissin kuvvetlenmesine gelince, bu ancak yeni ve görülmemiş bir durumla meydana gelir. Buradaki sakınca, bir arada yetişmek ile aynı aile çocukları gibi sürekli görüşen akraba yakınlıklarına dikkat çekerek daha önce uzun bir müddet birbirlerini gören kimselerde ise, hissin tam idrâkini zayıf dü­şürür ve bunda ters yönde etkili olur. Böyle bir durumda şehvet tam olarak harekete geçmez. İşte buraya kadar saydığımız şeyler, erkeği kadınla evlenmeye teşvik eden özelliklerdendir[30]

Evlilikte denklik, bir sıhhat şartı değil, bağlayıcılık şartıdır. Yâni denklik, evlilik için mecbûrî bir şart olmayıp âile saâdetinin temîni içindir.

Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, Hz. Ali (r.a.)’ye hitâben şöyle buyurmuşlardır:  "Üç şeyi geciktirme:  Vakti gelince namazı, hazır olduğunda cenâzeyi, dengini bulunca evlenecek kızı."[31] Ayrıca başka bir hadîs-i şerifte: "Kadınları denkleriyle evlendirin, onları velîleri evlendirsin. On dirhemden az mehir yoktur."[32] buyurulur.

Hanefîlere göre denklik, altı yerde aranır: dindârlık, İslâm, hürriyet, nesep, mal ve meslek.

Dindârlık: Dînî kurallara bağlı olmayan ve ahlâk bakımından zayıf olan fâsık bir erkek, iffetli ve fazîletli bir kadına denk sayılmaz. Aynı şekilde, dînî kurallara bağlı olmayan ve ahlâk bakımından zayıf olan fâsık bir kadın da iffetli ve fazîletli bir erkeğe denk sayılmaz.

İslâm: Burada denklikten maksat, kocanın Müslüman olması değildir. Zîrâ kocanın Müslüman olması, evliliğin sıhhat şartıdır.

Hürriyet: Çoğunluğa göre köle, hür olana denk değildir.

Nesep: Bu konuda (sülalede)ki denklik, Araplar arasında geçerli sayılmıştır.

Mal: Eşlerin, aynı derecede mal ve servet sahibi olması da evlilikte önemli bir unsurdur.

 İhya, C. 2  S. No: 99 (İbrahîm el-Harbi den.)

[30]    İhyau Ulûmi’d-din C, 2- S. No: 99

[31]    Tirmizî, C. 1, Sh. 287 H. No: 156

[32]    ez-Zeylâî, Nasbu’r-Râye, c. III, s: 196.

Bu yazı toplam 705 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.