• BIST 82.976
  • Altın 146,876
  • Dolar 3,7951
  • Euro 4,0443
  • Aksaray 2 °C
  • Konya -4 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -1 °C

Evlenilecek kadının vasıfları 5

Şükrü Başarıkan

. Dindârlık: Dînî kurallara bağlı olmayan ve ahlâk bakımından zayıf olan fâsık bir erkek, iffetli ve fazîletli bir kadına denk sayılmaz. Aynı şekilde, dînî kurallara bağlı olmayan ve ahlâk bakımından zayıf olan fâsık bir kadın da iffetli ve fazîletli bir erkeğe denk sayılmaz.

İslâm: Burada denklikten maksat, kocanın Müslüman olması değildir. Zîrâ kocanın Müslüman olması, evliliğin sıhhat şartıdır.

Hürriyet: Çoğunluğa göre köle, hür olana denk değildir.

Nesep: Bu konuda (sülalede)ki denklik, Araplar arasında geçerli sayılmıştır.

Mal: Eşlerin, aynı derecede mal ve servet sahibi olması da evlilikte önemli bir unsurdur.

Meslek: Evlenecek erkek ve kadının velîlerinin iş ve meslekleri arasında bir denkliğin bulunması gerekir. [33] Ayrıca çiftler arasında boy ve güzellik gibi fizîkî ölçülere de dikkat edilmesi, eşlerin anlaşabilmeleri ve birbirleriyle uyum sağlayabilmeleri açısından önemli bir husustur.

Netice olarak İslâm hukukçularının büyük çoğunluğu, nikâhın mûteber olmasında kocanın kadına denk olmasının şart olduğunda müttefiktirler. Denkliğin, mutlakâ dindârlık ve güzel ahlakta aranması gerektiği üzerinde görüş birliğine varmışlardır. Asrı-ı saâdetteki uygulamalara bakıldığında denkliğin, en başta dindârlık ve güzel ahlâkta arandığı açıkça görülür.

Ashâb-ı kirâmdan Sehl b. Sa’d es-Sâidî (r.a.) anlatıyor:
Bir gün Resûlüllah (s.a.v.)’ın huzûrundan bir adam geçti. Hz. Peygamber (s.a.v.) yanında oturanlardan birine; "Şu geçen hakkında ne dersin?" buyurdu. O da:  "Eşraftan zengin biridir. Vallahi kız istese kendisine verilmesine, bir şey hakkında konuşsa, sözünün dinlenmesine çok lâyıktır." cevâbını verdi. Resûlüllah Efendimiz sustu. Bir müddet sonra fakirlerden biri geçti. Bu sefer Resûlüllah: "Ya bunun hakkında ne dersin?"buyurdu. Yanındakiler: "Yâ Resûlallah: Bu Müslümanların fakirlerinden biridir. Kız istese reddedilmeye, bir şey hakkında aracı olsa, kabul olunmamaya ve konuştuğu vakit, sözü dinlenmeye lâyık değildir." Bunun üzerine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdular: "(Hayır) bu (fakir olan adam), yeryüzü dolusunca zenginden hayırlıdır."
[34]  Efendimizin hadiste dikkatimizi çektiği husus mü’min kişi bir kimsenin fakir de olsa imani yönü zayıf olan zenginden daha efdal olduğudur. 

Kızının tâlipleri çok olan bir kimse, Hasan-ı Basrî (rh.a.)’den sordu: “Kızımı şu kimselerden hangisine vereyim?” Hasan-ı Basrî: “Kim Allah’tan daha fazla korkarsa ona ver.” Çünkü böyle bir kimse kızını severse onu ikrama gark eder. Şâyet kızını sevmezse hiç değilse ona haksızlık ve kötülük yapmaz.[35]

Evlenecek erkek, güzellik ve zenginlik câzibesine kapılarak ahlâkı ve dîni zayıf kadınla evlenmemelidir. Böyle evlilikler, çoğu zaman hüsranla neticelenmektedir. İşte Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, dâimâ dindâr olan kadınların tercih edilmesini tavsiye buyurmuşlardır.

Hakikatte denklik; erkeğin değil, kadının menfaatine yönelik bir haktır. Eşlerin, gönül ve görüş birliğine sâhip olmaları da zarûrîdir. Zîrâ, bu yönlerden anlaşamayan eşler, mutlu bir hayat yaşayamazlar. Burada kadınların denklik mevzuunda ki, husus erkeklerden aşağı olarak değerlendirilmemelidir.


[33]    Hamdi Döndüren, Âile İlmihâli, 181-182.

[34]    Buhârî Tercümesi, c. VII, s: 178.

[35]    Begavî. Şerhu’s Sünne 9/11

Bu yazı toplam 1049 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.