• BIST 97.533
  • Altın 145,687
  • Dolar 3,5750
  • Euro 3,9909
  • Aksaray 19 °C
  • Konya 14 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 15 °C

GERÇEK HAYAT NEDİR?

Nilgün Güney

 

Yine klavyesine dokunduğunuzda hissettiğiniz hissin de beyninizde yaşandığını biliyor muydunuz? Bu bir teori değil, bilimin ortaya çıkardığı bir gerçektir.

Örneğin bilgisayarınıza baktığınızda ekranından yansıyan ışık, ilk önce gözünüze, oradan elektrik olarak beyninizin ilgili kısmına iletilir. Beyninizin içi kapkaranlıktır. İşte elektrik burada anlamlı hale getirilir. Ve siz her şeyi anlamlı olarak, görüntü halinde görürsünüz. Dolayısıyla gözümüzle görme, kulağımızla duyma, derimizle hissetme diye bir konu söz konusu değildir. Bunlar sadece aracı elemanlardır. Bizler zihnimizin dışındaki dünya ile aslında bire bir muhatap olmadığımızdan, dış dünyanın mahiyeti hakkında da somut bilgilere sahip değilizdir.

Yine klavyenin ayrıntılarını elinizde hissediyorsunuz diye, bilgisayarınızı beyninizin dışında sanıyor olabilirsiniz. Az önce de belirttiğim gibi el de bu konuda aracı elemandır. Siz asıl beyninizde hissedersiniz. Elinizdeki alıcı hücreler bilgiyi alırlar ve elektrik olarak beynin ilgili bölümüne taşırlar. Bu bilgiler ilgili bölgede sıcak-soğuk, yumuşak-sert gibi haller olarak hissedilir.

Yine koku da beynin ilgili bölgesine elektrik olarak taşınır. Örneğin bir gülün kokusu ilk önce burun tarafından tanınır ve elektrik olarak bilgisi beyne taşınır.

Tüm bunların ötesinde, elbette ki bütün hisleri algılayan beynimiz değil, ruhumuzdur. Çünkü beyin et, protein ve sudan oluşan bir yapıdır. Bunların tüm yaşanılanları hissetmesi mümkün değildir.

Rabbimiz yaşadığımız evreni, beynimizin dışında sandığımız görüntüleri o kadar mükemmel yaratmıştır ki, biz günlük hayatımızda rüya da olabileceğimizi anlamayız. Örneğin rüyalarımızda da, günlük hayatımızda olduğu gibi kızar, sevinir, endişe duyabiliriz. Doğayı, ailemizi, sevdiklerimizi, işimizi, okulumuzu görebiliriz. Yani uykumuzda sanki gerçek hayatta yaşıyormuşuz hissine kapılırız. Gözlerimizi açıp uyanana kadar da, asla bu durumun farkına varamayız.

Uyandığımızda, uykumuzda gördüğümüz olayların aslında zihnimizin bir ürünü olduğunu anlarız. Uyku dışında yaşadığımız günlük halimize ise gerçek hayat deriz. Oysa bunu kanıtlayacak elimizde bilimsel bir kanıt yoktur. Çünkü günlük hayatımızda yaşadığımız tüm olayları da zihnimizde yaşamaktayız. Kısacası; gerçek sandığınız hayatımızı, bir rüya aleminde olmadığını kanıtlayacak bilgiye sahip değiliz.

Beynimizde yaratılan görüntüler o kadar detaylı, o kadar renkli ve nettir ki, biz asla uykuda veya rüyada olduğumuzu anlayamayız. Örneğin şimdi bulunduğunuz ortama şöyle bir bakın. Hayatınızı kolaylaştıracak tüm mobilyalar var bu ortamda. Oturduğunuz sandalyeye veya koltuğa dokunun. Sertliğini veya yumuşaklığını, pürüzlü veya pürüzsüz olduğunu hissedebilirsiniz. İşte tüm bunları gerçekte zihninizde hissedersiniz. Ancak hissettiğiniz ortamın tüm detayları ile birlikte mükemmel yaratılmış olması, sizin gerçek hayat dediğiniz bir ortamda olduğunuzu sanmanıza neden olmaktadır.

Asıl soru ise; tüm bunları bilmek, insanın hayatında nelerin değişmesine vesile olacaktır? İlk önce insan zihninde oluşan bu görüntülerin tesadüfen oluşamayacağını anlayacaktır. Çünkü ortada mükemmel dizayn edilmiş bir görüntüler bütünü vardır ve bizlerin ruhuna seyrettirilmektedir. Tüm yaşadıklarının görüntü veya rüya olduğunu bilen insan, dünya hayatının mahiyeti konusunda da bilgi sahibi olacaktır. Her şeyin gerçek sahibinin Allah olduğunu anlayacaktır. Ve Rabbimiz dilediği vakit insana gösterdiği görüntüyü ölümle birlikte değiştirecektir. İşte bu değişimin adı ahirettir. İnsanın asıl yurdu orasıdır. Ve tüm bu konuları kavramış olan kişi, dünyaya bağlanmanın gereksizliğini anlayacak, asıl olan, ahiret için çalışmaya başlayacaktır. Peygamberimiz (sav)’in bir hadisi şöyledir;“İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar’’

Bu yazı toplam 877 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.