• BIST 82.976
  • Altın 146,876
  • Dolar 3,7951
  • Euro 4,0443
  • Aksaray 2 °C
  • Konya -4 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -1 °C

GÜZEL AHLAK SAHİBİ OLMAK İÇİN GEREKEN KARARLILIK

Nilgün Güney

Allah’ı en çok seven kullar, O’nun güzel ahlakını en çok üzerinde tecelli ettiren kullardır.

Güzel ahlaklı olabilmek için Allah korkusunu arttırmak şarttır. Allah korkusu şiddetli olan kişi, vicdanını en yüksek seviyede kullanabilen kişidir. Vicdanına uyan kişi ise, Kuran’da Rabbimiz’in haber verdiği ahlakı yaşamak için kararlılık ve sabır gösterebilir. Aksi durumda, kişinin güzel ahlakı ömrü boyunca, kesintisiz yaşayabilmesi mümkün değildir. Evet insan bazı zamanlarda güzel ahlakı yaşayabilir. Ancak Allah korkusu güçlü değilse, nefsine ağır gelen bir durumla karşılaştığında güzel ahlakını devam ettirebilmesi mümkün değildir.

Güzel ahlakın sürekli yaşanabilmesi, Rabbini gerçekten seven ile imani zafiyeti olan kişileri biribirinden ayıran en önemli faklardandır. Allah korkusu güçlü olan bir Müslüman, hayatının her anında güzel ahlak örneklerini, en güzel şekilde göstermeye çalışır. En sabırlı, en fedakar, en yardımsever, en düşünceli, en sevgi dolu, en merhametli olmaya gayret eder. Bu konularda sürekli diğer kardeşleriyle yarış halindedir. Elbette sizler de biliyorsunuz ki, bu yarış bir çekişme tarzında değil, hayırlarda, biribirine destek olarak yapılan bir yarıştır.

“Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır.’’ (Ali İmran Suresi, 114)

Vicdanını en yüksek seviyede kullanan Müslümanlar için bu şekilde yaşamak bir zorluk değil, kolaylık, güzellik ve rahatlıktır. İnsan ancak Rabbinin dilediği davranışları sergilediğinde hayattan haz alabilir. Ve bu şekilde yaşamak, bazı insanların sandığı gibi zor ve külfetli değildir. Allah Müslümana güzel ahlakı kolay ve hoş göstemektedir. Bu yüzden Müslüman zor durumda da olsa, işleri yoğunda olsa, bir rahatsızlığı da olsa güzel ahlaktan taviz vermemeye çalışır. Rabbimiz bir ayetinde sürekli yaşanan güzel ahlakın hayırlı olacağını şöyle haber verir:

“Mal ve çocuklar, dünya hayatının çekici-süsüdür; sürekli olan 'salih davranışlar' ise, Rabbinin Katında sevap bakımından daha hayırlıdır, umut etmek bakımından da daha hayırlıdır.’’ (Kehf Suresi, 46)

Müslümanın bu güzel ahlakının karşılığında da insanlardan bir beklentisi yoktur. Müslüman sadece Rabbin’den uman kişidir. Müslüman asla ahlakını yeterli görmez, Allah’ın en sevdiği kullarından olabilmek ve cennetteki derecesini yükseltebilmek için sürekli ahlakını daha da güzelleştirmeye gayret eder. İnsanın Allah’ın rızasını kazanabilmek için ahlakını yeterli görmesi büyük gaflet olacaktır. Çünkü Müslüman ömrü boyunca sürekli korku ve umut içerisinde olmalıdır. Her seferinde kendinden emin olmayarak, daha iyisini yapmaya çalışmalıdır. Zira Rabbimiz Alak Suresi 6. ve 7. ayetlerde,  insanın kendini yeterli görmesi durumda azacağını haber vermiştir.

Allah, hükümleri doğrtultusunda hareket eden kullarına hem dünya hayatında, hem de ahiret hayatında güzellik vaadetmiştir. Güzel ahlatan zevk alabilmeyi nasip etmiştir. Kendisi’nden en büyük nimet olarak sevgiyi sunmuştur. Dünyada güzelliklerin farkında olabilen Müslümanlar, cenette hiçbir gözün görmediği, hiçbir nefsin hissetmediği nimetlerle ödünlendirileceklerdir. Orada da hep güzel ahlakı yaşayacak, güzel sözler duyacaklardır. Peygamberimiz (sav)’in cennet ortamı ile ilgili bazı hadisleri şöyledir:

"Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır." [(Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 431/14]

Eğer nasip olur da cennete girersen, "Kızıl yakuttan bir beygire bineyim" dersen binersin. "Uçayım dersen uçarsın." [Ramuz el-Ehadis-1, s. 149/5]

"Allah Teâla Hazretleri ferman etti ki: "Ben Azimu'ş-Şân, salih kullarım için gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insanın hayal ve hatırından hiç geçmeyen nimetler hazırladım." [(Buhari, Müslim, Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 4419/1]

“Cennette senin canın kuş isteyecek. Hemen kızartılmış olarak önüne getirilip konacaktır.’’ [Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 414/10123]

Bu yazı toplam 749 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.