• BIST 103.929
  • Altın 148,575
  • Dolar 3,5497
  • Euro 4,1792
  • Aksaray 27 °C
  • Konya 27 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C

Hacamatın Bilinmeyen Yönleri

Abdullah Güdendede

Fizik Tedavi ve Güncel Sorunları

            İnsan duyguları içinde insanlığa en faydalı olanlarından biride meraktır. Araştırma, öğrenme için en çok aranan meziyet şüphesiz insanın merak duygusudur. İnsan en iyiyi bulmak, en kolayına ulaşmak, en ileriye gitmek içinde bu duyguya muhtactır. Sağlık alanında da ilk insandan bu yana en iyiyi bulmak için çalışmalar devam etmektedir. Bugün gelinen noktada hala tedavisi bulanan kadar bulunmayan hastalıklarda vardır. Günümüzde ise Ortodoks tıbbı dünya piyasası hâkimdir.Bu, hastalığın kendini tedavi etmekten ziyade semptomlarını tedavi etme üzerine kurulu bir yaklaşımdır . Bizim kendi yaklaşımımızı ise Peygamber Efendimizin(s.a.v) şu Hadisi Şerifi çok güzel özetliyor. “…Allah, yaşlılıktan başka, yarattığı her hastalıkla beraber bir deva(ilaç) da yaratmıştır.” Bu noktada sünnet olarak hem hastalıklardan korunmak hem de tedavi olarak hacamat uygulaması yapılmıştır.

            Hastalıklar için mutlaka insan vücudunda bir alt yapı oluşmaktadır. Kimi zaman bu genetik faktörlerle anne ve babadan gelirken kimi zamanda çevresel faktörlerin etkisi ile sonradan oluşur. Bu hastalıkların büyük bir kısmını ise hastalanmadan önce dikkatli yaşayarak ve üzerimize düşeni yaparak bertaraf edebiliriz. Özellikle dini bir ritüel ve en eski tedavi yöntemlerinden olan hacamata olan merakta bu yüzdendir. Hacamat vücutta çeşitli hastalıkların oluşması için bekleyen birikmiş zararlıların atılması için ender bir yöntemdir. Sürekli ilaç kullanımında karaciğer de biriken zararlı maddeler uzaklaştırılması gerekirken normal yollarla atılamadığı için depolanmak zorunda kalır. Vücutta solunum, beslenme ve temas gibi yollarla alınmış ve boşaltım sistemiyle atılamamış kimyasal içerikli maddeler de vardır. Bunların büyük bir kısmı bir süre sonra vücudun bir savunma mekanizması olarak perifere yollanıp bir şekilde kendinden uzaklaştırılır. Bu şekilde biriktirilmek zorunda kalınması farklı sonuçlar doğurur. Bunlar; tutulma, kulunç, baş ve diğer bölge ağrıları başta olmak üzere kalp, karaciğer rahatsızlıkları ve görme problemleri gibi geniş bir yelpazede hastalıklara kapı aralar. Hacamat uygulamasıyla çoğu zaman bu rahatsızlıkların önüne geçilmiş olur. Bu şekilde de hacamatın önleyici yanı vardır. Sonrasında  özellikle kan ve dokulardaki toksinlerin uzaklaştırılması, bağışıklık sistemini kuvvetlendirilmesi, kan üretimi için ilikleri uyarması gibi sağlığımız için etkili sonuçları da vardır. Sürekli olarak sorulan sorulardan birisi de uygulamada acının çok fazla olup olmadığıdır. Damardan alınan bir kan değildir. Bunu özellikle vurgulamak gerekiyor. Deri üzerinde normal de her insan da olabilecek sıyrıklardan biraz daha derin delikler açılması yoluyla bu uygulama yapılır. Nasıl olurda o kadar küçük yerden bu kadar kan gelebilir? Bu da kupalarla yapılan vakumlama işlemi sayesinde olmaktadır. Acı ise arada dikkatsizlik sonucu oluşan sıyrık acısı kadardır. İyileşme süreci normal kesilerin iyileşmesi kadardır. Bir iki hafta içinde sorunsuz şekilde iyileşir.           

            En çok merak edilenden biri ise sünnet olması dolayısıyla öncesinde ve sonrası neler yapılacağı noktasındaydı. Bir gün öncesinde özellikle hayvansan gıdalar yenmemelidir. Yani peynir, yoğurt, et, yumurta gibi şeyler yenilmemesi gerekmektedir. Mümkünse aç olmak iyidir ve 2 saat öncesinden itibaren uyumamak gerekir. Kadınlar için adet dönemlerinde(regl) hacamat yapılmaz. Bir gün öncesinde ve iki gün sonrasında cinsel ilişkiye girmemekte gerekir. Uygulama yapılırken abdestli olmak gerekiyor. Sonrasında ise; 2 saat kadar hiçbir şey yenmemeli ve uyunmamalıdır. Bir gün içerinde ağır yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Bir gün içerisinde banyo yapılmaması tavsiye ediliyor. Özellikle sünnet olarak yapılan hacamatta belirli günler hesaplanarak yapılır. Ama tedavi maksatlı yapılanda bu şart aranmaz.    

Sağlıklı, mutlu ve ağrısız günler dileğimle…

Bu yazı toplam 1150 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.