• BIST 108.162
  • Altın 151,204
  • Dolar 3,6561
  • Euro 4,3295
  • Aksaray 23 °C
  • Konya 21 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 21 °C

Hak Sahibine Hakkını Vermek Gerekir

Ömer Lütfi Ersöz

  Adalet; her hak sahibine hakkını vermektir. Adaletin olmadığı yerde ise haksızlık ve zulüm vardır. Ayet-î Kerimelerde;  “ Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi  emreder. Çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”(Nahl.90) Allah Teala bu ayette dünya nizamını sağlayan üç esası emrediyor; buna karşılık üç çirkin davranışı da yasaklıyor. Emrettiği esaslar: Adalet başta olmak üzere ihsan ve akrabaya yardım. Yasakları ise Fuhuş, münkir ve zulümdür.

     “Ey İman edenler! Adaleti titizlilikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (Nisa.135) buyurulmuştur. Bu ayette de, insanları adaletten ayıran iktisadi, sosyal, psikolojik sebeplerin hepsi sayılarak insanlar uyarılmış, hükmeden veya şahitlik eden kimselerin yalnızca Allah korkusunun tesiri altında hareket etmesi telkin edilmiştir.

      “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah’a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir” (Maide .8) Adalet, sosyal hayatın en önemli denge unsuru ve teminatıdır. İslam’ın adaletle ilgili ortaya koyduğu gerçekler tüm insanlık için elzem son derece önemli olan hususlardır.

     Kur’an-ı Kerim’i en iyi anlayıp uygulayan Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), adalete büyük önem vermiştir. Hayatı boyunca adaletten bir an bile olsun ayrılmamıştır. Hatta kızı Fatımatüz Zehra’ya “Ey kızım Fatıma, vallahi babanın Peygamberliğine güvenme, yanlışı ve haksızlığı yapan sen olma! Şayet hırsızlığı yapan sen olsan bile, kolunu kesmekten çekinmem” diyerek en yakınına bile, adaleti uygulamaktan geri durmayacağı gerçeğini ifade buyurmuşlardır.

     İnsanların bir çokları günümüzde, çok basit dünya menfaatleri ve çıkarları için yalan, iftira v.b. olumsuzluklara batmakta, adaleti önemsemeden, zulüm ve haksızlıklarına devam etmektedirler. Ama şu unutulmamalıdır. “Zulüm ile abad olanın, ahiri berbad olur.” İnsanların ırkına, rengine, cinsiyetine, bakmadan adaletin uygulanması gerekir.

     İslamiyet’ten önceki dönemde Hz. Ömer ve Amr ibn-i As, Sasani devletinin başkentine develerini satmaya giderler. Gece bir handa konaklamaya karar verirler. Hancı: “Paranızı ve devenizi ücret karşılığı bana emanet edin yoksa çalınabilir” demesine rağmen, düşük bütçeli tacirler oldukları için buna yanaşmazlar. Develerini hana bağlarlar altın keselerini de yastıklarının altına koyarlar. Sabah uyandıklarında develer de altınlar da yoktur. Hancıya sorarlar, hancı “Ben sizi uyarmıştım” diyerek yapacağı hiçbir şey olmadığını belirtir. Oradan ayrılıp, o mahallenin güvenlik sorumlusuna giderler, o da: “Hancıya emanet etseydiniz,beni ilgilendirmez.” der. Bunun üzerine, Sasani Devletini Adaletle yönetmekte olan, Nuşirevan’ın huzuruna çıkmaya karar verirler. Nuşirevan’a olayı anlatırlar. Nuşirevan: “Peki develeriniz sokaktayken, altın keseleriniz güvende değilken niye uyuyordunuz?” diye sorar. Hz. Ömer: “Biz sizi uyumuyor biliyorduk, onun için rahat rahat uyuyorduk.” der. Amr ibn-i As, kellelerinin gittiğini düşünürken hükümdar bu cevabı çok beğenir: “Ey çölün arabı! Doğru söylüyorsun. Halkımın huzuru için benim her zaman uyanık olmam gerekir.” der. Olayı araştırmak için bir hafta süre ve o hafta boyunca konuğu olmalarını ister. Onlar da razı olur.

     Bir hafta sonra Nuşirevan’ın huzuruna çağırılırlar. Develeri bulunmuştur. Keseleri de oradadır. İçindeki altınlar da tamdır. Nuşirevan’a teşekkür eder çok adil olduğunu söylerler. Nuşirevan: “İşinizi halledip iki gün sonra şehirden çıkarken biriniz doğu biriniz güney kapısından çıksın. O zaman daha adil olduğumu göreceksiniz.” der. Amr ibn-i As iki gün sonra doğu kapısından çıkarken o kapıda birinin asılı olduğunu görür. Şık giyimli bu adam kaldıkları yerin güvenliğinden sorumlu kişidir. Hırsızlıkta payı olduğu için asılmıştır. Hz. Ömer ise kendi çıktığı kapıda Nuşirevan’ın oğlunun asılı olduğunu görür. Hırsızlarla işbirliğini yaptığını öğrenince Nuşirevan kendi oğlunu da astırmıştır.

    Amr ibn-i As, Mısır valisiyken şehrin en görünen yerine çok büyük bir cami yaptırır fakat caminin bir bölümü Musevi’nin arazisidir. Musevi arazisini satmak istemediği halde iki kat para verilerek araziye el konur. Yahudi, Mekkeye giderek Hz. Ömer(r.a.)’a Amr İbn-i As’ı şikayet eder. Hz. Ömer(r.a.), oradan bulduğu bir kemik üzerine: “Vallahi, Nuşirevan’dan daha adilim” yazar ve adama verir. “Bunu valiye göster, o gereğini yapar” der. Yahudi, Mısır’da bu kemik parçasını Amr ibn-i As’a gösterince, benzi bir anda sararır, solar. Yıllar öncesi yaşadıklarını hatırlar ve hatasını anlayıp, yanlıştan vazgeçer. Efendimiz ve ashabı, Allah (c.c.), her hak sahibine hakkını verme, Adaleti emrettiği için çekinmeden uygulamışlardır. Bizlerde aynı yolun yolcuları olmalıyız.

     Son dönemde güzel Ülkemiz Türkiye’mizin maddi ve manevi yönden yükselmesini, parlayan bir yıldız olmasını hazmedemeyen iç ve dış hainler, karışıklık çıkararak eski günlerin özlemini çekseler de, bu amaçlarını gerçekleştiremeyecekler, avuçlarını yalayacaklarıdır. Rabbim, güzel Ülkemiz Türkiye’yi her türlü tehlikelerden korusun. Sıhhat ve afiyetler dilerim.

omerlutfiersoz@gmail.com

www.omerlutfiersoz.blogcu.com

Bu yazı toplam 1042 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.