• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Aksaray 2 °C
  • Konya 0 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C

Halluks Valgus

Abdullah Güdendede

Ayaklarımız vücudumuzun dengesi ve hareketinde çok önemli görevler üstlenir. Ayakta durma da ağırlığımız iki ayağımıza eşit olarak dağılırken, yürüyüş sırasında muhteşem bir uyumla yük dağılımı kendiliğinden ayarlanır. Ayağımız ise tüm bu görevleri yaparken kendi içinde çok özel mekanizmalardan yararlanır. Dengede durmamız esnasında farklı bir adaptasyondan faydalanırken, yürüme esnasında yine kendine özgü bir çalışma şeklinden yararlanır. Koşmamız da ayaklarımızın çok özel işlevleri sayesinde gerçekleştirilir. Ayaklarımızdaki yaratılış hikmetleri şüphesiz bilim geliştikçe daha da iyi kavranacaktır. Ayağımızdaki temel işlevlerin yapılmasında parmakların rolü görmezden gelinemez. Özellikle ayakta durma esnasında öyle bir mekanizma vardır ki sürekli yük taşıyamayacak parmaklarımıza direkt yük binmez. Özellikle yürüme esnasında ise parmakların itme özelliği ve yük dağılımını yapmaları olmazsa olmazlarımızdandır. Bu benzeri özellikleri ilk ayakta durmamızdan ömrümüzün sonuna kadar sürdüren ayaklarımız ve ayak parmaklarımız çoğu zaman taşımak zorunda olduğu yük, ayakkabı tercihi, genetik yatkınlık, çeşitli hastalıkların etkisi(DM(şeker) poliyomyelit vb.), travmalar gibi faktörler sebebiyle işlevselliğini kaybetmeye başlar. Ortaya çıkan sorunlar görmezden gelinmesiyle zamanla kalıcı bozukluklara dönüşür. İşte günümüzde sıkça duyduğumuz ve yaşam kalitemizi olumsuz etkileyen çoğu zaman başlangıç evrelerinde çokta ciddiye almadığımız bir hastalıktan bahsedeceğiz. Halluks valgus; ayağın birinci parmağının dışa dönmesiyle birlikte, parmağın ayakla bağlantısını kuran kemiğin içe doğru dönmesi sonucu oluşan, tedavi edilmediğinde sadece başparmağı değil tüm ayağım ilgilendirebilecek sonuç ve değişikliklerle karşımıza çıkan ortopedik bir hastalıktır, şeklinde tanımlanmaktadır. Görülme oranı olarak günümüzde gittikçe artmaktadır. Tedavisi yapılmadığı takdirde ise yaşam kalitesini etkilemekte ve gün içindeki aktiviteleri kısıtlamaktadır. Ayağın estetik görünümü bozması, ağrılı ve ilerleyici bir hastalık olması hastaları kaygılandırmaktadır. Hastalığın tedavisinde ise çeşitli fizik tedavi yöntemleri uygulanmakla birlikte hasta eğitimi de ön plandadır. Ağrının hiçbir şekilde kesilemediği durumlarda ise cerrahi tedavi tercih sebebi olur. Estetik kaygılardan dolayı cerrahi pek tercih edilmez. Tedavi yöntemlerine bakacak olursak; öncelikle koruyucu tedaviden bahsedebiliriz. Hastalığı tamamen düzeltmekten ziyade ilerlemeyi önlemek ve bulguları düzeltmek içindir. Özellikle bu hastaların ayakkabı tercihinde dikkatli olmaları gerekir. Burun kısmı yeterli genişlikte olan, topuksuz ve yumuşak tabanlı ayakkabılar bulguların azaltılmasında önemlidir. Parmak arası makara ve gece ateli gibi yardımcı cihaz kullanılabilir. Fizyoterapistin yapacağı manipülasyon ve mobilizasyonlarla birlikte, vereceği egzersizler çok önemlidir. Özellikle baldır diye söylenen kasların kısa olması ve bunlara yönelik germe egzersizleri yapılmalıdır. Şekilde görüldüğü gibi bir duvara ellerimizi dayayarak bir ayağımızın arkada kalması yoluyla kendimizi ve bacağımızı öne doğru iterek germe yapabiliriz. Bunu 20-30 saniye kadar gerilmiş pozisyonda tutmamız gerekir. Günde 10 tekrarlı olması ise yeterlidir. Diğer bir germe ise yine yanı pozisyonda ama bu kez arkada kalan dizimizi biraz bükerek yapmamız gerekir. Kuvvetlendirme ve diğer egzersiz çeşitleri de yine özel bir değerlendirmeden sonra fizyoterapistiniz tarafından size özel oluşturulması gerekir. Cerrahi öncesinde ve sonrasında da özellikle istenen verimin alınması için yine fizik tedavi ye gidilmesi gerekir. Vücudumuzun her bölgesinin sağlığı bizim için önemlidir. Özellikle konu ayağımız ve ayak parmaklarımız gibi hayatımız boyunca bizim hareketimizdeki en büyük paya sahip olan organlarımızsa daha da özel bir yere sahiptir. Bu yüzden özellikle ayak bakımı, ayakkabı seçimi ve diğer sağlık kontrolleri noktasında vücudumuzun bu parçasının da ihmale gelir yanı yoktur. Yapısal bozukluklara sebep olacak çevresel faktörlerden kaçınmak gerekir.Sağlıklı, mutlu ve ağrısız günler dileğimle…

Bu yazı toplam 809 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.