• BIST 110.115
  • Altın 273,571
  • Dolar 5,7673
  • Euro 6,4129
  • Aksaray 6 °C
  • Konya 4 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 6 °C

Her zorluktan sonra bir kolaylık vardır

Hacı Ahmet Ünlü

Bil ki ey nefs! Her zorluktan sonra bir kolaylık vardır. Elbet zorluk anı sabrın anıdır. O sabır ki, başı acıdır, sonu ise tattı. İnsan, imtihan dünyasında her gün ve her an sınanır. İmtihanın soruları her gün ve her an değişir. Ama kul, farkındadır ki bu darul teklifteki bulunma amacı zaten bu imtihandan güzelce geçmektir. Rabbimiz, belalar ve sıkıntılarla karşılaştığında sabredenleri över, onları sever. Sabredenlerin yanında olduğunu, seçilmiş has kullar olan elçilerin de sabırlı kullar olduklarını bizlere bildirir. Onları bize güzel örnekler olarak tanıtır.

Peygamberlerin kıssalarıyla Rabbimiz, peygamberlerin hayatlarını, onların tevhid mücadelelerini, onların başlarına gelenleri ve onların nasıl hareket ettiklerini bizlere bildirir. Biz, ilmin hale geçirilerek, ahlaklaşmasını onların hayatlarından öğreniriz.
Tüm peygamberlerin davası; ilahî, tevhid davasıdır. Bu davayı ne olursa olsun yılmadan, çekinmeden anlatırlar. Onun uğrunda başlarına her ne geliyorsa katlanırlar. Sabrı hayat yaparlar. Büyük belalar, şiddetli sıkıntılar da en çok onlara gelir; ardından da onların yolundan gidenlere…
Ümmet-i Muhammed’ten nice faziletli kişi vardır ki, el üstünde tutulması gerekiyorken, ayaklar altına alınmış; kendilerine karşı sevgi beslenilmesi gerekiyorken, düşmanlık yapılmıştır. Ancak onlar yine de nebilerin ve son nebinin izinde sabredip, tevekkül etmişler, yapabileceklerini yapıp boş durmamışlardır.
Bakınız büyük müctehid İmam Ahmed, kendi zamanında büyük imtihanlarla karşılaşmıştır. Fitne zamanları zor zamanlarıdır. O, bu zamanların çileli imtihanından geçerken sabretti. Ve gün geldi Yüce Allah, onu zorluktan sonra kolaylığa çıkardı. Ona fitneden sonra afiyet verdi.
O büyük imam, haktan dönsün, kendi batıllarını söylesin ve savunsun diye her gün kırbaçlanırdı. Subhanallah! Ümmetin önder şahsiyetine yapılana bakar mısınız? Eli öpülesi, omuzlarda gezdirilesi büyük müctedin imtihanına bakar mısınız? O tüm yapılanlara rağmen hakta sabretti, hakta diretti. Ve o kazandı.
Allah, sabrının karşılığını vererek, onu sıkıntısından kurtardığı gibi ilmine de ilim kattı. Düşmanlarını bertaraf ederek, onun yolunu açtığı gibi onu insanlara da sevdirdi. Sen, Allah için sabredersen, Allah seni sevip, kullarına da sevdiriyor. Biz İmam’ın hayatından bunu görüyoruz. Allah, kendisine rahmet eylesin.
Yine ömrü çilelerle geçen bir büyük âlim: İbn Teymiye. Nasıl bir çığır açtı ki; onu o zaman rahat bırakmadılar, şimdi de rahat bırakmıyorlar. O zaman ona düşman olanların yolundan giden zihniyet bugün de ona düşman. Onu ne kadar tanıyor, ne kadar biliyorlar burası mechul? Birileri bir takım ağızlardan çıkan iftiraları dinleyip, gerçekten tanımayıp, hakkıyla bilmedikleri insanlara düşman olup, onlar hakkında ileri geri konuşabiliyorlar. Kul hakkından dem vuran, ölü eti yemekten bahseden, gıybeti ve iftirayı bilen insanlar neler demiyorlar ki? El insaf… El vicdan…
Subhanallah Nedir bu âlimlerin çektiği cahillerden? İmam İbn Teymiye’de az çekmemiştir. Yeri geldiğinde kendisinden istifade edilen, Tatarlara karşı savaşılırken kendisine en önde yer verilen mücahid âlim, defalarca da zindana atılmıştır. O ise, halinden memnundur. Sabredip, Allah’a tevekkül eder. Hapishane onun gözünde Allah’ın ikramlarına mazhar olduğu yerdir. Hapsi halvet, sürgünü hicret ve öldürülmeyi şehadet olarak görür. Ve her esaret sonrası daha bir birikimle çıkar zindandan. Allah sana rahmet eylesin ey İmam! Eserlerinle nice faziletli kişi yetişti ve yetişmekte… Yarın boynuzlu koçtan boynuzsuz koçun hakkını alacağı zaman ve yerde, sana düşmanlık edenleri de, Allah elbette senin karşına dikecektir.
Ve daha kimler yok ki, imtihanı zindanlardan geçen… Nice alime yaşarken biçtikleri rol: Esaret ve eziyet… Yine onlardan bir tanesi: İmam Serahsi. O, Hanefi fıkhının büyük eserlerinden olan yirmi ciltlik el-Mebsut’u kendisi kuyu hapsindeyken dışarıda duran talebelerini yazdırmıştır. Bu gün ona düşmanlık yapanların adı bile geçmiyor. Ancak o hayırla anılıp, eseriyle yaşıyor. Allah kendisine rahmet eylesin.
Evet, o büyük insanların çileli hayatlarından birkaçını zikrettik. Onlar bu imtihanlarla imtihan olurlarken sabrettiler. Sabrettiler ve ümmete yazdıkları ve yaşadıklarıyla örnek oldular. Allah onlardan razı osun.
İmtihan sırası şimdi bizlerdedir; imtihana tabi tutulan bu gün biziz. Onlara farklı yüzleriyle çıkan hayat, bize de farklı yüzleriyle çıkmakta bu gün; kimi gülmekte, kimi kızmakta… Biz de kimi gülerken, kimi ağlamaklıyız. Ne olursa olsun insan, İslami gaye ve insani özelliklerini kaybetmeden hayatına devam etmeli. Hayatın bir imtihan yeri olduğunun bilinciyle, sabrı kalkan edinerek yola revan olmalı.
Akrep zehri, yılan zehrine karşı panzehirdir. Bedeni yılan zehrine karşı korur ve bağışıklık kazandırır. Bizse nice akrebin kıskacında kalırız hayatımız boyunca. Niceleri zehirler bizi; ama ölmediysek, acısı geçtikten sonra beden, zehre karşı bir o kadar bağışıklık kazanır. Hayatta daha neler yaşayıp, neler göreceğiz; hangi akrepler yolumuza çıkacak, bunu şimdiden bilemiyoruz. Her şeyi bilene malum, biz acizlere meçhul. Ancak hangi imtihanın zorluklarından geçiyorsa geçsin, hangi akreplerin zehriyle zehirlensin insan, kendi kalbine bakmalı. Zindanları gülistan eden insanın kendisidir. 

Bu yazı toplam 126 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.