• BIST 82.363
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Aksaray 3 °C
  • Konya 1 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

İbret yüklü bir rüya

Muzaffer Yayar

 

Her gelişinde de yaşlıbir adamın kendisinden önce gelmiş olduğunu görür. Ne kadar erken gelse budurum değişmez. Yaşlı adam mutlaka camiye ondan önce gelmiş bulunur. Ancak buyaşlı pir-i fâni ve bu nur yüzlü adam hiç durmadan ağlamakta ve gözyaşıdökmektedir. Bundan sonrasını Mehmet Akif şöyle anlatıyor:

Buyaşlı insanın yanına bir gün sokuldum ve niçin durmadan ağladığını sordum veona Cenabı Hakk’ın rahmetinin enginliğini anlattım. Ama o yine ağlamasına devametti. Bana, ‘derdimi tazeleme, git’ dedi. Ben yine ısrar ettim. Çaresiz kaldıve yine gözyaşları içinde bana şunları anlattı.

“Ben,dedi, ikinci Abdülhamit zamanında binbaşıydım. Ailem çok zengindi. Ve ben birsubaydım, kışladan ayrılamıyordum. Ancak bir gün anne ve babamın ard arda vefathaberlerini aldım. Ailede benden başka da işlerimizi evirip çevirecek kimseyoktu. Çiftlikler, dükkânlar, mağazalar ortada kalmıştı. Hemen Sadârete birdilekçe ile müracaat edip istifa etmek istediğimi bildirdim. Sadâretten gelencevap menfiydi. İstifam kabul olunmamıştı. Ben ikinci ardından üçüncü birmüracaatta daha bulundum. Ama her defasında aynı cevapla karşılaştım. Bununüzerine Hünkâra müracaata karar verdim. Bu kararımı sadârete bildirdim. İsteğimkabul edildi ve mâbeyne alındım. Durumumu Hünkâra vicahi olarak anlattım.Elimden geldiğince mazeretimin meşruluğunu ispata çalıştım. Hünkâr istifatalebimden hoşlanmamıştı. Yüz ifadesinden bunu anlamak hiç de zor değildi.İsteksiz bir halde elinin tersiyle işaret etti: “Git, seni istifa ettirdik”dedi.

Bensevinerek huzurdan ayrıldım, eve döndüm. O gece bir rüya gördüm. RüyamdaOsmanlı ordusu tabur tabur bölük geliyor ve Efendimize teftiş veriyordu. ( Buordu idi ki kısa bir müddet sonra bütün cihana karşı kavga verecekti. Ve buordunun teftişini bizzat Efendimiz yapıyordu. ) Yanında Dört Büyük Halifeolduğu halde Efendimiz önünden geçen bölük ve taburları teftiş ederken, O’ndanbir adım geride edep ve terbiye içinde, boynu bükük halde Abdülhamit debulunuyordu. Derken benim tabur geçmeye başladı. Ancak tabur dağınıktı.Başlarında kumandanları yoktu. Efendimiz bunu görünce Abdülhamit Cennetmekâna:“Bu birliğin kumandanı nerede?” diye sordu. O da “Talebi üzerine istifaettirdik” cevabını verdi. İşte o esnada Efendimiz, beni bütün bir ömür boyuağlatan şu sözü söyledi: “Senin istifaettirdiğini biz de istifa ettirdik.” Söyle, bunu duyduktan sonra benağlamayayım da kim ağlasın?

VeMehmet Akif diyor: Yaşlı adam ağlamasına, inlemesine devam etti. Derdi çokbüyüktü. Sessizce yanından uzaklaştım. Zaten başka yapabileceğim bir şey deyoktu. Zira bu pir-i fâni, tesellisini yine Efendimizden bekliyordu. Kabuledildiği müjdesi gelmeden belli ki inlemesi dinmeyecekti.

Duaile.

Vesselam

 

Bu yazı toplam 513 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.