• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Aksaray 0 °C
  • Konya 1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -1 °C

İHTİYAR SİMİTÇİ

Fatih Uslu

            Giyim kuşama, şatafata ilgim yok değildi.

Tepeden tırnağa giyinmiştim.

Boynumdaki kırmızı kaşkol, ejderha dili gibi siyah paltonun arasından dışarıya çıkıyor; adımlarımın ritmine ayak uyduruyordu. Saçımı bir gün önce mahalle berberinde düzelttirmiş, gömlek ve pantolonumu da ütülettirmiştim.

İçtiğim sıcacık çorbanın dumanı, henüz soğukla buluşmamıştı bile. Çok şükür, sağlığım da yerindeydi.

Bu duygularla etrafıma bir göz atmak istedim; bakmak değil görmek istemiştim bu kez. Mutluluğumu paylaşmak istemiştim, mahalle sakinlerimle.

Hemen yolun solunda piyasaya yeni girmiş bir simitçi ilişti gözüme, yaşlı bir amcaydı; kendisinden simit almaya gelen aksakallı birisine büyük izzeti ikramda bulunuyordu.

Ayağında çift yapışkanlı kahverengi ayakkabı, başında ala fes diye tabir edilen siyah beyaz işlemeleri olan bir giyit ve üzerindeki üç düğmeli fanilasıyla tam bir köylü gocasıydı; ihtiyar simitçi. Bu amca her zaman yol boyunca gördüğüm simitçilerden çok farklıydı; belli ki diğerleri gibi sivil polis falan da değildi. Gelen geçen herkese, hürmet ve tanzimle eğiliyor, hatta yoldan geçen bisikletli yaşlı birini yanına çağırıyor; ona bir simit ikram edip, bundan büyük haz duyuyordu. Aslına bakılırsa tezgâhında üç beş simit ve birkaç poğaça ancak vardı. Hepsini satsa bile ne kadar tutar ki diye düşünmemek elde değildi. Beyaz sakalının içinde beyazlaşmamak için yoğun bir uğraş veren birkaç siyah tüyden başka gençlik emaresi de kalmamıştı: dişlerinin büyük bir kısmı beyaz metale dönüşmüş kalanları da bir tel köprü yardımıyla birbirlerine tutunmaya çalışıyorlar, ha desen düşecekmiş gibi gözüküyorlardı.

Tezgâhının üzerinde bulunan bez parçası ile sürekli tezgâhı silen ihtiyar adam, belli ki temizliğe çok önem veriyordu.

Yüzünden gülücükler eksik olmuyordu.

Bu mutluluğun gerekçesini yol boyu düşündüm fakat bir anlam veremedim; sanırım simit somut bir şey değildi onun için. Onun simiti bizim bildiğimiz simitlerden farklıydı.

Fiyakamı yaşlı simitçi fena bozmuştu…

Bu yazı toplam 650 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.