• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • Aksaray 21 °C
  • Konya 18 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 12 °C

İsim değiştirmek

Şükrü Başarıkan

 Ebû Hüreyre (r.a.)’den Allah’ın Resûlü (s.a.v.): “El-As’ın ismini “Abdullah” ile değiştirdi. (Ümmü Seleme validemizin kızı) Zeynep’in ismi (temizleyici mânasına gelen) “Berre”idi. Bunun üzerine Allah’ın Resûlü (s.a.v.) “O kendi nefsini temizler” dedi. Ve ismini “Zeynep” olarak değiştirdi.” [11] Böylece Eflâh, Yasar, Nâfi’, Bereket ve buna benzer isimleriyle isimlenmek hususunda da neyh (yasaklık) varit olmuştur. Çünkü “Bereket orada mı?”denir. Ve “hayır” cevabı veri­lir.

Efendimizin zamanında olan bir olayı, Hz. Enes (r.anh) anlatıyor: "Bir gün Resûlüllah (a.s.) Bakî'de idi. Kulağına bir ses geldi: "Ey Ebu'l-Kâsım!" diyordu. Başını sese doğru çevirdi. Seslenen adam: "Ey Allah'ın Resûlü seni kastetmedim, ben falancayı çağırdım" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.): "İsmimi isim olarak koyun, fakat künyemi kendinize künye yapmayın!" buyurdu.[12] Âlimler, bu hadîs-i şerife göre, Resûlüllah’ın künyesiyle künyeleşmemek gerekir. Ancak bu onun asr-ı saâdetinde yasaktı. Çünkü o asırda Allah’ın Resûlü, “ey Ebü’l-Kasım!” diye çağırılırdı. Şimdi ise, herhangi bir Müslüman’a Ebül Kasım ismini vermekte bir mahzur yoktur. Yalnız Allah Resûlü’nün hem ismini, hem de künyesini birden koymak uygun değildir.

Yine Hz. Câbir (r.anh) anlatıyor: "Bizden birinin bir oğlu oldu. İsmini Kasım koydu. Kendisine, "Sana Ebu'l-Kasım künyesini vermeyiz. Bu künye ile seni şereflendirip memnun etmeyiz" dendi. Hz. Peygamber (a.s.)'e gelerek durumu arz etti. Resûlüllah (a.s.) bunun üzerine: "Oğlunun adı Abdurrahmân'dır." dedi.[13]  Bir rivâyette şu ziyade var: "İsmimi isim olarak koyun, fakat künyemi künye yapmayın. Zira ben Kasım (taksim edici) kılındım. Aranızda taksim ederim."

Ebu Dâvud'un bir rivâyetinde şöyle buyrulmuştur: "Kim benim ismimi almışsa künyem ile künyelenmesin. Kim de künyem ile künyelenmişse, ismimle isimlenmesin."

Muhammed İbnu'l-Hanife, babasından (Allah her ikisinden de râzı olsun) anlatıyor: Hz. Peygamber (a.s.)'e sordum: "Ey Allah'ın Resûlü, sizden sonra bir oğlum olduğu takdirde, sizin isminizle isimlendirebilir, künyenizle de künyelendirebilir miyim, ne dersiniz?" Bana "Evet!" buyurdular. [14] Yukarıdaki metin Ebu Dâvud'un- dur. Tirmizî, hadise, "sahîh" demiştir, ayrıca: "Burada bizim için ruhsat var" diye kaydetmiştir.

d. Erkek Çocukları Sünnet Ettirmek:

Kelime-i şahadet gibi, Müslümanla kâfiri birbirinden ayıran sünnet olmak, bazı alimlerce vacip bazılarınca da farz olarak kabul edilmiştir. Hadislerde “sünnet” beş fıtrattan biri olarak zikredilir: sünnet olmak, etek tıraşı yapmak, koltuk altı kıllarını yolmak, tırnaklarıkesmek ve bıyıkları kısaltmak.”[15] . Alimlerin bir kısmı çocuğun buluğ çağına gelinceye kadar sünnet olabileceğini söylemişlerdir. Ancak müstehap olan çocuğun doğumunun yedinci günüdür, demişlerdir.

Bu yazı toplam 1026 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.