• BIST 106.926
  • Altın 151,399
  • Dolar 3,6776
  • Euro 4,3280
  • Aksaray 20 °C
  • Konya 20 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 19 °C

İslam siyaseti

Bilal Bulduk


Son dönemlerde açıkça ortaya çıkan dünya gündemin en başına oturan olaylar Filistin, Bosna Hersek, Irak ve Suriye’den sonrada Mısır’da da çatlak vermiştir. Bu olayların birçok sebebi vardır ancak öyle sebepler var ki zaten bu olayların meydana gelmesini kaçınılmaz kılıyor. Olayların sebeplerini şöyle sıralayabiliriz;

1-Halifeliğin Kaldırılması,

2-Uyuyan Müslüman,

3-Gayrimüslimlerin yoğun çabaları ve demokrasi kılıfıyla masumane görünmeleri.

Halifeliğin Kaldırılması

 Halife sadece Müslümana adil, eşit, hümanist davranmaz tüm insanlara yön verirdi. Buna örnekler sadece Osmanlı tarihi ile sınırlanmaz HZ. EBU BEKİR ’den Halifelik kalkana kadar süregelirdi. Ancak kaldırıldıktan sonra bu görevi nedense kaldıranlar ele aldı örnek olarak Milletler Cemiyeti ve Birleşmiş Milletleri gösterebiliriz, halifeliği açıkça devraldılar çünkü ”Savaşı kazanmanın tek yolu silah değildir, Savaşta her yol mubahtır ” ancak bu sadece kaldıranlar için böyleydi. Halifeliğin tarihinden halifeliğin amacına gelirsek; Halife tüm insanlara adaletli, eşit, hümanist davranmayı esas alır ancak Müslümanlarında açıkça lideridir bunun sebebi ise  Peygamber'in dünya işlerine vekalet eden kişi olmasıdır.Kaptansız gemi, ne yolu belli ne amacı, uçsuz bucaksız okyanusta onlarca, yüzlerce tehlikeye rağmen bir limana yanaşmasını beklemek hayalperestlikten öteye gitmeyeceği açıktır, işte koskoca okyanusta Müslümanlar da hiç beklemediği bir zamanda kaptansız kaldı. Onların bu kadar çok yıprandığı bir dönemde onlara yaralarını sarmadan savaş hala devam ederken ayakta kalmasını her şeye rağmen beklemek gerekir çünkü o Müslümandır, ancak bu aklen de vicdanen de yargılandığında pek mümkün değildir.

UYUYAN MÜSLÜMAN

Halifeliğin kalkmasından sonra daha çok görülen bu olay Müslümanlara yapılan bu büyük darbenin yan etkisidir. Lideri olmadığı için ne yapacağını bilemeyen ve bunun üzerine büyük savaşlara maruz kalan Müslümanlar maalesef ancak doğal olarak korkmuş ve geriye çekilmiştir. Bu geriye çekilmeyle gayrimüslimler dilediğini rahatça gerçekleştirmiştir. Uyuyan Müslüman en belirgin eksiği çevresindeki onca zulme, haksızlığa, adaletsizliğe, karşı sessiz kalmasıdır. Aç olanın,yetimin, öksüzün, düşkünün yanında dimdik durmaması şeytanilerin karşısında yer almamasıdır. Peki, bu Müslümana yakışmakta mıdır?

GAYRİMÜSLİMLERİN YOĞUN ÇABALARI VE DEMOKRASİ KILIFIYLA MASUMANE GÖRÜNMELERİ

Gayri Müslümlerin yoğun çabaları derken asıl kastedilen kapitalizm ve sosyalizm oyunlarını oynamaları ancak aşırıya kaçtıklarında ya da bir açık verdiklerinde hemen kaygıyla takip etmeleri, demokrasici yol izlemeleri ne kadar da kusurlarını örtmek için bir kılıf olduğu ortada olsa da uluslararası arenada bunu dile getirmek maalesef kolay bir iş değildir.

 

Çünkü günümüzde kısmi güçler gayrimüslimlerin himayesi altındadır bu ne kadar da böyle olsa da Müslümanların ayağa kalkma ihtimalî bile onları korkutuyor bunun örneğini gezi olayları da başta olmak üzere gördük hala da görüyoruz.

İnsanın kendi iradelerine kalmış olan bu olay bir ilkeye geldiği zaman ise son 6 asırdan itibaren batı ülkeleri ve bazı büyük güçlerinin icraatlarını açıkça ortaya seriyor. Rusların, İngilizlerin, Almanların izledikleri politikalar ve ülke çıkarları için yaptıkları farklıdır ancak hepsinin sonunda bile olsa tek noktada birleşerek çıktığını görüyoruz. Bunun sonucun günümüzde ve geçmişimizde çok acı bir şekilde yaşamış olsak ta gereken dersi çıkarttığımıza inanıyorum ancak eksiğimizin büyük kaynaklarından biri olarak halifelik sorununu görüyorum hepimiz uyandık, yeniden ayağa kalktık fakat geç oldu.

Peki, biz Müslümanlar ne yapmalıyız bu kadar sıkıntılı süreçte elimizden ne gelir;

İlk önce şunu belirtmekte fayda var; biz bu kadar büyük ve sıkıntılı bir süreçte bireysel olarak bir  güç teşkil etmeyiz ancak ve ancak birlikte planlı, idari, eşit bir şekilde bir paylaşım ile üstümüze vazife işlemi yapacağımız gibi Müslümanlığın zayıf halkası olarak ta adlandırılan buğz yani içimizden dua etmeyi de ihmal etmememiz gerekir. Ayrıca ümidimizi yitirmememiz gerekir, dinimizde ümitsizliğin yeri yoktur. Yazımı HZ.PEYGAMBERİN BİR SÖZÜYLE SON VERMEK İSTERİM;

"İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar!"

Bu yazı toplam 978 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.