• BIST 105.101
  • Altın 147,354
  • Dolar 3,4874
  • Euro 4,1874
  • Aksaray 27 °C
  • Konya 31 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 29 °C

İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak

Ömer Lütfi Ersöz

İslâm’ın, iyi, doğru, güzel kabul ettiği hususlara Ma’ruf, kötü, çirkin, yanlış kabul ettiği hususlara da Münker denilir.

     İyilik ve kötülük kavramlarının ölçüsü Kur’an ve Sünnet’tir.Allah (c.c.) ve Resulü Efendimiz Hz. Muhammed(s.a.s.)’in iyi dedikleri iyi, kötü dedikleri de kötüdür. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerîm’de:

“Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Ali İmran Sûresi âyet:104)

 “Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah'a inanırsınız…”(Ali İmran Sûresi âyet:110) buyrulmuştur.

Müfessirler, Ali İmran 104. âyet emri uyarınca, Müslümanlar içinde, iyiliği emreden, kötülükten alıkoyan bir içtimaî kontrol müessesesinin bulunmasının farz-ı kifâye olduğunu belirtmişler; ancak, bu görevi üstlenen kişilerde, görevin iyi ve hakkaniyete uygun olarak yerine getirilmesini mümkün kılacak bazı şartların bulunması gerektiğine de işaret etmişlerdir. İyiliği emredip, kötülükten sakındırmak görevini hiçbir Müslüman yapmazsa, farz-ı ayn olan görevi yapmamalarından dolayı bütün Müslümanlar sorumludurlar.

     Her birimiz öncelikle kendimizden sorumluyuz. Ancak ferdin sadece kendini ıslah etmesi ve kendisi ile meşgul olması yeterli değildir. Her ferd ailesinden, yakınlarından ve aynı zamanda toplumun ıslahından da sorumludur. Yapılan yanlışlıklar karşısında, ehil olan kişilerin ikazları ve insanları kötülüklerden sakındırıp vazgeçirmeye çalışmaları dini bir görevdir.

     Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) hadis-i şeriflerinde:”İçinizden her kim bir münker ; (yani kötülük) görürse onu eliyle önlesin. Buna gücü yetmeyen diliyle ona karşı çıksın.Bunu da yapamayan kalben buğzedip kötülüğe öfke duysun ki, artık bu İman’ın en zayıf derecesidir.” (Müslim,İman,78; Tirmizi,Fiten,11) buyurmuştur.

     Çok önemli ve kutsal olan tebliğ görevini ehil kişilerin, cebir, şiddet, güç, baskı ve zorlama olmaksızın, belli metotlar çerçevesinde, iyiliği emredip, kötülükten sakındırma hususunda İslâm’a uygun olarak yapılması gerekir. Sosyal hayatın düzeni, gerçeklerin duyurulması ve yanlışların düzeltilmesi esasına bağlıdır. Efendimizin tebliğ metodu örnek alınmalıdır.

İyiliği emir, kötülükten nehy toplumun kendi kendine oto-kontrol sistemini sağlamaya yönelik olan bir farzdır. Bu farz, ne kadar samimiyetle, planlı,programlı uygulanırsa; toplumdaki suç oranları  azalacak, sevgi, kardeşlik, barış ve huzur ise artacaktır.

     Rabbim, her bir Müslüman’a, İslâm’a göre gerçek anlamda hayat yaşamayı, iyilikleri emredip, kötülüklerden sakındırmaya çalışanlardan olmayı nasip eylesin. Sıhhat ve afiyetler dilerim.

Bu yazı toplam 634 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.