• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Aksaray 12 °C
  • Konya 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

Japonya Olsa Üç Bakan Harakiri Yapmıştı

Mustafa Ceylan

17 Aralık operasyonu başımızı döndürdü.

Uzun zamandır gündeme gelmeyen yolsuzluk, kara para aklama iddiaları gündeme “atom bombası” gibi düştü.

Düştü düşmesine de ülkemde hiçbir şeyin değişmediğini de bizlere tekrar gösterdi.

Ortada bakanların oğulları ile devasa boyutlarda para aklama ve haksız kazanç sağlanması iddiaları var.

Tonlarca altından, milyar dolarlardan bahsediliyor.

Yayınlanan konuşmalar, çekilen görüntüler var.

Evlerde bulunmuş elektronik şifreli çelik kasalar var.

Medyamız ve dolaysı ile biz, devasa boyutlardaki bu iddialar yerine yapılan atamalara ve apar topar görevden almalara odaklanıyoruz.

Hükümet olayların üzerine gitmek yerine “kendilerine operasyon yapıldığından” dem vuruyor.

Bu ülkenin genelkurmay başkanlarını, yetmişlik profesörlerini sabah karşı beşte evden aldırdıklarını unutmuşlar ki “bakanın oğlu sabaha karşı evden alınır mı? Çağırsanız gelirdi” diye sitem ediyorlar.

Hükmedenler devlet içinde “devletimsi bir yapılanmadan” söz ediyor.

Yani hükümet “gündemi kaydırma” peşinde…

Yani hükümet zaman kazanma çabasında…

Oysa ortada çok ciddi rakamlar var.

Dört bakanın adı geçiyor.

Üç bakanın oğlu, bir üst düzey bürokrat ve bir belediye başkanı “tutuklanma talebiyle” mahkemeye sevk edildi.

Bütün bunlara rağmen hükümet adına kimse çıkıp “bu olay bir komplodur, iddialar asılsızdır, arkadaşlarımızın alakası yok” diyemiyor.

Haklarında iddialar ortaya atılan bakanlardan hiçbirisi “benim oğlum suçsuzdur, ona iftira atıyorlar”  gibi kendini ve çocuklarını savunamıyor.

Hükümet kontrolündeki yanlı medya, ortaya çıkan belgelerle ilgili “uydurma, montaj vb.” yayınlar yapamıyor.

Bunları yapamayanlar, “bunu önleyemedik bari bundan sonra olacakları önleyebilelim” mantığıyla soruşturmayı yürütenleri apar topar görevden alıyor.

Diğer taraftan soruşturmaya yeni savcılar atayarak müdahale ediyor.

Hakkında iddialar olan sayın bakan, soruşturma merciinin tepesinde halen oturuyor ve istediği gibi at koşturuyor.

Atanan savcılar medyaya “yayın yasağı” koyduruyor.

Bunlar “panik ve agresif” hareketler.

Oysa yapılması gereken basit idi.

Üç baba bakan, bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifa etmeli ve soruşturmanın bitmesini “sivil” olarak beklemeliydi.

Bu yazı toplam 992 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 16
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.