• BIST 106.711
  • Altın 143,685
  • Dolar 3,5563
  • Euro 4,1416
  • Aksaray 30 °C
  • Konya 29 °C
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 29 °C

Kaçınma ve erteleme hastalığı VAJİNİSMUS

Uz.Psk.Danş.Zuhal Yeşilova

-Vajinismus terimi Amerikalı jinekolog J.Fatman SIMS tarafından bulunmuştur.

             -1862’de Londra Obstetri Topluluğu’na yaptığı konuşmada SIMS; “kişisel araştırmalarıma dayanarak evlilik ilişkisinde her iki tarafta bu kadar büyük bir mutsuzluk yaratan bir hastalık bilmediğimi söyleyebilirim ve bu kadar kolay, güvenilir ve kesin şekilde tedavi edilebilen başka bir ciddi rahatsızlık olmadığını da eklemekten mutluyum” demiştir.

VAJİNİSMUS NEDİR?

             -Çöp kutusuna bir arada atılmış çeşitli hastalıklardan oluşan vajinismus; tıpkı deprem gibidir, onu anlamalı ve felsefesine saygı duyulmalıdır.

             -Kişinin kendisinin umutsuz olduğuna yürekten inanması durumu olan vajinismus; tıpkı aşk gibidir, tam olarak tanımlanamasa da çaresizlikle yaşanır.

             -Vajinismusu olanlar iki yönden talihsizdir. Sadece fiziksel bir hastalığa sahip olmakla kalmayıp, bu konuda aşırı kaygı, saplantı ve kötümserlik içine de gömülmüşlerdir. Bu açıdan bakıldığında kadınların korkulu rüyasıdır.

 

             Yurt dışındaki cinsel terapi ve seksoloji kitapları incelendiğinde; vajinanın girişindeki kasların istem dışı kasılarak cinsel birleşmenin acılı veya imkânsız olarak algılanmasına vajinismus denildiği görülür.

 Vajinismusta başta vajina etrafında olmak üzere tüm vücutta bir kasılma, endişe, korku, tiksinme ve panik hali olur, hasta bacaklarını açılmalarını engelleyecek boyutlarda sıkıca kapatır ve elleriyle eşini iter.

 Kızlık zarlarının çok kalın ya da vajinalarının çok dar olduğunu düşünebilen bu kadınlar oluşan acı beklentisi sonucunda kendilerini savunma ve koruma çabaları içine girerler. İşte buna vajinismus denir. Doğru olan bu tanının konması için bozukluğun sürekli ya da yineleyici bir biçimde görülmesi gerekir.

             -“Ya acırsa” diye korkup cinsel ilişkinin gerçekleşmesine izin vermemek için, istemsiz bir şekilde yani kadının kontrolü dışındaki kasılmalar bilinçdışından köken alan vajinal bir refleks olduğu kadar, ilkel ve bedensel bir korku refleksidir.

Bu refleks penisin veya başka bir cismin, tampon, doktor parmağı, hatta hastanın kendi parmağının bile vajinaya yaklaşması veya eşin cinsel ilişki için pozisyon alması sonucu tetiklenebilmektedir.

             -2 cm’lik düz kaslardan oluşan vajina girişi, hastanın yanlış algısına göre; kasılmalar nedeniyle daraltmakta, sertleşmekte ve birleşmeyi hemen hemen imkânsız hale getirmektedir. Giriş sıkılaştırıldığından, vajinanın içine herhangi bir cisim sokma girişimleri de hasta tarafından acı verici bir işlem olarak algılanmaktadır. Ayrıca buna eşlik eden diğer kas gruplarında da kasılmalar olabilir, hasta nefesinin kesildiğini bile tarif edebilir. Genellikle, vajina bölgesine müdahale sona erdiğinde, kaslar gevşer ve normale döner.

Vajina yani kadın cinsel organı, ilişki sırasında erkeğin penisinin büyüklüğü ya da küçüklüğüne göre kendini hazırlar. Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak genelde dışa en yakın kısmı oldukça gevşeyebilir. Bu sağlıklı ve normal bir durumdur. Vajina esneyebilen, genişleyebilen ve uzayabilen bir organdır yani vajinismus, genital organların anormalliğinden dolayı değildir. Bazı kadınlar, vajinalarının penisin giremeyeceği kadar dar olduğunu hatta böyle bir deliğin olmadığını bile düşünürler. Vajina kasları kasıldığında ve vajina deliğinin içine hiçbir şeyi alamayacak bir görüntü verdiği durumlarda hasta için cinsel birleşme çok zor bir hal alır. Yani genital bölge normalken bu endişeler tamamıyla yanlıştır. Çünkü kızlık zarı kanamaz, delinmez, patlamaz, yırtılmaz. Normal şartlar altında cinsel ilişki ağrı yapmaz, acı yapmaz. Ağzımızın içini döşeyen epitel doku vajinanın içiyle aynıdır. Nasıl ki kuru bir ekmeği çiğnemeden, tükürüğümüzle ıslatmadan yutmaya çalıştığımızda boğazımız kanarsa, acırsa, vajinanın içine de kuru kuruya penis sokulmaya çalışılırsa, ağrı acı ve kanama olur. Yani kadın rahatsa, kendini kasmaz ise, sulanması tam olmuş ise ilk gecede yüzüncü gece de ağrı, acı ve kanama olmaz. Çünkü vajinanın görevi penisi içine almak ve neslin devamını sağlamaktır. Vajina bu görevini yaparken neden sorun yaşansın? Gözümüzde görme işlemi sırasında ağrı, acı veya kanama oluyor mu? Ama gözümüze toz girse ve biz ovuştursak ağrı, acı ve kanama olabilir.

             Kız çocukları daha çok küçük yaşlardayken “kapat eteğini bacağın görünecek” gibi güvendikleri ve inandıkları aile büyüklerinin uyarılarıyla kendilerini kapatmaları gerektiğini öğrenirler. Bu öğrenmelerini cinsellikle ilgili masumca bir soru sorduklarında azarlanıp küstürüldüklerinde, sadece eteklerini değil, kendi bedenlerine olan ilgilerini ve meraklarını da kapatarak pekiştirirler. Kendi mahremlerini büyük bir gizlilikle korumayı öğrenen bu kadınlar bilmedikleri ve hiçbir zaman öğretilmeyen cinsel hayata dair kapıları ilk gece araladığında ise büyük bir panik ve karmaşa yaşarlar. “Hayır istemiyorum, açmayacağım bacaklarımı” diyen ve karmakarışık olan bir kadının fiziksel anlamda kendini savunmasına vajinismus denir. Çünkü kendi vücudu ile ilgili yaşayabileceği güzel şeylere dair her türlü inisiyatifi elinden alınmış ve yaşarsa ayıp ve günah olacağı söylenen kadınlar, ilk gece yıllardır korudukları en değerli hazineleri olan iyi kız ruhlarını, namuslarını ve bekâretlerini kaybetmemek için mücadele ederler. Kendilerini, eşlerini ve sevenlerini üzerek tarifsiz bir acı hayata başlarlar.

             -Cinsel Tıp Enstitüsü’nün yaptığı araştırmalarda ve anket çalışmalarında kadınların cinsel işlev bozuklukları kliniklerine en sık başvuru nedeni olan vajinismusa; halk arasında evli bakireler, tamamlanmamış evlilik veya cinsel fobi,  tıp literatüründeki cinsel işlev bozuklukları sınıflamasında ise cinsel ağrı bozukluğu da denilir. -Ağrılı cinsel ilişkiye ise disparoni denilir ve bu durum ile vajinismus birbirlerini tetikleyebilen iki patolojidir.

             -Vajinismuslu kadınlar cinsellikle ilgili konuşmayı sevmezler, cinselliği iğrenç olarak algılayabilirler, vücutlarının eşleri tarafından beğenilmeme korkusunu yaşayabilirler yani vücutları ile barışık değillerdir. Eşleri tarafından terk edilme kaygısı ve güvensizlik yaşayabilirler.

             The Merck Manuel'e göre vajinismusun tanımı şu şekildedir: "Kadınlarda, penisin vajinaya girmesini önlemek konusunda mevcut bilinçdışı bir istek sonucu vajina aşağı bölümündeki kasların adeta bir şartlı refleks gibi kasılması sonucu meydana gelen vajina spazmıdır. Penisin vajinaya girmesi çok zaman olanaksız olduğundan bu olay iyi gitmeyen evliliklerde sık görülür."

             Amerikan Psikiyatristler Birliği’ne göre vajinismus; “istemsiz kasılmalar sonucu ilişkinin gerçekleşememesi” durumudur. Bu kasılmalar gerçek bir girişim yanında yalnızca girişimin hayal edilmesiyle bile ortaya çıkabilir. Hatta muayene esnasında da kasılmalar ortaya çıktığından böyle bir durumda normal vajinal muayene bile mümkün olmayabilir. 

             Vajinismuslu kadınlar cinsel ilişki denemelerinde veya parmak ödevleri sırasında; vajina girişini bir duvar gibi hissedebilirler. Bu nedenle “orada bir duvar var”, “penis sanki bir duvara çarpıyor gibi”  ifadeleri sık kullanırlar. Ayrıca vajinismusu olan kadınlar, penis girişi ya da bekleyişini yaşadıklarında hissettikleri ağrı ve duyguları yırtılma, delinme, parçalanma, yanma ya da sızlama şeklinde tarif ederler. Normal olarak,

           

 penis yaklaştığında kadın tarafından ifade edilen ağrı ya da rahatsızlık ele alındığında zamanla eşlerinde ereksiyon problemleri, cinsel isteksizlik veya erken boşalma olması beklenen bir durumdur.

             Ailelerin bu durumu bilmesi veya ilk geceye ait deliller istemeleri, ya da  “hala çocuğunuz olmuyor mu?” şeklindeki sorular çiftin durumu zora sokar. Ailelerinden sürekli baskı ve aşağılanma görebilirler, genellikle kadın suçlanır ve erkek evliliğini bitirmeye zorlanabilir. (devam edecek)

 

Bu yazı toplam 1493 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.