• BIST 89.553
  • Altın 349,883
  • Dolar 6,7005
  • Euro 7,2349
  • Aksaray 1 °C
  • Konya -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 2 °C

Kadere İman Etmek

Hacı Ahmet Ünlü

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve Rasulüdür…

Bundan sonra:

Kadere inanmak imanın şartlarının altıncısıdır. Kadere iman, her hayır ve şerrin Allah Azze ve Celle’nin kaderi ve kazasıyla meydana geldiğine inanmaktır. Allah Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır:

Gerçekten biz, her şeyi bir kader ile yarattık (Kamer Suresi Ayet 54/49).

O, Allâh ki) Her şeyi yaratıp ona mukadderatını takdir etti  (Furkan Suresi Ayet  25/2).

Ömer bin Hattab radiyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre, Rasulullâh sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

İman; Allah’a, meleklerine, kitaplarına, rasullerine, ahiret gününe ve hayırlısıyla şerlisiyle kadere inanmandır Müslim (8); Tirmizî (2610).

Abdullâh İbn Ömer radîyallâhu anhumâ’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Her şey belli bir kader üzeredir. Hatta (bir kişinin dünya ve ahiret işleri yapmada) acizlik göstermesi ya da istekli ve arzulu olması yahut istekli ve arzulu olması ya da acizlik göstermesi onun kaderindendir Müslim (2655); Malik  (1880).

Hiçbir kimse hayrı ve şerri ile kadere inanmadıkça iman etmiş olamaz. Amr İbn Şuayb’ın babasından, babasının da dedesinden rivayet ettiğine göre, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

Kişi hayrı ve şerri ile kadere inanmadıkça iman etmiş olmaz Ahmed (6703); Tabarani (Evsat: 7043).

Kader: “Allah Azze ve Celle’nin daha meydana gelmezden önce eşya hakkındaki ilmine binaen ne olacağını ezelde takdir etmesi ve eşyayı takdir etmezden önce bunu yazmasıdır.”

Kaza ise: “Allah Tebareke ve Teala’nın yarattıkları üzerinde var veya yok etme veyahut değiştirme şeklindeki hükmüdür.”

Kaza ve kader arasında birbirinden ayrılmazlık vardır. Biri diğerinden ayrılmayacak şeklide birbirinin lazımıdır. Kader bir yapının temeli gibidir. Kaza ise o yapının binası gibidir. Bu sebeple birini diğerinden ayırmaya kalkışmak, o yapıyı yıkmak demektir. Nitekim İmam İbn el-Esir rahimehullah, şöyle demiştir: “Kaza ve kader birbirinden ayrılmayacak şekilde birbirinin lazımıdır. Çünkü biri temel mesabesindedir ki, bu kaderdir. Diğeri de binâ mesabesindedir ki, bu da kazadır. Bunları birbirinden ayırmaya kalkan binayı yıkıp çökertmeye yeltenmiş olur [İbn el-Esîr, en-Nihâye: 4/78.

Kaza ve kader kelimeleri bir arada kullanıldıklarında yukarıdaki iki farklı manaya gelen kelimelerdir. Ancak ayrı ayrı olarak kullanıldığında ise eş anlamlı olan iki kelimedir. Yani birleştiklerinde ayrılan, ayrıldıklarında ise birleşen iki kelimedir.

Kader, kazadan öncedir. Yani Allah Subhanehu ve Teala’nın yarattıklarıyla ilgili ne olacağını ezelde belirlemesi kader, bu kadere uygun olarak onu var veya yok etmesine de kaza denir (devam edecek...)

Bu yazı toplam 279 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.