• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Aksaray 2 °C
  • Konya 1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 1 °C

Kalkınmada ihtisaslaşmanın(uzmanlaşmanın) önemi‏

Ramazan Mutlu

Kalkınma, genel olarak, bir ülkenin milli gelir düzeyinde, ekonomisinde artış yanında, sanat, kültür, refah seviyesinde,   yani yaşam seviyesinde, bilgi düzeyinde,  üretim tekniklerinde, yaşamın çeşitliliğinde ve bilimsel araştırmalarda sürekli artış olmayı gerektirmektedir. Kalkınma sadece parasal bir zenginleme ya da fert başına düşen milli gelirin yüksek olması değildir. Bu bağlamda kalkınma, sadece ekonomik olarak büyüme de değildir.  Kalkınma kelimesinin yanında bu iki kavram daha dar manalıdır.

Kalkınma, oldukça karışık bir sistemdir. Kalkınma, sanayi ile birlikte oluşmaktadır. Esasen; sanayi; kalkınma gibi sayısız sistemlerin bir araya getirilerek uyum içinde çalışması sonucu oluşmakta ve sürekli kendisini yenilemeyi(revize etmeyi ) gerektirmektedir.  Sanayi kendini yenilemediği takdirde mevcut sistem tam randımanlı(prodiktiv) çalışsa bile, teknoloji değiştiğinde demode olmaktadır. Sanayinin oluşması açısından, emek, sermaye ve müteşebbis(iş adamı) yanında, sistemin dayanağı olan bilgiye,  bilgi birikimine teknolojiye ve ar-ge ‘ye( araştırma geliştirme)  ihtiyaç vardır. Günümüzde, gelişmiş ülkelerde üretim tesislerinde otomasyona gidilmesi( üretimdeki insan emeğinin azaltılması), robot ve bilgisayarlardan faydalanılması bu gerçeği ortadan kaldırmamaktadır. Zira, bu gelişmiş sistemler bilgi ve donanımı oldukça yüksek seviyedeki insanlar tarafından kurularak çalıştırılmaktadır. Gelişen teknolojiler de üretim maliyeti içindeki emek payı azalırken;  donanımlı insana olan ihtiyaç da artırmaktadır.

Kalkınma; eğitim, kültür, hukuk, sanat, sosyal adalet, sosyal güvenlik, yaşam kalitesi, üretim gücü, refah seviyesi, teknoloji gibi değerlerin bir biri ile uyum içinde gelişmesi sonucu oluşmaktadır. Kalkınma, uyum-düzen, güven ve refah içinde saygın yaşam kalitesinden oluşan bir bütündür.

Dünyada kalkınma sürecine ulaşmış ve kalkınma çabası içerisindeki ülkelerle rekabet edilerek kalkınma çabaları sürdürülmesi gerektirmektedir.  Bu nedenle, aklımıza gelen her şeyi üretmemiz verimli olmadığı gibi kârlı da olamayabilecektir. Bu nedenle,  kalkınma da ihtiyaç duyulacak sermaye birikimine ulaşmak için iyi bir envanter(döküm) yapılarak, mevcutlarımızı iyi değerlendirip, rekabet ederek bizi büyütecek konulara yönelmemiz ve ihtisaslaşmamız gerekir. Malların ve hizmetin  üretiminde, alım satımında, ihracat da, turizm de, tarımda, enerji sektöründe, sağlık sektöründe gibi konular seçilerek rakiplerden daha iyi duruma gelerek para ve pazar  kazanılmak suretiyle ülkenin refah payı artırılabilir. Üretilen mal ve hizmetlerin en iyi değerle pazarlanması yanında bunları en optimal(uygun) maliyetle üretmek (birim zamanda en düşük maliyetle kaliteli mal ve hizmet üretmek) veya tedarik etmekte bu sürecin önemli bir aşamasının oluşturmaktadır. Bunun içinde iyi bir bilgi birikimi ve hinterlant oluşturulması gerekmektedir. İhtisaslaşma birim başına düşen marjinal maliyeti yani son üretimin veya hizmetin oluşturacağı ilave maliyeti düşüreceğinden, kalkınmanın temel taşını oluşturacaktır. Hedef ihtisaslaşarak, markalar oluşturarak, kalkınmada ivme (sıçrama) sağlayarak, kalkınma sürecini kısaltmak olmalıdır.

 

                                                                                    Ramazan MUTLU

Bu yazı toplam 379 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.