• BIST 97.380
  • Altın 144,344
  • Dolar 3,5577
  • Euro 3,9738
  • Aksaray 24 °C
  • Konya 20 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 20 °C

Kimin Samimi Olduğunu Ancak Rabbimiz Takdir Eder

Nilgün Güney

 İçinde olanı değiştirmeye  ve kendisini olduğundan faklı göstermeye çalışan bir insan yapmacık bir karaktere sahiptir. Gerçek samimiyet ise Allah’a karşı içli bir sevgi ve korku duyulması ile yaşanır.

“İman edip salih amellerde bulunanlar ve 'Rablerine kalpleri tatmin bulmuş olarak bağlananlar', işte bunlar da cennetin halkıdırlar. Onda süresiz kalacaklardır.’’ (Hud Suresi, 23)

İnsanın samimi olduğunu kendisi değil, Yüce Allah’ın takdir etmesi gerekmektedir. Çünkü insan en çok samimi olduğunu hissettiği bir anda dahi çok samimiyetsiz bir tutum içerisinde olabilir.

Bununla ilgili olarak, Peygamberlerin samimiyetini örnek verebiliriz. Onlar kendilerinin samimi oldukları kanaatine asla varmamışlardır. Allah onları samimi olarak bilir ve takdir eder. Bütün Peygamberler Allah’a samimi bir kalple bağlanmışlardır. Bu nedenle bütün Peygamberlere Yüce Allah samimi oldukları için en güzel ahlakı göstermeye, sorunlara en etkili çözüm yollarını bulmaya ve en hikmetli konuşmaları yapmaya layık görmüştür.

Gerçekten samimi olan bir insan Allah’ın dilemesiyle doğruyu ve yanlışı çok açık olarak görebilir. Çünkü samimi olan insanın kalbi Allah sevgisi ve Allah korkusu ile doludur. Bu nedenle samimiyet Allah’a teslim olmak, O’na layık bir kul olabilmek için çok önemli bir ahlak özelliğidir. Allah bir ayetinde, kalbinde Allah korkusu taşıyan kuluna doğruyu yanlıştan ayıran bir kavrayış vereceğini şöyle bildirmiştir:

“Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük fazl sahibidir.’’ (Enfal Suresi, 29)

Bir insan Hıristiyan ise ve Allah’ın varlığına, cehenneme, cennete ve ahirette hesaba çekileceğine kalben inanıyorsa ve kendi dininin gereği olan ibadetlerini yerine getiriyorsa bu kişinin Allah’ın cennetine girebileceği umut edilebilir. Aynı şekilde bir Musevi de kendi kitabındaki tahrif edilmemiş bölümlere inanıyor ve ibadetlerini yerine getiriyorsa, onun da yine cennete gidebileceği ve Allah’ın rızasını kazabileceği umut edilebilir. Eğer ki samimi ise ve İslam ile ilgili bilgisi yoksa, Hıristiyan da Musevi de cennet ile ödüllendirilebilir. Çünkü bu insanlar ehli fetret durumunda olurlar. Ehli fetret,  Kuran’a ve diğer İslamiyet ile ilgili dini kaynaklara ulaşamaması durumundaki insanlara denir.

Fakat kimse bir başkasının cennete veya cehenneme gideceği ile ilgili bir yorumda bulunamaz. Dini ne olursa olsun kimse, insanların cennetlik mi cehennemlik mi olduğunu anlayamaz. Samimi bir insan, Allah'ın rızasını kazanmak için çalıştığı sürece Yüce Allah'ın cennetini umabilir. İnsanların cennete ve ya cehenneme gideceklerini yalnızca Yüce Allah bilir.

Rabbiniz, sizin içinizdekini daha iyi bilir. Eğer siz salih olursanız, şüphesiz O da, (Kendisi'ne) yönelip dönenleri bağışlayıcıdır.’’ (İsra Suresi, 25)

Bu yazı toplam 1094 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.