• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • Aksaray 18 °C
  • Konya 16 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 15 °C

Kur’an okumayı bilmek yeterli olsaydı!

Sait Çamlıca

 

Çocukların cami dışında, ev veya okul sıralarında, Kur’an dersin görmeleri güzel bir gelişme. Ancak bu kararın alınmasından sonra, çok daha önemli işlerimizin olduğunu düşünüyorum.

Cumhuriyet tarihi boyunca, sınıf ortamında Kur’an dersi hiç işlenmedi. Ya evde anne babadan veya camide yaz kurslarında Kur’an harflerini okumayı öğrenmeye alışkın olan çocuklar, bundan sonra okul sıralarında Kur’an harfleriyle tanışacak. Biz buna hazırlıklı mıyız?

Neler yapılabilir?

Beşinci sınıf öğrencilerine Kur’an dersine girecek olan öğretmenler özel bir eğitimden geçirilmeli. Hem pedagojik açıdan, hem öğretim metotları konusunda istişareler yapılmalı. Çocuklara sadece Kur’an okumayı öğretmek değil, Kur’an perspektifinde hayata anlam katacak, hayatın sorunlarına çözüm üretilecek nesiller yetiştirmek için bu fırsatı iyi değerlendirmeliyiz.

“Kur’an dersine gelen hocadan nefret ettiğim için İmam Hatip Lisesinden kaydımı sildirdim!” diyen kız öğrenciyi hiç unutmadım. “Kalbine girmediğin insanın beynine de giremezsin, Peygamber bile olsan” kuralı her ders için geçerlidir. Kur’an dersine girecek olan öğretmen, kalbini kırdığı ve kendisinden nefret ettirdiği öğrencisini, Kur’an’dan uzaklaştıracak.

Bana sorarsanız Matematik öğretmeninin mesuliyeti ile Kur’an dersine girecek olan öğretmenin mesuliyeti arasında bir fark yoktur. İkisi de Allah’ın ilmini çocuklara sevdirmek veya Allah’ın ilminden çocukları nefret ettirmek gibi bir sorumluluğu taşıyor.

Çikolata ve Tevrat!

Yahudiler, çocuklarını Tevratla tanıştırırken, çocukların ellerine çikolata gibi hediyeler veriyorlar. Kur’an dersine girecek olan öğretmenler, ilk dersin, ilk intiba’nın ne kadar önemli olduğunu unutmamalı. İmkanları varsa, çocuklara ilk derste Kur’an’la beraber çikolata dağıtarak, tatlı tatlı derse başlayabilirler.

Bu konuda tek sorumluluk derse giren öğretmende değil elbette. Okul yöneticileri, İl-İlçe milli eğitim yöneticileri, hatta müftülükler ve bölgesel dernek ve vakıflarda bu konuda ellerinden gelen desteği vermeli. İl veya ilçe müftülüğü, ilk Kur’an dersinde dağıtılmak üzere hediyeler satın alarak Kur’an eğitimine destek vermeli.

Kur’an okuyabilmek yeterli olsaydı!

“Niye bu kadar abartıyorsun ki? Yasa geçti. Artık bütün okullarda Kur’an dersi seçmeli oldu” diye itiraz edecek olanlar vardır.

Kur’an harflerini bilmek ve Kur’an okuyabilen bir nesil yetiştirmek yeterli olsaydı, Arapça konuşan Ortadoğu ülkeleri, dünyanın süper gücü olurdu.

Kur’an okumanın birkaç adım ötesi içinde aynı şeyleri söylerdim. Kur’an okurken anlamını bilmek, Arapça konuşup yazabilmek yeterli olsaydı, Arapça konuşan ve yazan Ortadoğu ülkeleri, dünyanın süper gücü olurdu.

Demek ki, Kur’an dersini okullara seçmeli ders olarak koymak, atılması gerek yüz adımdan belki sadece bir tanesidir.  Çok daha önemli işlerimiz var.

Kur’an eczanesinden, insanlığın yaralarına merhem üretecek nesiller yetiştirmemiz gerekiyor. “Böyle bir nesil nasıl yetiştirilir?” sorusunun cevabını vermek, bu soruyu sormak kadar kolay olmuyor işte.

Kur’an okumayı bilenlerin sayısını çoğaltmanın yeterli olduğunu düşünenler, çok büyük hayal kırıklığı yaşayacaklar. Kur’an, kendisini okumayı bilen nesil yetiştirmek için indirilmedi. Kendisini anlayan nesil yetiştirmekte değildir, Kur’an’ın varlık sebebi. Mesajlarını, yaşadığı zamanın şartlarıyla birlikte doğru okuyabilen nesiller yetiştirmeliyiz. Hem yaşadığı zamanın şartlarını, fırsatlarını, tuzaklarını doğru okumalı, hem de Kur’an’ın çağlar üstü mesajlarından, yaşadığı çağın yaralarına merhem üretmeli.

“Neler yapılabilir?” sorusuna cevap olması için birkaç yazı daha yazacağım inşallah. Öylesine büyük bir boşluk var ki bu konuyla ilgili, birkaç yazı değil birçok kitap yazılmalı.

Zihinlere iyice nakşetsin diye tekrar ediyorum; Kur’an okumayı bilmek yeterli olsaydı, Arapça konuşan ülkeler dünyanın süper gücü olurdu.

Bu yazı toplam 605 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.