• BIST 83.048
  • Altın 147,105
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Aksaray -1 °C
  • Konya -7 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -5 °C

Kurban, sadakatin, teslimiyetin ve muhabbetin ortaya konmasıdır

Ömer Lütfi Ersöz

Hz. Adem  (a.s.)’ın çocukları Habil ile Kâbil, Allah (c.c.)’a birer kurban takdim ederler. Kâbil’in kurbanı  reddedilir  ve Habil’inki kabul olunur. Bu olay Kuran-ı Kerîmde şöyle anlatılır:“Onlara, Âdem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen kardeş, kıskançlık yüzünden), «Andolsun seni öldüreceğim» dedi. Diğeri de «Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder» dedi

Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerîm, takva sahibi olan bir gönül üzerinden bir başka kurban kıssasını anlatır: Uzun yıllar evlat hasretiyle yanıp tutuşan Hz. İbrahim(a.s.), Allah (c.c.)’dan bu hasretin bitmesini istiyordu.  Hz. İbrahim (a.s.)’ın duasını Yüce Mevlâ  kabul buyurmuş, Salih bir evlât lütfetmişti.Hz İbrahim verdiği söz gereği evlâdını kurban etmesi gerekiyordu.Bu husus Kur’an-ı Kerîmde şöyle ifade buyrulmaktadır:Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince: Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi. O da cevaben: Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşe Allah beni sabredenlerden bulursun, dedi. Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik. Geriden gelecekler arasında ona (iyi bir nam) bıraktık: İbrahim'e selam! dedik. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o, bizim Mü’min kullarımızdandır.” (SaffatSûresi âyet:102,111).    

  Bu âyetlerde, Hz. İbrahim’in oğlunu kurban etmesi anlatılır. Bu kıssa bir imtihandır. Bu imtihan, peygamber olan baba ile oğlu arasında cereyan etmiştir. Şöyle ki, Hz. İbrahim’in iki oğlu vardı: İsmail ve İshak. Kur’an-ı Kerim’de kurban edilecek çocuğun isminden söz edilmez. Ancak Müfessirlerin kanaatine göre bu, İsmail’dir. Zira olay göçten hemen sonra olmuştur ki, o zaman İsmail vardı. Ayrıca olay Mekke’de geçmiştir. Mekke’ye gelen de İsmail’dir. İbrahim (a.s.) gece rüyasında, birisinin kendisine, «Allah sana oğlunu boğazlamanı emrediyor» dediğini duymuş, sabah olunca bunun şeytandan mı, Rahmân’dan mı olduğu hususunda tereddüt etmiş, üç gece rüyayı üst üste görünce bunun Allah’tan olduğunu anlamıştır.Böylesine derin güzel hatıraları bünyesinde barındıran, kulu, Yaratıcısına yaklaştıran mübarek kurban günlerinin heyecanı İnanan gönüllerimizi bir kez daha sarmıştır.

Âyet-i Kerîmede:“Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele!”(Hac Sûresi âyet:37) buyrulmuştur.

  Bu âyet, genel olarak bütün ibadetlerde iyi niyet ve ihlâsın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Anlaşılıyor ki, ibadetlerimizde bizi Allah rızasına ulaştıracak olan temel unsur, kalplerimizin takvası, yani bu ibadetleri, gösterişten uzak olarak sırf Allah rızası için yapma çabasıdır. Nitekim Hz. Peygamber bir hadislerinde, «Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyeti ne ise, eline geçecek olan da odur» buyurmuşlardır.

 Arife, Bayram  ve fırsat bulduğumuz zaman dilimlerinde kabirleri ziyaret edip, Çokça tefekkür etmeliyiz. Okuyacağımız surelerin ecir ve mükâfatını ölmüş olan ecdadımıza göndermeliyiz. Bu kabir ziyaretleri ölülerimize karşı duyduğumuz sevgi ve saygının bir ifadesidir.Ayrıca kabir ziyareti, insanlara ahireti hatırlatır. Bu ziyaretler vesilesi ile bir gün mutlaka öleceğimizi hatırlamış oluruz.Bu hatırlama aslında hayatımızı daima güzel ahlak esaslarına göre yaşamamız gerektiğini de beraberinde getirir.Dünyanın imtihan yeri olduğu,dolayısı ile bu imtihanda mutlaka başarılı olmamız gerektiği anlayışı bizlerde hakim olmalıdır. Aslında ölüm, dinimize göre bir yok oluş değil, gerçek manada var oluşun başlangıcıdır.

Kurban İbadeti, cimriliğimizi tedavi ettiği gibi, Cömert olmamızı sağlar. İhtiyaç sahiplerini düşünüp yardım etme duygusuna sahip olmamızı sağladığı için, merhamet duygumuzu coşturur. Vermeyi, paylaşmayı, gerçek anlamda  gönülden yaşamamıza imkân sağlar. Kurbanımızın etinden, ihtiyaç sahiplerine verdikçe, çok özlü ve önemli dualar almamız kaçınılmaz olur. Kurbanlarımız; İhlâsımızı, Samimiyetimizi, sadakatimizi, teslimiyetimizi gösterir. Kurban, insanlıkla yaşıt en eski, ama eskimeyen, her yıl yenilenen, Allah (c.c.)’ın Rızasına eriştiren bir  ibadettir.

Kurban kesecek zenginliğe sahip kimse için akıl ve baliğ olmak şart değildir. Bu yüzden zengin olan bir çocuğun malından velisinin kurban kesmesi gerekir. Kurban Zilhiccenin onuncu gününden itibaren üç günlük süre içerisinde kesilebilir. Fakat birinci günü kesmek daha faziletlidir.

Cenab-ı Allah,Ümmet-i Muhammedi Kurban keserek yoksul ve düşkünleri gözeten, yapmış olduğumuz ibadet ve taatları kabul eylediği kullarının zümresine ilhak eylesin. Müslüman Kardeşlerimin her birinin Kurban Bayramlarını tebrik ederim.Bu müstesna günlerin birlik ve beraberliğimize vesile olmasını Yüce Mevla'dan niyaz eder, Sıhhat ve âfiyetler dilerim.

Bu yazı toplam 579 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.