• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • Aksaray 1 °C
  • Konya -2 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -2 °C

MİNİK KEDİM PİNİ

Fatih Uslu

 Bizim de muşamba ve susam kümülünden oluşan bir buçuk odalı bir evimiz vardı, göçmen kuşlar gibi kendimiz yapmıştık yuvamızı.

El emeği göz nuru bir evdi, bizatihi doğanın kendisiydi.

Isınma sistemi, Buderus yoğuşmalı sistem değil, sac sobalı boğuşmalı sistemdi; ama biz halimizden çok memnunduk.

Sobamızı yaktığımız zaman Hasankiya Yörükleri’nden Kazım Çavuş’tan, Gök Ahmet’ten, Mehmetçik’ten ya da Güler Oğlu İsmail’den hediye gelmiş olan yer fıstıklarını sobanın üzerine atardık. Fıstıktan yanık kokusu gelinceye kadar ellerimizle bir o tarafa bir bu tarafa çevirir, ellerimizi üfleyerek sobanın üzerinden aşağıya fırlattığımız fıstıklarımızı, diğer kardeşler bir taraftan yemeye başlardı bile…

Biz çocuklarda bir yemek telaşı başladı mı, minik kedimiz Pini de hemen harekete geçer, “miyav miyav” diye dolanırdı etrafımızda; fakat biz bir şey öğrenmiştik büyüklerimizden: “herkes kendi ekmeğini kazanmalı!” bu, bizim Pini için de geçerliydi.

Toroslarda ekmeğini kendi kazanamayıp yan gelip yatanlara “langa” diye hitap edilir ve gerek kedi-köpek olsun, gerekse insan olsun bu kural geçerlidir; Çalışmayana ekmek yoktur.

Kedimiz Pini artık sadece fare yakalamayacak, bundan böyle benim gözetimimde ona kuş yakalama teknikleri de öğretilecekti.

Aldım yanıma Pini’mi, çıktım doğaya…

İlk zamanlarda kapanda yakalamış olduğum kuşların yaralı olanlarından bazılarını önüne atarak ona kuşu yakalayabilecekmiş hissini verdim ve taze kuş etinin lezzetine alıştırdım. Daha sonra ilk denemelere başladım. Baktım ki, bir kelebek var, hemen ona yönlendirdim.

Pini karşısında sanki çok büyük bir av varmış gibi işi ciddiye alıyor, adeta yere yapışarak yürüyordu. İlk hamle başarıyla gerçekleşmiş, artık kendi avını yakalayacak hale gelmişti.

Pini ve ben iyi dosttuk. Birlikte kapan kurmaya giderdik, o kuş avlar, ben de kapanla kuş yakalamaya çalışırdım. İkimiz de iyi birer avcı olmuştuk.

Günün birinde Pini’yi karatavuk yerken görmüştüm; fakat onu gerçekten kendisi mi yakaladı, yoksa benim kapanımdan mı arakladı, orası hala bir muammadır.

Bu yazı toplam 1086 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.