• BIST 85.310
  • Altın 248,382
  • Dolar 6,0466
  • Euro 6,7481
  • Aksaray 19 °C
  • Konya 16 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 16 °C

Müfredat Değişikliği

Ömer Lütfi Ersöz

Geçtiğimiz hafta sonu Birlik Vakfında, Konya İl Milli Eğitim Müdürü Mukadder Gürsoy Kardeşimiz, Yeni Müfredat ile ilgili olarak çok güzel, özlü bilgiler verdiler. Programı organize eden, Konya Birlik Vakfı Başkanı Orhan Gündüz’e, sunumu gerçekleştiren, Konya İl Milli Eğitim Müdürü Mukadder Gürsoy’a ve emeği geçen, katılan bütün Kardeşlerimize kalb-i şükranlarımı sunarım.

     Mukadder Gürsoy Kardeşimiz, sunumunda olması gereken hususları örnekleri ile aktarıp, doyurucu bilgiler verdiler. Sunumunda özet olarak şu konulardan bahsetmişlerdir: “Türkiye’nin başta ilgili mevzuat olmak üzere eğitim sisteminin insan haklarına duyarlı ve muhtelif toplumsal kesimlerini dışlamayan bir şekilde yeniden kurgulanmasına ihtiyaç vardır. Böylece, farklılıklara saygı temelinde Anadolu da yaşayan bütün vatandaşları birbirine bağlayan ortak bir kültürün inşa edilmesi mümkündür.

Talim ve Terbiye Kurulu çok büyük oranda eğitim programlarının oluşturulması, ders kitaplarının hazırlanması ve onaylanması konularında temel aktör olduğu için özel bir Misyon üstlendiğini söyleyebiliriz.Mevcut Öğretim Programlarının İnceleme ve Değerlendirilmesi; 2016 yılı Haziran ayı itibariyle Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı sitesinde güncel halde bulunan öğretim programları genel ve özel amaçlar, içerik, kazanımlar, öğretme ve öğrenme süreci ve ölçme ve değerlendirme başlıkları altında incelenmiştir.

Programların;Temel insan hak ve özgürlükleri yeterince gözetmediği, ayrımcılık içeren hususlar olduğu, Öğrenci düzeyine uygunluğu bulunmayan örneklere rastlandığı,Belirtilen bazı kazanımların tam olarak anlaşılmadığı,Yeterince desteklenmediği, öğrenci düzeyine uygun olmayan örneklerinin bulunduğu, Öğrencinin ileri düzey düşünme becerilerinin yeteri kadar dikkate alınmadığı,Amaçlarla ilişkili olmayan kazanımlara yer verildiği, Kazanımların gündelik hayatla ilişkilerinin yeterince güçlü olmadığı gibiÖğrenme ve öğretme süreçlerinin amaca uygunluğu ve kalitesi ile öğrenci başarılarının ÖSYMtarafından yapılan merkezi sınavlara devretmek zorunda bırakılmıştır. Hem sonuç, hem süreç, Sonuca odaklanmaktadır.

Türkiye’ de ki mevcut eğitim düzenlemelerinde, müfredat ve ders kitaplarında; toplumumuzun temel değerleriyle tezat teşkil eden ifadeler yer almaktadır.Son yıllarda eğitimde önemli değişimler ve ciddi iyileşmeler gerçekleştirilmiş olsa da müfredat ve ders kitapları hala belli bir ideolojiye katı bağlılığı öngörmektedir.Baskıcı, aşırı ideolojik, tek tipçi ve farklılıklara izin vermeyen bir eğitim sistemi yerine; öğrencilerimizin kendi değerleriyle barışık yetişmesini, kendilerini en iyi şekilde gerçekleştirebilmelerini, yeni gelişmelere açık olmalarını ve böylece dünyayla rahatlıkla rekabet edebilmelerini sağlayacak bir eğitim sistemine geçilmelidir.Bundan dolayı; kendine güvenen, araştıran, sorgulayan, kendi iradesine sahip çıkan ve herhangi bir ideolojiye körü körüne bağlı olmayan, demokratik ve farklılıklara saygı duyan fertlerin yetişmesi için müfredat reformunun yapılması gereklidir.Eğitim sistemini düzenleyen en üst temel belge olan Anayasa’dan başlayarak ilgili tüm mevzuat değiştirilmelidir.

Giriş; Sonuç; Öneriler

Yeni Türkiye ve demokratikleşme Vizyonu, öğretim programıyla bütünleşmelidir. 1960, 1971, 1980 ve 1997’ de yaşanan askeri darbelerin demokrasinin gelişmesine ve hayatın olağan akışına yaptıkları olumsuz etkilere öğretim programlarında geniş yer verilmelidir.Aynı şekilde, 15 Temmuz 2016’da yaşanan hain darbe girişimi ve bu girişimin milletin doğrudan müdahalesiyle püskürtülmesi de öğretim programlarında yer almalıdır. 

Talim ve Terbiye Kurulu yeniden yapılandırılmalıdır. Sivilleşme, normalleşme ve demokratikleşme ihtiyacı vardır.Toplumun beklentilerini karşılayan öğretim programları hazırlama Misyonunu üstlenmesi gerekmektedir.

Ayrıntılı öğretim programları yerine standartlar benimsenmelidir. Empatik ve eleştirel bir milli tarih/kültür anlayışı benimsenmelidir. Din eğitimi, toplumsal talepler temelinde yeniden yapılandırılmalıdır.

OECD ülkeleri ile Türkiye’de ki görülen en önemli farklardan biride Türkiye’de din ve ahlak eğitimi daha geç başlamakta ve ilkokulda çok sınırlı bir oranda verilmektedir.  OECD ülkelerinde olduğu gibi birinci sınıftan itibaren verilmelidir.

Öğretim programları geliştirme süreci sürekli izlenmeli ve katılımcı bir şekilde geliştirilmelidir. Öğretim programlarında yer verilecek konular hayatla ve ihtiyaçlarla ilişkili, öğrenmeye özendirici ve ilgi uyandırıcı olmalıdır.

Müfredat Reformuna İhtiyaç

Cumhuriyet Dönemi müfredat değişikliklerinde öne çıkan husus, Osmanlı eğitim sisteminden kopuş ile beraber devletin kendisine batı medeniyeti eksenli ve köklü yeni bir rota çizmiş olmasıdır. Türkiye’ de önemli yeniliklerin yaşandığı müfredat değişimlerinin 1924, 1927, 1938, 1949, 1956-57, 1970-72, 1982, 1991-92, 1997, 2005, 2012-13 yıllarında gerçekleştiği söylenebilir.Müfredat yeniliklerinin ortalama 8-10 yılda yapıldığı görülmektedir. 2004-2005 yılında hazırlanan yeni müfredatın, öğrenci merkezli, yapılandırmacı ve çoklu zekâ kuramı esasına göre, öğrenciye eleştirel ve düşünme imkânı veren, ezberci olmayan bir eğitim sistemi olduğu vurgulanmıştır.2012 yılından itibaren, eğitim sistemini, demokratik ve çoğulcu bir hale getirmeye ve aşırı militarist vurguyu azaltmaya yönelik hamleler yapılmıştır. Bu anlamda “ Andımız” ın zorunlu okutulmasının kaldırılması, Milli Güvenlik dersinin kaldırılması, 19 Mayıs kutlamalarının artık okullarda kutlanmaması kararı örnek olarak gösterilebilir. 2005 yılında köklü bir değişiklik yapılarak, davranışçı yaklaşımdan, yapılandırmacı yaklaşıma geçildi ve tüm öğretim programları yenilendi.

    Milli Eğitim Bakanlığının mevcut çalışmaları, yeni program oluşturmaya yönelik değil, mevcut programın güncellenmesi ile ilgili çalışmalardır.Yapılandırmacı öğretim yaklaşımı.Aktif öğrenme (Dinamizm).Öğrenci merkezlilik. Bilgi, beceri, değer ve davranış dengesi. Öğrencilerin sürece dayalı olarak değerlendirilmesi (Sonuç değil süreç odaklılık). Kronolojik düşünme, sorgulama ve eleştirmeye dayalı araştırma becerileri. Çoklu zekâ kuramına uygun kazanım çeşitliliği. Biçim ve uygulama (Etkinlik temelli öğrenmeye dayalı uygulamalar), ana başlıkları altında özetlenebilir.

Davranışçı Yaklaşım;Bilgi yoğunluğu nedeniyle öğrenciler ve öğretmenler mekanik bir biçimde programı yetiştirme stresi yaşamaktadır.Yoğun bir bilgi aktarımı söz konusudur; Öğrenciler aktarılan bilgileri anlamak yerine ezberlemeye yönlendirilmektedir.Bütün öğrenciler aynı yöntemlerle öğrenmeye yönlendirilmektedirler. Öğrenme stillerindeki farklılıklar dikkate alınmamaktadır.

Yapılandırmacı Yaklaşım;Öğrencilerin temel yaşam becerilerini kazanmaları esastır. Öğrenciler bir yandan bilgileri yapılandırırken bir yandan da temel yaşam becerilerini kazanmaları üzerine kurulu esnek ve dinamik bir programdır.Öğrencinin günlük hayatında kullanabileceği ve kendisine gerekli olan temel bilgiler, kendi deneyimleri sonucunda yine kendisi tarafından yapılandırılmaktadır.Bireysel farklılıklar nedeniyle her öğrencinin farklı zekâ alanlarında ve farklı öğrenme stillerini kullanarak daha iyi öğrenebileceği varsayımı benimsenmiştir.

İçerik temelli olmaktan ziyade beceri temelli hale getirerek, Öğretim programlarının askı süreci, paydaşların sürece katılmaları ve ortak aklı bulmak için vardır. Test temelli ve ezberci anlayışların yerini, öğrenci mutluluğunu temel alan, deneyimsel ve aktif süreçlerin almasıyla, içeriğin sadeleştirilip, becerilerin çeşitlendirildiği ve kazandırıla bilirliğinin sağlanmasına yönelik personel yeterliklerinin attırılması ile yararlı olacağı aşikârdır.

Temel Beceri ve Yeterlilikler:Ana dil okuryazarlığı. Beden Eğitimi ve spor yeterlilikleri. Bilgi okuryazarlığı. Bilgi ve iletişim teknolojileri okuryazarlığı. Bilim okuryazarlığı İnsan hakları ve demokratik  duyarlılıkyeterlilikleri.  Matematik okuryazarlığı. Öğrenme yeterlilikleri. Öz-farkındalık. Sanat yeterlilikleri. Temel hayatyeterlilikleri. Yabancı dil okuryazarlığı ve yeterlilikleri. Yurttaşlık bilgisi ve bilinci Değerler eğitimi.

İçerik temelli anlayışlardan, beceri temelli anlayışlara geçiş ile;

Yeni bilgi üreten, Var olan bilgiyi etkili kullanan, Problem çözen, Değerlerle donanmış, Eğitimin uzak amaçlarına yönelik, Çağla değişen, değişimle gelişen bireylerin yetişmesine katkı sağlayacaktır.

Öğretim programları güncelleme çalışmalarında bazı hedefler;

     İçerik temelli anlayıştan, beceri temelli anlayışa geçiş ile elde edilenler, fertlerin gelişmesine olumlu etkiler yapacaktır. Ayrıca Müfredatın öğrencilerin bireysel özelliklerini dikkate alan, onları standardize etmeyen, tek tipçiliğidayatmayan bir şekilde tasarlanması gerekir.En önemlisi de herhangi bir müfredat reformunun da başarıya ulaşması için, gerek program geliştirmede gerekse de uygulamada öğretmene anlamlı ve merkezi bir rol verilmesi gereklidir.” Diyerek konuşmasını tamamlamıştır.

     Müfredat değişikliği ile arzu ettiğimiz, Milli, Manevi, ahlâki değerlerimizle mücehhez, bilgi-becerileri ön plâna çıkarılan fertlerin  yeni icatlar yaparak, Türkiye’mizi maddi ve manevi yönden arzu ettiğimiz anlamda kalkındıracak, Asım’ın nesillerini yetiştirmemiz duası ile sıhhat ve âfiyetler dilerim.

Müfredat Değişikliği

Geçtiğimiz hafta sonu Birlik Vakfında, Konya İl Milli Eğitim Müdürü Mukadder Gürsoy Kardeşimiz, Yeni Müfredat ile ilgili olarak çok güzel, özlü bilgiler verdiler. Programı organize eden, Konya Birlik Vakfı Başkanı Orhan Gündüz’e, sunumu gerçekleştiren, Konya İl Milli Eğitim Müdürü Mukadder Gürsoy’a ve emeği geçen, katılan bütün Kardeşlerimize kalb-i şükranlarımı sunarım.

     Mukadder Gürsoy Kardeşimiz, sunumunda olması gereken hususları örnekleri ile aktarıp, doyurucu bilgiler verdiler. Sunumunda özet olarak şu konulardan bahsetmişlerdir: “Türkiye’nin başta ilgili mevzuat olmak üzere eğitim sisteminin insan haklarına duyarlı ve muhtelif toplumsal kesimlerini dışlamayan bir şekilde yeniden kurgulanmasına ihtiyaç vardır. Böylece, farklılıklara saygı temelinde Anadolu da yaşayan bütün vatandaşları birbirine bağlayan ortak bir kültürün inşa edilmesi mümkündür.

Talim ve Terbiye Kurulu çok büyük oranda eğitim programlarının oluşturulması, ders kitaplarının hazırlanması ve onaylanması konularında temel aktör olduğu için özel bir Misyon üstlendiğini söyleyebiliriz.Mevcut Öğretim Programlarının İnceleme ve Değerlendirilmesi; 2016 yılı Haziran ayı itibariyle Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı sitesinde güncel halde bulunan öğretim programları genel ve özel amaçlar, içerik, kazanımlar, öğretme ve öğrenme süreci ve ölçme ve değerlendirme başlıkları altında incelenmiştir.

Programların;Temel insan hak ve özgürlükleri yeterince gözetmediği, ayrımcılık içeren hususlar olduğu, Öğrenci düzeyine uygunluğu bulunmayan örneklere rastlandığı,Belirtilen bazı kazanımların tam olarak anlaşılmadığı,Yeterince desteklenmediği, öğrenci düzeyine uygun olmayan örneklerinin bulunduğu, Öğrencinin ileri düzey düşünme becerilerinin yeteri kadar dikkate alınmadığı,Amaçlarla ilişkili olmayan kazanımlara yer verildiği, Kazanımların gündelik hayatla ilişkilerinin yeterince güçlü olmadığı gibiÖğrenme ve öğretme süreçlerinin amaca uygunluğu ve kalitesi ile öğrenci başarılarının ÖSYMtarafından yapılan merkezi sınavlara devretmek zorunda bırakılmıştır. Hem sonuç, hem süreç, Sonuca odaklanmaktadır.

Türkiye’ de ki mevcut eğitim düzenlemelerinde, müfredat ve ders kitaplarında; toplumumuzun temel değerleriyle tezat teşkil eden ifadeler yer almaktadır.Son yıllarda eğitimde önemli değişimler ve ciddi iyileşmeler gerçekleştirilmiş olsa da müfredat ve ders kitapları hala belli bir ideolojiye katı bağlılığı öngörmektedir.Baskıcı, aşırı ideolojik, tek tipçi ve farklılıklara izin vermeyen bir eğitim sistemi yerine; öğrencilerimizin kendi değerleriyle barışık yetişmesini, kendilerini en iyi şekilde gerçekleştirebilmelerini, yeni gelişmelere açık olmalarını ve böylece dünyayla rahatlıkla rekabet edebilmelerini sağlayacak bir eğitim sistemine geçilmelidir.Bundan dolayı; kendine güvenen, araştıran, sorgulayan, kendi iradesine sahip çıkan ve herhangi bir ideolojiye körü körüne bağlı olmayan, demokratik ve farklılıklara saygı duyan fertlerin yetişmesi için müfredat reformunun yapılması gereklidir.Eğitim sistemini düzenleyen en üst temel belge olan Anayasa’dan başlayarak ilgili tüm mevzuat değiştirilmelidir.

Giriş; Sonuç; Öneriler

Yeni Türkiye ve demokratikleşme Vizyonu, öğretim programıyla bütünleşmelidir. 1960, 1971, 1980 ve 1997’ de yaşanan askeri darbelerin demokrasinin gelişmesine ve hayatın olağan akışına yaptıkları olumsuz etkilere öğretim programlarında geniş yer verilmelidir.Aynı şekilde, 15 Temmuz 2016’da yaşanan hain darbe girişimi ve bu girişimin milletin doğrudan müdahalesiyle püskürtülmesi de öğretim programlarında yer almalıdır. 

Talim ve Terbiye Kurulu yeniden yapılandırılmalıdır. Sivilleşme, normalleşme ve demokratikleşme ihtiyacı vardır.Toplumun beklentilerini karşılayan öğretim programları hazırlama Misyonunu üstlenmesi gerekmektedir.

Ayrıntılı öğretim programları yerine standartlar benimsenmelidir. Empatik ve eleştirel bir milli tarih/kültür anlayışı benimsenmelidir. Din eğitimi, toplumsal talepler temelinde yeniden yapılandırılmalıdır.

OECD ülkeleri ile Türkiye’de ki görülen en önemli farklardan biride Türkiye’de din ve ahlak eğitimi daha geç başlamakta ve ilkokulda çok sınırlı bir oranda verilmektedir.  OECD ülkelerinde olduğu gibi birinci sınıftan itibaren verilmelidir.

Öğretim programları geliştirme süreci sürekli izlenmeli ve katılımcı bir şekilde geliştirilmelidir. Öğretim programlarında yer verilecek konular hayatla ve ihtiyaçlarla ilişkili, öğrenmeye özendirici ve ilgi uyandırıcı olmalıdır.

Müfredat Reformuna İhtiyaç

Cumhuriyet Dönemi müfredat değişikliklerinde öne çıkan husus, Osmanlı eğitim sisteminden kopuş ile beraber devletin kendisine batı medeniyeti eksenli ve köklü yeni bir rota çizmiş olmasıdır. Türkiye’ de önemli yeniliklerin yaşandığı müfredat değişimlerinin 1924, 1927, 1938, 1949, 1956-57, 1970-72, 1982, 1991-92, 1997, 2005, 2012-13 yıllarında gerçekleştiği söylenebilir.Müfredat yeniliklerinin ortalama 8-10 yılda yapıldığı görülmektedir. 2004-2005 yılında hazırlanan yeni müfredatın, öğrenci merkezli, yapılandırmacı ve çoklu zekâ kuramı esasına göre, öğrenciye eleştirel ve düşünme imkânı veren, ezberci olmayan bir eğitim sistemi olduğu vurgulanmıştır.2012 yılından itibaren, eğitim sistemini, demokratik ve çoğulcu bir hale getirmeye ve aşırı militarist vurguyu azaltmaya yönelik hamleler yapılmıştır. Bu anlamda “ Andımız” ın zorunlu okutulmasının kaldırılması, Milli Güvenlik dersinin kaldırılması, 19 Mayıs kutlamalarının artık okullarda kutlanmaması kararı örnek olarak gösterilebilir. 2005 yılında köklü bir değişiklik yapılarak, davranışçı yaklaşımdan, yapılandırmacı yaklaşıma geçildi ve tüm öğretim programları yenilendi.

    Milli Eğitim Bakanlığının mevcut çalışmaları, yeni program oluşturmaya yönelik değil, mevcut programın güncellenmesi ile ilgili çalışmalardır.Yapılandırmacı öğretim yaklaşımı.Aktif öğrenme (Dinamizm).Öğrenci merkezlilik. Bilgi, beceri, değer ve davranış dengesi. Öğrencilerin sürece dayalı olarak değerlendirilmesi (Sonuç değil süreç odaklılık). Kronolojik düşünme, sorgulama ve eleştirmeye dayalı araştırma becerileri. Çoklu zekâ kuramına uygun kazanım çeşitliliği. Biçim ve uygulama (Etkinlik temelli öğrenmeye dayalı uygulamalar), ana başlıkları altında özetlenebilir.

Davranışçı Yaklaşım;Bilgi yoğunluğu nedeniyle öğrenciler ve öğretmenler mekanik bir biçimde programı yetiştirme stresi yaşamaktadır.Yoğun bir bilgi aktarımı söz konusudur; Öğrenciler aktarılan bilgileri anlamak yerine ezberlemeye yönlendirilmektedir.Bütün öğrenciler aynı yöntemlerle öğrenmeye yönlendirilmektedirler. Öğrenme stillerindeki farklılıklar dikkate alınmamaktadır.

Yapılandırmacı Yaklaşım;Öğrencilerin temel yaşam becerilerini kazanmaları esastır. Öğrenciler bir yandan bilgileri yapılandırırken bir yandan da temel yaşam becerilerini kazanmaları üzerine kurulu esnek ve dinamik bir programdır.Öğrencinin günlük hayatında kullanabileceği ve kendisine gerekli olan temel bilgiler, kendi deneyimleri sonucunda yine kendisi tarafından yapılandırılmaktadır.Bireysel farklılıklar nedeniyle her öğrencinin farklı zekâ alanlarında ve farklı öğrenme stillerini kullanarak daha iyi öğrenebileceği varsayımı benimsenmiştir.

İçerik temelli olmaktan ziyade beceri temelli hale getirerek, Öğretim programlarının askı süreci, paydaşların sürece katılmaları ve ortak aklı bulmak için vardır. Test temelli ve ezberci anlayışların yerini, öğrenci mutluluğunu temel alan, deneyimsel ve aktif süreçlerin almasıyla, içeriğin sadeleştirilip, becerilerin çeşitlendirildiği ve kazandırıla bilirliğinin sağlanmasına yönelik personel yeterliklerinin attırılması ile yararlı olacağı aşikârdır.

Temel Beceri ve Yeterlilikler:Ana dil okuryazarlığı. Beden Eğitimi ve spor yeterlilikleri. Bilgi okuryazarlığı. Bilgi ve iletişim teknolojileri okuryazarlığı. Bilim okuryazarlığı İnsan hakları ve demokratik  duyarlılıkyeterlilikleri.  Matematik okuryazarlığı. Öğrenme yeterlilikleri. Öz-farkındalık. Sanat yeterlilikleri. Temel hayatyeterlilikleri. Yabancı dil okuryazarlığı ve yeterlilikleri. Yurttaşlık bilgisi ve bilinci Değerler eğitimi.

İçerik temelli anlayışlardan, beceri temelli anlayışlara geçiş ile;

Yeni bilgi üreten, Var olan bilgiyi etkili kullanan, Problem çözen, Değerlerle donanmış, Eğitimin uzak amaçlarına yönelik, Çağla değişen, değişimle gelişen bireylerin yetişmesine katkı sağlayacaktır.

Öğretim programları güncelleme çalışmalarında bazı hedefler;

     İçerik temelli anlayıştan, beceri temelli anlayışa geçiş ile elde edilenler, fertlerin gelişmesine olumlu etkiler yapacaktır. Ayrıca Müfredatın öğrencilerin bireysel özelliklerini dikkate alan, onları standardize etmeyen, tek tipçiliğidayatmayan bir şekilde tasarlanması gerekir.En önemlisi de herhangi bir müfredat reformunun da başarıya ulaşması için, gerek program geliştirmede gerekse de uygulamada öğretmene anlamlı ve merkezi bir rol verilmesi gereklidir.” Diyerek konuşmasını tamamlamıştır.

     Müfredat değişikliği ile arzu ettiğimiz, Milli, Manevi, ahlâki değerlerimizle mücehhez, bilgi-becerileri ön plâna çıkarılan fertlerin  yeni icatlar yaparak, Türkiye’mizi maddi ve manevi yönden arzu ettiğimiz anlamda kalkındıracak, Asım’ın nesillerini yetiştirmemiz duası ile sıhhat ve âfiyetler dilerim.

Bu yazı toplam 1361 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.