• BIST 110.477
  • Altın 275,921
  • Dolar 5,8011
  • Euro 6,4759
  • Aksaray 9 °C
  • Konya 11 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 12 °C

Müminler Ancak Müminlerle Kardeştir

Hacı Ahmet Ünlü

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle…

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse sapıttıramaz, sapıttırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez. Şahadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şahadet ederim ki, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve rasuludür… 

Bundan sonra:

Kardeşlerim! Bildiğiniz üzere Rabbimiz Allah Azze ve Celle tüm îmân ehlini birbirine kardeş kılmıştır. Bu da Müslümanlara karşı kardeşlik hukukuna riayetle hareket etmek zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Bunda hiçbir Müslümanın istisnai bir durumu yoktur. Allah Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır:

“Mü’minler ancak kardeştirler.” [el-Hucurat: 48/10]

Allah Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem ise şöyle buyurmuştur:

“Müslüman Müslümanın kardeşidir.” [Buhârî-Müslim]

Evet, bizi birbirimize kardeş kılan Allah’a hamd ediyoruz.

Kardeşlerim! Burada idrak edilmesi gerekli olan nokta, “kardeş olmak neyi gerektirir?” sorusunun altında yatmaktadır. Bu soruya Allah Rasûlünün hadislerinden cevaplar arayalım. Bakalım kardeşlik hukukunun gereklerini nasıl açıklamış:

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de (kamil manada) iman etmiş olmazsınız.” [Müslim-Ebû Dâvud]

Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem hadîsi şerifte, cennete girebilmek için iman ehli olmanın şart olduğunu açıkladıktan sonra, Müslümanaların birbirlerini sevmeyi gerektirir. Dili, rengi, ırkı ve ülkesi göz önüne alınmadan sadece Müslümanlığından dolayı Müslümanı sevmek, kardeşlik hukukundandır. Diğer bir hadîsi şerif ise şöyledir:

“Hiçbiriniz kendisi için sevdiğini (istediğini Müslüman) kardeşi için de sevmedikçe (kamil manada) iman etmiş olamaz.” [Buhârî-Müslim]

Kardeşlerim! Bu hadisi şerifte, Müslümanın kendisi için istediği güzel şeyleri kardeşi için de istemesinin, kamil manada bir imana ulaşmak için gerekli olduğu ifade edilmiştir. Nefsimiz için Allah’tan afiyet, geçim rahatlığı, sağlık ve huzur gibi şeyleri istiyorken, bunu kardeşlerimiz için de Rabbimizden dilemeliyiz. Kendimiz için şehadet, cennet ve güzel nimetler isterken, aynı şeyleri kardeşlerimiz için de  Allah-u Teala’dan talep etmeliyiz. Zillet ve rezillikten, münafıklıktan ve kötü sondan nasıl Allah’a sığınıyorsak, aynı şekilde kardeşlerimiz için de bu tür kötü şeylerden Allah’a sığınmalıyız. İşte bizden istenilen kardeşlik hukuku bunu gerektirmektedir. Başka bir hadisi şerif şöyledir:

“Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (zalime) teslim etmez. Kim, Müslüman kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allâh da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanın bir kusurunu örterse, Allah da kıyamet günü onun  kusurunu örter.” [Buhârî-Müslim]

Kardeşlerim! Ne güzel bir hadîsi şerif. Nasılda kardeşliğin gereği olan şeyleri cem etmiş. Hadiste Müslümanların kardeş olduğu ifade edildikten sonra Müslümanların birbirine zulmetmeyeceği söylenmiştir.

Evet, Müslümanlar birbirlerine zulmetmez ve zulmedemezler. Müslümanın müslümana kanı, canı, malı, ırzı ve şerefi haramdır. Müslüman, İslâm’ın kurumasında olan bu değerleri çiğneyemez. Çiğnerse işte orada zulüm var demektir. Haksız yere bir Müslümanı öldürmek, malını almak, ırzına ve şerefine dil uzatmak Allah’ın gadabını çeken büyük suçlardandır. Rabbim bizleri korusun.

Burada uyarmak istediğim bir nokta var. Müslümanlar genelde can ve mal noktasında dikkat etmekteler. Fakat Müslümanın Allâh’ın korumasındaki şerefine dil uzatma noktasında pek de o kadar dikkat etmemekteler. Hayırdan başkasına sarf edilmemesi gerekli olan dil, maalesef gıybet, su-i zan ve nemmamlık gibi sevapları hızlıca tüketen cürümleri işlemektedir. Önce nefsimi sonra da sizleri bu çirkin işten sakındırırım. Rabbim bizleri korusun.

Hadiste Müslümanın Müslümanı koruyacağı ve zalime teslim etmeyeceği söylenmektedir. Öyleyse önce zâlim olmayacağız ve zalimlere karşı kardeşlerimizi koruyacağız. Yukarıda saydığım can, mal, ırz ve şeref gibi tüm hususlar buna dahildir. Dikkat edin! Kardeşlerinizi  koruyun. Allah da sizi, dünya ve ahiret korusun.

Müslümanın Müslüman kardeşinin lüzumlu ihtiyaçlarına ve sıkıntılarına karşı kör ve sağır olamayacak olduğu; kusurlarını faydasız yere başkalarına anlatma noktasında ise dilsiz olması gereği yine hadîste ifade edilmiştir. Öyleyse güç nispetinde Müslümanları gözetip kollamak, koruyup ihtiyaçlarını görmek, sıkıntılarını giderip, kusurlarını örtmek kardeşlik hukukundandır. Kim böyle yaparsa Allah da onu ödüllendirir, dünya ve ahiret mükafatlandırır. Allah Azze ve Celle ayeti kerimesinde şöyle buyurmaktadır:

“Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah’tan korkup sakının; umulur ki esirgenirsiniz.” [el-Hucurat: 48/10]

Allâh’u Teâlâ, Mü’minlerin kardeş olduklarını beyan ettikten sonra, onların aralarını düzeltmenin gereğini ifade etmiştir. Evet, Allâh Azze ve Celle, insan olma hasebiyle Müslümanlar arasında meydana gelebilecek olan tatsız şeylerin, sürtüşmelerin, kırgınlıkların ve küslüklerin kaldırılması noktasında görevi gene gücü yeten Müslümanlara vermiştir. Gücü yeten Müslümanların bu görevi yerine getirmeleri mutlaka gereklidir.

Allâh Azze ve Celle ayetin sonunda ise kardeşlik hukukuna riayet ederek, korkup zalim olmaktan sakınanların bağışlananlardan olacaklarını  haber vermektedir. Rabbim bizleri onlardan kılsın.

Kardeşlerim! Kardeşlik hukukuna dair daha yazılacak birçok şey olmasına rağmen burada ayet ve hadîslerle açıklamaya çalıştığım ilkeler, kardeşlik hukukun temelleridir. Rabbimiz bizlere, kardeşlik hukukuna uygun hareket edebilmeyi nasib etsin. Bizleri bağışlasın, kıyâmet gününün o dehşet dolu anlarında bizi arşın gölgesinde olanlardan kısın. Allâhumme âmin…

Bu yazı toplam 188 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.