• BIST 97.533
  • Altın 145,761
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Aksaray 15 °C
  • Konya 15 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

Müslüman dürüst ve samimi olmalı

Erdoğan Kaya

 Ben kutlu doğum haftası nedeni ile İslam dinini nasıl yaşıyoruz, nasıl kutluyoruz, içtimai hayatımızda neler yapıyoruz buna bakmak istiyorum. Hz. Peygamber (a.s.v)’ı nasıl görüyor nasıl yaşıyoruz ona bakmak istiyorum. Peygamberimizi mesele anmak mı, onu tanımak ve onu yaşamak mı?

     Yaşamak ve anlamak yerine konuşan ve gösterişten öteye gitmeyen bir toplumuz. Peygamberimizi anlamak için, Siyer-i nebiyi okumak ve onu özümsemek lazım. Onun hayatını okuyacağız, okumakla kalmayıp bize ne veriyor ne anlatıyor onu anlayabilyormıyuz?

     Haksızlıklar karşısında menfaatimize olsada olmasa da doğru olanı yapabiliyormuyuz? Garibanın hak ve hukukuna ne kadar riayet ediyoruz? Bunları lafla mı yoksa gerçekten mi yapabiliyoruz? Eğer gerçekten yapabilsen bugün yeryüzünde mazlum sefil Müslüman olur mu? Haksız yere zalimlerin zulmü içinde ezilen insan kalır mı?

     Ben şahsen Yaşar Nuri Öztürk’ünbirçok fikrine karşı olmama rağmen şu cümlesini çok beğenirim: “ Allah ile aldatmak” bunu kitap olarak da yazdı. Müslümanım diye geçinen ve mangalda kül bırakmayan çok insanlar vardır, dini simge ve kendisine siper olarak kullanır ve samimi insanları dolandırırlar. Zekâtın ve sadakanın yeri belli iken kapısından bile geçirilmeyecek yerlere Allah ve Peygamberi alet ederek oraya verdirirler.

      Bunun adına Allah ile aldatmak denir ve sahtekârlıktır. Hayır ve hasenatın nereye verileceği bellidir, kimlere verilir kimlere verilmez fıkıh kitaplarımızda apaçık yazılıdır. Be kardeşim açta oraya bir bak bakalım nereye verilir, nereye verilmez gör.

      Din kimsenin şahsi malı olmadığı gibi, şahıslarında tekelinde değildir. Ne dernek, ne cemaat, ne tarikat, ne hacı, ne hocanın, ne partilerin, ne de tarikat liderlerinin babasının malı değildir. Okuyup anlayan, onu yaşayan, Kuran ve Sünnete inanan ve onun üzerine yaşayan herkesin malıdır. Bunu yaşayan insanın devleti, ırkı, rengi ne olursa olsun onunda malıdır.

      Din kimseye özel inmiş, onun elinde kullanılan bir araç değildir. Dünyaya gelen her insanın hayatına İslam ahlakını, itikadını, yaşamını ve Allaha kulluğunu göstermesi için ona verilmiş bir ilahi emir ve yaşam biçimidir.

     Sadece ben Allah ve Peygambere inanıyorum demekle hiçbir şey halledilmiyor. Allah ve Peygambere ne kadar inanırsan inan, itikat ve inancın bozuksa boşa yaşıyorsun demektir. Harama helal, helale de haram diyorsan yandın. Önemli olan haram ve helali bilerek ve itikadını da düzgün tutmakla iyi bir Müslüman olabilirisin.

     Eğer haramı haram bilerek yaparsan tövbe eder kurtulursun. Helal dersen Allah korusun ahiretini mahvedersin. İdareciler beytül mala dikkat etmiyor, gereksiz harcama yapıyorsa yüz sefer kendini dindar olarak lanse etsin dursun, boşa ediyordur. Dürüstlük lafla değil icraatta da olmalıdır. Kulunun bilmesi hiç önemli değil yeterki Allah bilsin o razı olsun yeter.

      Peygamber Efendimizin her yaşamı ve uygulaması bize örnektir. Allah resulü diyor ki, eşler arasında eğer memnuniyetsizlik, anlaşamamak ve yeterlilik yoksa al bir hanım daha diyor. Yetmedimi al bir daha diyor, ama yok olmaz gayri resmi yaşayıp fuhuş yapacağım diyorsan bunun neresi ona inanmak ve onun yaşamını örnek almak.

      Efendim medeni kanun bunu engelliyor, medeni kanun başkalarını yuvasını yıkıp fuhuşa teşvik mi et diyor? Sana helal yönünü ve doğrusunu göstermiyor mu? Gayri meşru hayat normal, helal olan haram mı diyor? Ben burada Allah’ın kanun ve nizamını söylüyorum, başkası senin meselen beni o ilgilendirmiyor.

     Müslüman dürüst ve yaşamı ile örnek olan bir insan olmalı. Alnını secdeden hiç kaldırma, dürüst değil, itikadın bozuk ve İslam ölçülerinin dışında yaşamın varsa boşa namaz kılıyorsun.

     Uzun lafın kısası, Kutlu Doğum haftasını kutlamak lafla olmamalı. Onu yaşayıp hayatımıza ölçü almalıyız, Müslüman becerikli ve halkına ve topluma yararlı olmalıdır. Laf olsun diye bu günler gündeme getirilmeden Kuran ve Sünnet ışığı içinde yaşamalıyız. Yoksa laftan öteye giden bir yaşamımız olur. Onun için Peygamber Efendimizin veda hutbesini iyi okuyup anlamak lazım.

Bu yazı toplam 628 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.