• BIST 108.786
  • Altın 272,793
  • Dolar 5,8078
  • Euro 6,4273
  • Aksaray 1 °C
  • Konya 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C

Narkoz altında gerdek

Narkoz altında gerdek
Milliyet.com.tr yazarı Yaşam Koçu ve Evlilik Danışmanı Yeşim Varol Şen Narkoz altında gerdek başlıklı akıllara durgunluk veren bir yazı kaleme aldı. işte o yazı

Cinsellik yaşayamadıkları için ya da sağlıklı bir cinsellikleri olmadıkları için gelen çok danışanım oldu. İnsanı isyan ettiren çok hayat hikâyesi dinledim, zamanla şaşırdıklarım azaldı. “ Bu devirde bu olur mu” cümlesini, elbette sizlerden daha az kuruyorum dinlediklerimden sonra. Çünkü biliyorum her devirde oluyor. Ama sonu gelmiyor, bitmiyor şaşırtan, insanın içini acıtan hikayelerin….

Danışanım, İ. diyelim adına, malum adı bende saklı. Henüz 20’li yaşlarının sonunda. Kendini bildi bileli başörtülü. Kendisinin seçimi olmadan kapanmış olsa da memnun, inançları da bunu gerektiriyor zaten. Kendisini sürekli uyaran bir anne büyütmüş onu. Çocukluğu boyunca “Aman kendini koru”, “Erkekler kadınları kullanmak için fırsat kollar” cümleleriyle büyümüş. İnançlarının bu kısımda payı yok, o daha sonra ortaya çıkıyor. Anlatacağım, bekleyin.

Bu cümleler beynine kazınırken, bir yandan da ibret hikâyeleri dinlemiş. En çok beynine kazınan, gerdek gecesi kanının tavana kadar sıçradığını gören, acısından o anda ölüveren, kim olduğu açıklanamayacak kadar uzak bir akrabasıyla ilgili. Şimdi biliyor elbette bunların ne amaçla kendisine anlatıldığını, sadece şehir efsanesi olduğunu. Ama o dönemde korkmuş, çok korkmuş.

Eşini seçme ve sevme şansı olmuş İ.’nin. Görücü usulü tanıştırılmasına rağmen birkaç kez yalnız görüşme, sohbet etme fırsatları olmuş. İçine sinmiş. İlk tanıdığı erkeği sevdiğini hissedip evlilik kararını kendisi vermiş.

Düğün gecesi korkuları, çocukluğunda öğrendiği bütün ibret hikâyeleri kafasına dolmuş. Sevgisine rağmen, düğününde kendisini kurban, gelinliğini kefen gibi gördüğünü anlatıyor. Bir yandan da, onca yıldır erkekleri yerden yere vuran annesinin, şimdi çeyizini neden birbirinden şuh iç çamaşırlarıyla, geceliklerle doldurduğunu kavrayamamış. İnancı burada devreye girmiş. Evleniyorsa, kocasına hizmet etmek zorunda diye düşünmüş.

Ama yapamamış. Korkusu, paniği ağır basmış. Şanslı varsaymış yine de kendisini. Çünkü eşi anlayış göstermiş. Doktorlara gitmişler. Fiziksel bir problem yok. Hocalara okunmuşlar. Değişen bir şey yok. İki genç, aslında çocuk demek lazım 17 yaşında evlenen bir kıza, çare bulamamışlar. Kayınvalide ve kayınpedere aktarılmış durum, çare bulunsun diye.

Kayınvalide tetikte hazırmış zaten. Bu konularda tecrübeli (!) olduğunu, daha önce etraftan duyduklarından bildiği bir doktora götürmüşler hemen gelini. Doktorun önerisi , İ. hariç herkese makul gelmiş. İ. korkmuş ama itiraz edememiş. Karar verilmiş. Narkoz altında gerdeğe girilecek.

Ameliyathanenin buz gibi havasında narkoz verilmiş İ.’ye. Kocası kalmış sadece içeride, kayınvalide ve kayın peder de kapı önünde. İ. diyor ki, narkozdan uyanırken çok ağladığını, çığlıklar attığını hiç unutamıyormuş. “Korkmana gerek kalmadı, işlem tamam” demişler. Ama İ. hatırlamıyor olan biteni. Sadece ağır bir utanç kalmış üzerinde. Baygın olmasaydı canı acır mıydı, bilemiyor.

Hatırlamadığı için korkusu devam etmiş, dolayısıyla sorunları da. Sonrasında gittiği bir psikolog yardımcı olmuş İ.’ye. Çocukluğu boyunca öğrendiklerinin kendisini bu kadar korkuttuğunu, şehir efsanelerinin beynini ele geçirdiğini, cinselliğin sadece eşine hizmet demek olmadığını öğrenmiş. Aşmış yavaş yavaş problemini.

Ancak eşi aşamamış. Has bel kader yıllar içinde, kendisi de nasıl olduğunu tam bilemeden iki çocuğu olmuş. 12 senelik evli şimdi. Ama daha önce iki üç ayda bir olan birliktelikleri son 8 senedir tamamen bitmiş. Eşi “Tamam artık, çocukları yaptık. Görev bitti” demiş.

İ. eşine çok sormuş neden kendisine yaklaşmadığını, kendisini sevip sevmediğini. Eşi hep aynı cevabı vermiş. “Senin yüzünden ameliyathanelere düştüm. Başıma neler getirdin. Hepsi senin suçun. Çocuk da verdim sana, daha ne istiyorsun?”

İ. kendisine sunulan hayatı yaşıyor. Değiştirmek gibi bir alternatifi yok çünkü. Arada bir acaba bir çare bulur muyuz bu duruma diye düşünüyor. Sonra yılıp vazgeçiyor. Çocuklarına adamış kendisini. Kızını korkutmadan büyütmeye çalışıyor.

Hikaye çok şey anlatıyor. Yoruma gerek yok diye düşünüyorum, siz ne dersiniz?

Bu haber toplam 11494 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.