• BIST 89.553
  • Altın 349,883
  • Dolar 6,7005
  • Euro 7,2349
  • Aksaray 1 °C
  • Konya -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 2 °C

Nasıl Kur'an Meali Okumalıyım?

Hacı Ahmet Ünlü

Sahi, gerçekten de onu nasıl daha iyi anlayabiliriz?

Bu soruya cevap bulmadan önce şu önemli örnek üzerinde düşünmemiz gerekmektedir: Bilindiği üzere bir insan, birisi ile arkadaşlık kurduğu ilk anda hemen ona bütünüyle kendisini açamaz; biraz çekinir, biraz utanır, biraz sıkılır Fakat aradan belirli bir zaman geçtikten ve onunla birazcık kaynaştıktan sonra bu çekingenliği kısmen veya bütünüyle ortadan kalkar. Artık bundan sonra ilk başlarda konuşamadıkları meseleleri bile çok rahatlıkla konuşabilir, dertleşebilir ve hiçbir çekinceme hissetmeksizin birbirlerine açılabilirler.

Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerim de aynen bu örnekteki gibidir. Onunla ilk defa tanışanlara kendisini tamamıyla açmaz. İlk konuştuğu kimselere karşı biraz çekingendir. Ama kişi onu sürekli ziyaret eder, onunla olan ilişkisini daima artırmaya ve yoğunlaştırmaya çalışır ve sık sık onunla buluşursa, o zaman Kur’ân da ona kendisini açar, sırlarını verir ve onunla adeta sıcak bir dost olur.

Bu nedenle Kur’ân’ı daha iyi anlayabilmek için her şeyden önce onunla iyi bir irtibat kurulmalı, onunla gerçekleştirilecek görüşmeler sıklaştırılmalı, ayda bir veya yılda bir değil, hemen her gün kendisi ile konuşulmalıdır. Biz, eğer bunu hakkıyla becerebilirsek, o zaman Kur’ân’la artık gerçek bir dost olmuşuz demektir. Onunla gerçek bir dost olduğumuz zaman o, insanların korku ve dehşetten tir tir titrediği günde bizlere Allah huzurunda şefaat edecek ve  inşaallah lehimizde şahitlikte bulunacaktır.

Kur’ân’la iyi ve sıkı bir irtibat kurmamız bizim için kaçınılmazdır. Onu her zaman okumaya, anlamaya ve direktifleri doğrultusunda yaşamaya çalışmamız gerekmektedir. Ancak bu okuma ve anlama nasıl gerçekleşmeli, onu daha iyi kavramamız nasıl olmalıdır?

Şimdi bu sorunun cevabını aramaya çalışalım.

Kur’ân-ı (Türkçe çevirisini) ilk defa okuyacak kişinin, her şeyden önce yanına –birisi yazı, diğeri ise çizmek veya işaretlemek için  iki kalem koyması gerekir. İşaretleyecek kalemin renkli olması güzel olur. Ayetler hakkında kafasına takılan soruları yazmak için de bir defter almalıdır. Sonra Fatiha Sûresi’nden başlayarak Nas Sûresi’ne kadar Kur’ân’ı baştan sona dikkatlice okumalıdır. Bu esnada kendisini etkileyen veya o an için önemli gördüğü  ayetlerin altını çizmeli, anlayamadığı ayetleri ise defterine not etmelidir.

Kişinin bu şekilde gerçekleştireceği ilk okuma ona ortalama Kur’ân’ın yarısını veya biraz daha fazlasını anlamış olma olasılığı sağlayacaktır.

Anlayamadığı ayetleri ise not ettiği için sürekli olarak cevaplandırmaya ve Kur’ân içerisinde cevabını bulmaya çalışmalıdır. Böyle bir okumada kişi ortalama 150 veya 200 soru çıkarabilir.

Daha sonra, zikretmiş olduğumuz tarzda baştan sona tekrar okumalıdır. Bu şekilde bir okumayı daha gerçekleştirdiği zaman önceden çıkarmış olduğu soruların belirli bir miktarının cevabını Kur’ân içerisinde kendisi bulacaktır. Çünkü Kur’ân’ın bir kısmı, diğer bir kısmını bizatihi kendisi tefsir etmektedir. Önemli olan Kur’ân içerisindeki bu açıklamaları bulabilmektir.

Sonra kişi üçüncü kez tekrar bu tarz bir okuma gerçekleştirmelidir. Bu okumasında da aradığı cevapların bir kısmını daha bulacaktır.

Üçüncü kez okumasını da tamamladıktan sonra ona “Riyazu’s-Salihîn” adlı hadis kitabını okumasını tavsiye ederiz. Bu kitabı da okuduğu zaman not ettiği sorularından ciddi bir miktarını cevaplandırmış olacaktır.

Böyle bir metodu uyguladıktan sonra geriye kalan sorularına  ki bu sorular muhtemelen ahkâmla ya da müteşabih ayetlerle alakalıdır− cevap bulamayacaktır. Ama kişi bunlara cevap bulamadım diye üzülmemelidir.

Zira alimlere veya tefsir kitaplarına müracaat ederek eninde sonunda hak cevaplara ulaşacaktır. Çünkü Kur’ân, anlaşılmak için vardır. İnsanların kendisini anlamalarını ve manaları üzerinde düşünmelerini ister. Ama bununla birlikte okuyucu, bazı sorulara hiç cevap bulunamıyorsa, çok da fazla zorlama yapmamalıdır; çünkü belki aradığı cevabın bilinmesini alemlerin Rabbi o ân için henüz dilememiş olabilir.

İşte bu tarz bir okumayı gerçekleştiren kişi, Allah’ın izni ile Kur’ân’ı ve Kur’ân’ın temel maksatlarını anlayacaktır. Bunu anladığı zaman ise, Rabbine olan kulluğu daha da bir güzelleşecek, Rabbini razı etmesi daha da bir kolaylaşacaktır.

Ne mutlu Kur’ân’ı anlamak için her türlü fedakârlığa katlanıp, çaba harcayanlara!

Bu yazı toplam 90 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.