• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Aksaray 19 °C
  • Konya 15 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 15 °C

Niçin GENÇLİK HAZİNESİ?

Sait Çamlıca

 Size kürsüde bunu hissettirirler. O gruba konuşma yapmaktan çok büyük bir keyif almıştım. Suyu emen toprak gibi anlattıklarımdan etkilendiklerini hissettirdiler bana.

Konuşmamı ön tarata dinleyen okul müdürü, hem bana teşekkür etmek, hem de öğrencilere bir şeyler anlatmak için mikrofonu eline aldı. Emeklilik yaşı gelmiş olan okul müdürü, öğrencilik yıllarını anlattı. Ortaokul yıllarında sınıfta kaldığını, bir yıl çalışmak zorunda kalınca hayatı anladığını, lise yıllarında çok başarılı bir öğrenci olmadığını anlattı kürsüden.

Müdür bey konuşma yaparken ben ön sırada oturuyordum. Arkamda oturan öğrenciler, kendi aralarında fısıldaşıyordu:

‘Bizim müdürde sınıfta kalmış. Oda bizim gibi sıkıntılar çekmiş. Müdürümüzde çok parlak bir lise öğrencisi değilmiş!’ gibi cümleler kuruyordular. O gün kadar öğrencilerine sürekli nasihat eden okul müdürü, kendi hayatına dair hata ve pişmanlıklarını da içine kattığı sözleriyle çocukları etkileyebilmişti.

Ben o gün daha iyi anladım ki, biz yetişkinler, kendi öğrenciliğimizi, yaramazlığımızı, geçtiğimiz yolları, bazı hatalarımızı gençlerle paylaşınca, gençlere daha doğru hayat dersleri verebiliyoruz.

Bizleri (anne, baba, öğretmen, idareci) sürekli takım elbiseli, kravatlı, sosyal hayatın içinde belli statüler elde etmiş yetişkinler olarak gören gençler, hepimizin bir zamanlar o sıralardan geçtiğini, gençlik hatalarına kapıldığımızı bilmiyorlar.

Gençlerin en çok anlaşılmaya ihtiyacı var. Onları anlamadan, onlara bir şey anlatamayız.

Toz pembe yıllar!

Lise yılları, insanın hayata toz pembe gözlüklerle baktığı yıllardır. Lise yıllarında en keyifli işlerden birisi de “Öğretmenleri kızdırmaktır!” Nerden bildiğimi sormayın, çünkü ben çok yaptım o lise yaramazlıklarını.

Okul hayatı bitip hayat okulu başlayınca, bir yol ayırımına gelir insan. O yol ayrımında çok önemli kararlar vermeli öğrenciler. Üniversiteye hazırlanan öğrenciler, tamda o yol ayrımında bulunuyorlar.

Ya okul ya hayat

Okumaya devam etmek ile hayata atılmak arasında bir karar vermek zorunda, liseden mezun olan gençler.

“Ben artık okumayacağım. İş hayatına atılıp ekmek, paramı kazanmaya başlayacağım!” diyen bir öğrenciye “Hata yapıyorsun!” demem. Çünkü herkes, Üniversite okuyarak hayatını devam ettirmek zorunda değil. Bu bir tercih meselesidir. “Üniversite okumayan herkes sürünmeye mahkumdur” diye bir hayat kuralı yoktur.

Liseyi yeni bitiren bir kız öğrenci, “Ben evlenip yuva kuracağım. Çoluk çocuğa karışıp ailemle ilgileneceğim!” deme hakkına sahiptir. Herkes okumak, herkes üniversiteyi bitirmek zorunda değil ki. Aileler bu konuda çocuklarına, gereksiz ve aşırı bir baskı yapıyorlar.

Bu kitap çalışması, sadece okul hayatında başarılı olmanız için yazılmadı. Hayat sadece okuldan ve diplomadan ibaret olmadığı gibi, okul başarısı hayat başarısı anlamına da gelmiyor.

Hem okul hayatından, hem de hayat okulunda işinize yarayacak bilgiler bulacaksınız bu kitapta.

Hedef Gençlik!

Dünya’da herkesin hedefi gençlerdir. Çünkü genç gelecek demektir. Gençleri kazanmak geleceği kazanmak anlamına geliyor. Tam tersi de geçerlidir. Gençleri kaybetmek, geleceği kaybetmek anlamına gelir.

Dünya ve insanlık için iyi ve faydalı şeyler yapmak isteyenlerin hedefinde de gençler var, kötü niyetli insanların hedefinde de gençler var. Televizyonlarda ki reklamların amacı da gençleri müşteri yapabilmektir, yeni icatlarında.

Bu kitabın ana hedefi de gençliktir. Ancak ben bu kitapla gençlere bana / bize gelin demiyorum. Kendinize gelin demek için yazdım bu kitabı. Ülkemizin ve insanlığın geleceği olan gençliğin, kendine gelmesi için bir faydası olması amacıyla yazıldı bu kitap.

Lise mezunu pompacı!

İş yerine giderken bir benzin istasyonunda görmüştüm bu afişi. Koskoca afişle, benzin istasyonunda çalışmak üzere, eleman ilanı veren işveren, “Lise mezunu pompacı alınacak!” yazdırmıştı.

Afişi görünce hem güldüm hem de düşündüm. Benzin istasyonunda pompacı olmak için lise diplomasına ne gerek var? Lise diplomasının, toplumda ki yerini göstermesi açısından önemli bir göstergeydi benim için. Ben de o günlerde lise son sınıf öğrencileri veya lise mezunlarıyla çalışıyordum. O hafta işlediğim tüm derslerde bu afişi anlattım. “Ya bu günlerinizin kıymetini bilip çalışırsınız, ya da, bu ve benzeri afişlerin asıldığı yerlerde, iş aramak zorunda kalırsınız!” cümlesiyle, öğrencileri motive etmeye çalıştım.

Her öğrenciyi, okul hayatında başarılı olmaya motive edemezsiniz. Biz büyüklerin görevi, sadece yol göstermektir.

Okul hayatında başarısız olan bir genç, çevresindekilerin etkisiyle, sınavlardan çok daha büyük bir değerini kaybediyor. Bu değer, özgüvendir. Kendine olan güvenini kaybeden genç, hayatın başka alanlarında da başarılı olamıyor.

Ülkemizin hem okul hayatında hem hayat okulunda başarılı olan gençlere ihtiyacı var. ‘Hiçbir işe yaramaz bunlar!’ cümlesini gençler için kullanmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Çünkü insanın atığı olmaz.

Bu yazı toplam 679 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.