• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Aksaray 14 °C
  • Konya 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 6 °C

O an!

Cüneyt Eskil

            Bazen oynadı, bazen kavga etti. Çeşmeden akan yağnıçlı sudan içti. Kahvede yılbaşına doğru çekilen tombalayı seyretti. Okey oynayanların yanına yancı olarak oturdu. Bazen oturup oynadı. Kavga ederdi, ama sevmezdi

           

           Yine günlerden bir gündü. Asır: yirminci asır. Görev: öğle sıcağı çökmeden kuzuları yayarak (otlatarak) karınlarını doyurmak. Mevki: Eskil ile Setik yaylası arasında bir yer işte. Saat: Öğleye adım adım yaklaşıyor. İlerden iki çobanın geldiğini görür. Bunlardan birisi Kemança’nın tat diye bilinen Mahmut. Diğeri ise Eskil'de çobanlık yapan Mustafa Sanlav'dır (Hasan Hüseyin). 

 

         Mahmut’la karşılaşmayı pek istemez. Mahmutdaha önce birkaç kez kendisine çatmıştır. Cebinden bıçağını çıkarır. Bıçağı açar. Açık durumda beline sokar. İkisi yanına gelir. Hayret ettiği bir şey olur. Mustafa kendisiyle kavga etmesi için Mahmut’u tahrik etmektedir.

           

            Tat kendisini tutar, kaldırır. Belindeki bıçak yere düşer. Çekilen silah nasıl ateşlenmeden kılıfına konmaz ise artık bıçak yere düşmüştür. Bu sırada Mustafa ve Mahmut bıçağı görünce yüzlerinde hayret, korku ve alay içeren bir ifadeyi fark eder. Mahmut kendisini yere bırakır ve Mustafa ile uzaklaşırlar. O ise ulus sathında birçok çoban gibi hayvanlarını otlatmaya devam eder.

Bu yazı toplam 1613 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.