• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Aksaray 5 °C
  • Konya 4 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara -1 °C

Ramazan ve davulcu bereketi

Erdoğan Kaya

   Geçen seneyi gördüğüm için az çok tahmin edebiliyorum, çünkü nerede ise oruç yiyenler değil de tutanlar saklanacaktı. Ramazanda birde davulcu bereketi oluyor, oluyor olmasına da zamanlı zamansız davul çalan davulculara kim dur diyecekse desin.

      İsterseniz önce tam tam davul çalan davulculardan bahsedip sonra duyarsız oruç yiyenlere gelelim.

     Geçtiğimiz günlerde Ramazan ayının zor dönemi olan yazdan bahsederken bazı arkadaşlar Ramazan davulcularından şikâyet etti. Şikâyet davula olan karşı çıkma değil, davul bizim ramazan adetlerimizden birisi. Ama öyle zamansız saatte davul çalıyorlar ki anlatamam. Tam yatacaksınız, saat nerede ise 24.00 hemen sonra tam tam başlıyorlar davul çalmaya. Kardeşim davulun bir çalma zamanı olmalı aklın estiği saatte davul çalınmaz.

       Hele birde davul çalmasını bilende bilmeyende davul çalınca insanların beyinlerinin içinde çalıyorlar. Bizim bildiğimiz davul çalarken insanlar rahatsız olmaz keyif alır. Ama bunlar öyle bir davul çalıyorlar ki, insan davul sesi duymak istemiyor. Zaten teknolojinin nimetinden herkes yararlanıyor davul sesi ile kimse sahura kalkmıyor, ama hiç değilse bu adet için katlanan insanlar zamanlı zamansız rahatsız edilmesin.

       Birde ramazan boyunca her hafta yâda her on günde apartmanlar gezilip davul parası toplandığı söyleniyor. Zabıta Müdürümüz Nusret Bey herhalde buna bir çeki düzen verir.

      Gelelim ramazan orucu bahanelerine, mazereti olanda olmayanda bakıyorum bahaneler uyduruyor. Bakın samimi söylüyorum zaman zaman üç aylarda dahil olmak üzere bugüne kadar mazeretsiz oruç yemedim.

       Hatta çok gençtim yaz aylarına oruç denk gelmişti, hem de ekin işleme zamanı idi. Rahmetli babam 20-25 dekar şahman buğday ekerdi şahman buğday baya iyi olurdu. Rahmetli amcamla ben sahurdan sonra tırpanla ekin işlerdik sabah saat 10.00 kadar işler eve dönerdik. Köyün çoğunluğu öğleye kadar ekin işlerdi, kimsede oruç yemezdi.

       Şehre geldiğimizde de ya bir yâda iki lokanta açık olur oda camlarına perde çekerdi. Kabahatte gizli ibadette gizli misali.

       Bu zamanda oruç tutmak o kadar zor olmaması gerekir, insanlar o dönemdeki kadar çalışmıyor. Her işi makine ve teknoloji görüyor, yiyecek içecek dertleri de yok, bu bereket kaçırılmamalı.

     Şimdi bakıyorsunuz Allahtan saklamadığımı kulundan mı saklayacağım diyen çok. Kuluna saygısı olmayanın Allaha da saygısı olmaz.

     Sokakta tüttürerek sigara içmek marifetse devam etsinler. Lokantalar zaten dışarıya taşmışlar dışarıda oruç yiyenler kimseden çekinmeden oruçlarını yiyorlar.

      Geçen yıl şöyle bir baktım ortalığa sanki kaç kişi oruç tutuyor diye sayasım geldi. Sanki sokakta oruç tutan yok gibiydi. Ha bu demek değil ki, oruç tutanlar azaldı yiyenlerden çok tutanın olduğunu biliyorum. Ama kabahatini gizli yapmayanların utanmamasından kaynaklandığını düşüyorum.

      Üstat Bediüzzaman derki; “ cennet ucuz değil, cehennem lüzumsuz değil” öyle cennet elde etmek sanıldığı gibi kolay değil. Bu sıkıntılı günlerde buna dayanmalıyız ki yüce rabbim bize huzuru ilahide sahip çıksın.

      Oruçlarını tutanlara yüce mevlam bol sabırlar versin, tutmayanlara da biraz saygı ve gizli yapma duygusu versin diyorum.

      Bu arada oruçlarını tutanlara ve sağlık nedenleri ile tutamayanların ramazanı şeriflerini tebrik ediyor, daha nice Ramazanı şeriflere sağlık ve afiyet içinde girmelerini Rabbimden niyaz ediyorum.

Bu yazı toplam 871 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.