• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Aksaray 13 °C
  • Konya 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

SEKSEK OYNAYAN OĞLANLAR

Fatih Uslu

 

 

Boz armutlu tepeleri, topalak kazdığımız yalakları, çiğdem topladığımız yamaçları, katran ağacından yapılmış tahta oluklardan sulanıp yuvasına uçan bal arılarını, ardıç ağacına konmuş bir ardıç kuşunun dokuzlu tanesi büyüklüğündeki ardıç çekirdeğini değirmen makinesinin prangasında Anadolu Beyaz-Köse buğdayı gibi erittiği bir zaman eşiğinde, davar sürüsünü korudan çıkarmış bir çobanın elindeki pıynar sopasıyla heykirişlerini düşledim bir an…

Şafağın sökmesine katkı sağlayan cılız şimşir odunu ateşinde elindeki sopasını ısıtıp ensesine, mekişine bastırarak sabahın ayazını bastırmaya çalışan, ayağındaki kara lastiğin içine dolmuş yağmur suyunu boşaltıp, ateşin yakınına lorkucunu dikerek kurutmaya çalışan çobanı anımsadım. Ayağını ısıtmaya çalışırken çorabının topukları erimiş, haftalarca yıkanamamaktan ayağın şeklini almış olan çoraplardan çıkan duman kokusu acı bir tütsüye dönüşmeden toparlanan davar çobanının telaşını geçirdim içimden.

Elindeki filinte tüfeğiyle atış talimi yapan küçük oğlak çobanının tüfeğin tepmesi sonucu burnunu yaralaması, şarıl şarıl akan kana karşın yükselen gülme çığlıkları çınlattı kulağımı.

Okul çağındaki kız çocukların oğlak güttüklerini, oğlakları hem otlatıp hem dallayıp hem de sağana zamanı onları bekledikleri, erkek çocuklarla dokuztaş oyunu oynadıkları gözümün önüne geldi.

Erkek çocukların okul dönüşü kızlarla çifttaş oynadıklarını, çıltılı yemenilerle kızlarla seksek oynadıklarını düşündüm.

Yörük kadınının kara çadırın orta direğinde asılı olan peşkire elini silip, peynirlikte keselerde asılı peynirleri kalıp kalıp kesilip bol tuza yatırdıktan sonra bidonlara yerleştirilmesini, delik peynirin dıştan gözükmeyecek şekilde yerleştirilmesini ve nor peynirinin suyunun hiçbir işe yaramayışını bu yüzden çadırın yakınlarındaki tarla faresi deliklerine dökülmesini kalbimin kılcar damarlarında hissettim.

 Şehir yaşamına sığmayan yaşam öykülerini düşlemek, ayın şavkı dağlara vururken, mehtapla şafak arası bir zaman diliminde Toros Dağlarında davarlarıyla örüden dönen bir çobanın hissetlerini anlamaya çalışmak iyi geldi bana.

Bu yazı toplam 864 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.