• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Aksaray 12 °C
  • Konya 12 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C

Servet'in Bakkalı

Cerdoğlu

 İşte bu yıllarda yazdım aşağıdaki şiiri.

Köyümüzde ne elektrik,ne radyo ne televizyon vardı. Sadece, Yılmaz dayımın pille çalışan pilakçaları vardı.

 

Bu şiiri ilkokul 2.sınıfta (son dörtlük hariç), gaz lambasının ışığında yazmıştım…

 

Burada adını yaadettiğim; şu an hayatta olmayan büyüklerime Allah’tan rahmet,hayatta olanlara da uzun ömürler dilerim…

 

Servet'in Bakkalı

 

Bir gün Servet’in dükkana girdim.

Kutunun içinde fareler gördüm.

Bu ne emmi diye sordum.

Meğer dükkanın bekçileriymiş.

 

Servet eline kiloyu aldı.

Hemen farelerin içine daldı.

Farenin birisi kutuda kaldı.

Meğer kutuda yavrusu varmış.

 

Elmalar çürümüş kasada.

Terazi pas tutmuş masada.

Narin yenge yine tasada.

Meğer dükkana müşteri gelmiş.

 

Yapısı kerpiç, örtüsü kamış,

Dışarıda zemheri, donduruyor kış

Servet Emmi, Samiyi kapıya koymuş

Meğer dükkandan elma çalmış.

 

Ne kadar bağırsa da Narin teyzemiz,

Her şey dilindedir, yüreği tertemiz

Ara sıra kızsak ta, seni çok severiz

Meğer bunlar, tatlı bir hatıraymış.

 

                                            1972

Bu yazı toplam 1589 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 7
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.