• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Aksaray 11 °C
  • Konya 8 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 7 °C

Sizin çılgın projeniz var mı?

Sait Çamlıca

 Ben sadece bir ülkenin başbakanının değil, bir ülkenin her ferdinin, kendi geleceğine dair projeleri olması gerektiğine inanıyorum. Projenin çılgın olup olmaması önemli değil. Önemli olan bir hedef sahibi olmaktır.

Bir belediye başkanı, yönettiği şehri, ülkesinin en güzel şehirlerinden birisi haline getirmek için projeler yapmalı. Bir okul müdürü yönetiminden sorumlu olduğu okulun geleceğine dair projeler geliştirmeli. Bir öğretmen, derslerine girdiği öğrencilerin, bu ülkenin ve insanlığın geleceği olduğu bilincini asla kaybetmeden, daha kalite bir eğitim vermek için projeler geliştirmeli.

İnsan hangi makamda hangi mevkide olursa olsun, geleceğe dair hedefleri olmalı. Hem kurumsal hem de bireysel hedeflere sahip olmayan, ilerleyemez.

Sizin çılgın projeniz var mı?

Başbakanın projelerini eleştirenler, daha güzel projeler geliştirmedikleri için halk tarafından önemsenmiyor. Başbakanın projelerini elleri çatlarcasına alkışlayanların, alkışlamak dışında bir projeleri yoksa, bence buda başka bir problemdir.

Sahi bu memleketin üniversite öğrencilerine, lise gençlerine, çalışanlarına “Geleceğe dair hedefleriniz nelerdir?” diye sorulsa, kaç kişinin kendi geleceğine dair hedefleri vardır?

Yale Üniversitesinde bir Sosyolog, 1953 yılında, gençlerin geleceğe dair hayallerini öğrenme adına, bir araştırma yapmış. Üniversitede okuyan gençlere, geleceğe dair hayallerini ve ideallerini sormuş. Yüzlerce öğrenciye aynı soruları sorduktan sonra, araştırma dosyasını yazmış. Üniversite öğrencilerinin % 97’sinin, kendi geleceklerine dair bir ideallerinin olmadığını, sadece %3’lük bir kesimin kendi geleceklerine dair planları olduğunu işlemiş araştırma dosyasına.

Bu %3’lük kesimden bazıları iş hayatında yükselme ideallerine, bazıları akademik hayatta yükselme hedeflerine, bazıları devlet dairelerinde yüksek makam hayallerine, bazıları kişisel beceri ve keşifleriyle öne çıkma ideallerine sahipmiş.

Yirmi yıl sonra, 1973 yılında, başka bir Sosyolog, aynı araştırmanın sonuçları üzerine bir araştırma yapmaya karar vermiş. Yani, yirmi yıl önce kendi geleceklerine dair hedefleri olan ve olmayan öğrencilerin, 1973 yılında geldikleri noktayı araştırmaya karar vermiş.

Öğrencilerin büyük bir kısmına tekrar ulaşmayı başarmış. İlginç bir sonuçla karşılaşmış. Kendi geleceğine dair hedefleri olan %3 diliminde bulunan öğrenciler, kendi geleceklerine dair hiçbir hedefi, hayali olmayan %97’lik kesimden çok daha iyi noktalara gelmişler. Yirmi yıl önce belirledikleri hedeflere tam olarak ulaşamamış olsalar bile, hiçte küçümsenmeyecek başarılar elde ettiklerini görmüş.

Kendi geleceğine dair hedefleri olanların, hiçbir hedefi olmayanlardan daha başarılı olması bir tesadüf müdür? Bence bu bir tesadüf değildir. İnsan zihninin çalışma mekanizmasını az çok bilen herkes bilir ki, çözüme odaklanan çözüm, soruna odaklanan sorun üretir. Kendi geleceğine dair bir hedef sahibi olma duygusudur, bu ülkenin gençlerine verilmesi gereken en önemli şey.

Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgarın yardım edemeyeceğini söyleyen düşünür, kendi hayat gemisini hedefsiz yürütmeye çalışanların okyanuslarda kaybolacağını hatırlatıyor.

Geleceğe dair hayalleri, idealleri, hedefleri olmayanlar, başkalarının hayallerini süslemekten öteye gidemezler.

Unutmayın ki, önce insanlar bir yerlere giderler, sonra insanlığı bir yerlere getirirler.

Bu yazı toplam 1165 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.