• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Aksaray 18 °C
  • Konya 18 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 16 °C

Söz Kesmek

Şükrü Başarıkan

Ailelerin evliliğin gerçekleşeceği hususunda, anlaşmaya varmalarıyla birlikte söz kesilmiş olur. Bundan sonra, düğün için alınacak gerekli olan zîynet ve eşyalar, işin başında açık bir şekilde konuşup yazılmalıdır.

Kız tarafı erkek tarafından gücü yetmeyeceği, fuzuli şeyleri istememelidir. Sonuçta bu sıkıntıların bir kısmını da kendi kızlarının yaşayacağını unutmamalıdırlar.

Ebu Mûsa (r.a.) anlatıyor: Resûlüllah (a.s.) ashâbından birini herhangi bir iş için gönderince şu tembihte bulunurdu: "Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, müjdeleyin, nefret ettirmeyin.” (Müslim, Cihâd, (1732).

Aileler, çok fazla zaman geçirmeden her şeyi etraflıca konuşmalı, konuşmalarına yalan katmamalı, samimi bir şekilde hareket etmelidirler. Bunun yanı sıra, yapamayacakları şeylerin sözünü vermemeliler. Yüce Mevlamız Kur’an-ı Kerim’de bu hususu şöyle bildiriyor: “…Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz veren (sözünden) sorumludur.” (İsra Sûresi, 17/ 34.) Bir başka âyette ise: “Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz.? (Saffat Sûresi, 37/ 2.) Aile huzurunu bozan sebeblerin başında aile ve eşlerin birbirlerine karşı verdikleri sözlere sadık kalmamalarıdır. Bu itibarla aile ve eşler, dünya ve ahiret mutluluğu için sözlerine sadık kalmalıdır. Yapamayacakları, yerine getiremeyecekleri konularda söz vermekten de kaçınmalıdırlar. Ancak nasıl olsa yerine getiremem, diye de gayretten geri durmamalıdırlar.

Düğün oluncaya kadar gerçek yüzünü göstermemek, içindeki olumsuz menfi duygularını karşı tarafla paylaşmayıp şirin görünmek, İslâmî bir tavır değildir. Toplumun en küçük parçası olan aileye, dinimiz büyük önem vermiştir. Toplumun temel taşı olan ailenin, daha kurulma aşamasında sağlam bir zemine oturtulması için, İslâm dini gerekli olan tüm kural ve kaideleri açık bir şekilde ortaya koymuştur. Anne-baba olarak evlatların dünya ve âhirette mutlu olması için İslâmî usûl ve kaidelerin hayatın her safhasında olduğu gibi, evlilik aşamasında da göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

Yine aileler evlâtlarının mutlu bir yuva kurması ve bu evliliğin sıkıntısız devam etmesi için, duydukları her sözü ciddiye almamalıdırlar. Günümüzde nişan ve evliliklerin ayrılık sebebinin başında, dedikodu bulunmaktadır. Kız veya erkek tarafı duydukları bir söz üzerine, yapılan dedikoduların ne kadar gerçek olduğunu hiç araştırmadan hemen ayrılmayı en kolay yol olarak görmektedirler. Hâlbuki yapılması gereken ilk iş, bu haberin ne derece doğru, ne derece yanlış olduğunu araştırmak ve doğru olanı yapmaktır. Bu hususta Allah (c.c.) Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır: “Ey îman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonradan yaptıklarınıza pişman olursunuz.” (Hucurat Sûresi, 49/ 6.) Özellikle erkek tarafı, vermiş oldukları sözleri yerine getirmelidirler. Birtakım bahanelerin ardına sığınarak sözünden dönmesi, karşı tarafı aldatması, henüz gelişme aşamasında olan güven ilişkilerini zedeler, aradaki samimi ortamı güvensizliğe çevirir. Dolayısıyla aile ilişkilerinde güven duygusunun önemli bir yeri vardır.

Eşlerin birbirine güven duymadığı bir ailede sevgi ve huzurun sağlanması mümkün değildir. Onun için işe başlarken boş vaatlerde bulunmaktan sakınılmalıdır. Yine başka bir husus erkek tarafının, evlilik öncesi söz vermiş olduğu ev eşyalarını almaması, takı olarak söz verdiği şeyleri düğün sonrasına kadar başka bir kimseden emânet alarak kız tarafını aldatması, hiçbir şekilde doğru değildir. Verilen sözden dönmenin münâfıklık alâmeti olduğu unutulmamalıdır. Aileler böyle durumlarla karşı karşıya gelmemek için, sâdece yapabilecekleri şeyler için söz vermelidirler. Bunun yanında kız tarafının da erkek tarafından alamayacağı şeyleri borçlandırarak aldırması mutlu bir evlilik için sıkıntı verici bir husustur.

Evliliklerin hayırlı sonuçlar vermesi için, her şey baştan iyi konuşulmalı, araya hile ve düzenbazlık karıştırılmamalıdır. Böylelikle anne ve babaların, evlenecek gençlerin, özellikle İslâm’ın koyduğu kurallara uymaları hâlinde hem toplum hem de kendileri birtakım sıkıntılarla karşı karşıya kalmazlar.

Bu yazı toplam 1393 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.