• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Aksaray 15 °C
  • Konya 15 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C

SÜREKLİ KENDİNİ SORGULAMAK

Nilgün Güney

“De ki: Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.’’ (Cum'a Suresi, 8)

Bu yüzden Allah’a hesap vereceğimiz, imtihanın bittiği o gün gelmeden evvel, insanın ahlakını güzelliştirmesi ve salih amel işlemede acele davranması gerekmektedir.

Samimi inanan insan Rabbini hakkıyla takdir eden, O’ndan içli bir korku ile korkan, O’nu herkesten ve herşeyden çok seven kişidir. Bu yüzden ölümün, kıyametin ve ahiretin gerçek manada anlamlarını bilen kişidir. Müslümanın hesap gününe dair bilinci, Allah yolunda çabada sürekli şevkli ve azimli olmasına vesiledir.

Bazı insanlar ibadetlerinde titiz olmaya çalışıyor, toplum içinde çok iyi insan vasfı ile tanınıyor olabilir. Ancak insanın Allah’a olan yakınlığındaki bir samimiyetsizlik bütün amellerinin boşa gitmesine neden olabilir. İnsanın kendinde hissettiği, küçük sandığı bir eksiklik ahirette cehennem azabını yaşamasına vesile olabilir.

Dua bir inananın Allah’a yakınlaşmasında ve içindeki herşeyi O’na anlatmasında çok güzel bir aracıdır. Ancak insan duasında dahi Rabbine karşı bir mesafe hissediyor, tam olarak içindekileri O’na anlatmıyorsa samimiyetini kontrol etmelidir. Aksi takdirde güzel iş olarak gördüğü tüm çabalarının boşa gittiğine şahit olabilir, geri dönüşü olmayan büyük bir pişmanlık yaşayabilir.

“O gün, öyle yüzler vardır ki, ‘zillet içinde aşağılanmıştır.’ Çalışmış, boşuna yorulmuştur.” (Gaşiye Suresi, 2-3)

Rabbimiz hesap günü düşüncelerimizden dahi bizi sorguya çekecektir. Davranışlarımız kadar dimağımızın da temiz olması çok önemlidir. Bu yüzden insanın her gün yaptıklarını gözden geçirmesi, eksiklerini bulup hemen telafi edebilme yönünde nefsini ezmesi gerekmektedir.

“Sözü açığa vursan da, (gizlesen de birdir). Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir.’’ (Taha Suresi, 7)

İslam’ı tanımanın tek doğru yolu Rabbimiz’in bizlere yol gösterici olarak indirdiği Kuran’ı bilmektir. Allah Kuran’da insanlara yaşamının her anını kapsayacak bilgileri haber vermiştir. İnsan ancak Rabbimiz’in şifa olarak indirdiği Kuran’a tam tabi olduğunda doğruya ulaşabilir. Rabbimiz adalet sahibidir. Bu yüzden ömrünü Allah’ın rızasını kazanmak için nefsini terbiyeye adamış olan insanın ahiretteki durumu ile Allah’ı unutarak, O’nun dininden yüz çevirmiş insanın ahiretteki durumu elbette bir olmayacaktır.

“Yoksa kötülüklere batıp-yara alanlar, kendilerini iman edip salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı mı sandılar? Hayatları ve ölümleri bir mi (olacak)? Ne kötü hüküm veriyorlar.’’ (Casiye Suresi, 21)

İnsanın Allah’ın rızasını ve cennetini umabilmesinin tek yolu sürekli vicdanına göre hareket etmesiyle mümkündür. Eğer ahlakını ve yaptığı amelleri yeterli görürse, Allah katında alacağı karşılık beklemediği bir şey olabilir. Hesap günü yaşanacak pişmanlık ise dünyadaki pişmanlıklarımızla kıyas dahi edilemiyecek kadar büyüktür. O gün gelmeden evvel samimi bir şekilde Rabbimize yönelip, güzel ahlakta kararlı olmaya çalışmak akılcı olandır.

Bu yazı toplam 1333 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.