• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Aksaray 22 °C
  • Konya 22 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 22 °C

Suya Kota Kimin Suçu ?

Hilmi YOL

Haklılık payı oldukça yüksek.

“Taşıma suyla değirmen dönmez”

“Kaynağı olmayan kuyu suyla dolmaz”

Son günlerde bir “Suya Kota” kabusu çiftçiler arasında sürüp gidiyor.

Bir çok çiftçi hükümete kızırken, bazı çiftçilerde Eskilli siyasilere kızıyorlar.

Herkesin ortak sesi aynı.

“Suya kota demek, Eskil bölgesinde ki tarımın ölmesi demek”

Evet doğru, suya kota demek bölgeyi öldürmek demektir.

Ramazan ayında verilen bir iftar proğramında durum Ak Parti Aksaray milletvekili İlknur İnceöz’e aktarıldı. Suya kota uygulamasının iptalinden, KOP’un Eskil’e de uygulanmasına kadar bir çok istek sunuldu.

Sayın vekilimiz, “ Değerli Eskilli kardeşlerim. Haklılık payınız oldukça yüksek. Fakat bu uygulama yapılmazsa ondan sonra geleceğimiz daha felaket olacak. Gelecekte hiç suyumuz kalmayacak. O zaman geri dönüşü olmayan bir çıkmaza gireceğiz. Şimdiden önlemimizi almamız gerekiyor. KOP’a Eskil’i dahil etmek Taşıma suyla değirmen döndürmek gibi bir şey. Biz elimizde ki suyu iyi kullanmalıyız. Bunun için önlem alınmalı. Belki bu uygulama birkaç yıl ertelenebilir ama gelecek için şart” dedi.

Sabahlara kadar suyun akıtıldığı bölgenin çiftçileri şimdi kimi suçlayacağını bir türlü bilmiyor.

Yetkililer, “ Çiftçi suçlu,”

Çiftçiler, “Yetkililer suçlu”

 

Kimse suçunu kabul etmiyor.

Çiftçiler suçlu. Zamanında suyumuz hiç bitmeyecek gibi, hunharca kullanıldı. Özellikle yonca eken çiftçilerimiz hem tarlalarına kül ve hayvan gübresi attı, bunu sulamak içinde günlerce tarlasına su akıttı. 2000 li yıllarda 40 metre olan yüz suyunu var gücümüzle 2010 yılında 80 metreye ulaştırmayı başardık. Şimdi artık suçlayalım birilerini.

 

Yetkililer bu zamana kadar suyun giderek azaldığını çok iyi bilmelerine rağmen bir türlü çözüm bulamadılar. Her gün artan kaçak kuyuların önüne geçilmedi. Şimdi uygulamaya konulan “Suya Kota” uygulaması, o zamanlar yapılabilirdi. O zaman kota 200 ton yerine, 500 ton olurdu. Hem çiftçimiz mağdur olmaz, hemde bu duruma gelmezdik. Bunun yanında bölgemizde suya ihtiyaç duyan ürünlerin ekilmesine izin verilmemeliydi. Şu anda hala suya çok ihtiyaç duyan yonca gibi ürünlere destekleme verilmesi herhalde çiftçinin hatası değildir.

 

Öyle yada böyle bu uygulama kesin yapılacağa benziyor. Ama ne olur. Belki süreç biraz daha uzar.

Çiftçimiz kesin uygulanacak olan bu uygulamanın, biraz daha zamana yayılmasını ve su kotasının biraz daha artırılmasını istemesi, hiç uygulanmamasını istemesinden daha iyidir.

Hani sık sık dile getiriyoruz ya. Bölgemize Göksu nehri akıtılsın diye.

Unutmayalım ki, “Kaynağı olmayan kuyu suyla dolmaz”

 

Bu yazı toplam 1460 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 5
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.