• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Aksaray 12 °C
  • Konya 12 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C

Tabutlardaki bez parçaları hazmedilemez

Erdoğan Kaya

Cenaze yakınlarına başsağlığı dilemek için giden Uludere kaymakamı Naif Yavuz’un linç girişimini de hep birlikte gördük. Kaymakam Yavuz Aksaray’a yabancı olmayan ve benimde kendisini yakından tanıdığım samimi bir dostumdu. Naif Yavuz 2005-2006 yıllarında Eskil ilçemizde kaymakamlık yapmış babacan, sevimli, mütevazi, çalışkan ve tam bir halk çocuğudur.

Bu yapılan saldırıyı öncelikle devletimize yapılmış bir saldırı olarak görmekle beraber bizimde bir ilçemizde görev yapmış dostumuz olması ile kendisine yapılan bu saldırıyı nefretle kınıyorum.

Aslında naif Yavuzda bir Kürt kökenli devlet adamımızdır. Kendisi 1978 Muş doğumludur, söz konusu Gülyazı köyü ile de çok yakından ilgilenen ve çok aşırı bir güvenlik önlemleri almadan bu köyümüze zaman zaman gidip gelen bir kaymakamdır.

Gülyazı köyüne çeşitli sosyal aktivitelerin açılıp gelişmesine destek olmuş. Buraya bir halı saha açılmasını, internet kafe ve bilardo salonları gibi sosyal alanların açılmasına öncülük etmiştir. Hatta bu halı sahanın açılışı için bu köyümüze giderek açılış yapmıştır.

Dolayısı ile köylülerle iyi bir diyalogu olduğu için köye de rahat gitmiştir. Cenaze yakınları kendisini çok güzel karşılayarak karşılıklı sohbet ederek onları sakinleştirmiştir. Bir saatten fazla cenaze yakınları ile kaldıktan sonra ayrılmak için kalkmış ve cenaze sahipleri kendisini savuştururken birden cenaze ile alakası olmayan insanlar bu güzel diyalog ve sohbetten rahatsız olmuş olmalılar ki, kendisine saldırmışlar ve intikam çığırtkanlığı yaparak halkı galeyana getirmişlerdir.

Ben kendisine ulaşamadım ama çeşitli basın ve televizyonlardan yaptığı açıklamaları dinleyip okudum. “ Cenaze sahipleri ile benim aramdaki samimiyeti gören ve Gülyazı köyünden olmayan provokatörler bundan rahatsızlık duyup bana saldırdılar. Saldıranların bu köyümüzle uzaktan yakından ilgisi yok, hatta bana saldıranlara köylüler kol kanat gerip beni korudular. Hastaneye telefon ederek, bu saldırı bizim acımızdan daha acı oldu dediler” diye açıklama yaptı.

35 kişinin ölümü ise gelişmeler netleştikten sonra açıklığa kavuşacaktır. Bunu tasvip etmek zaten mümkün değil, tabi bu kargaşalı dönemde bir yanlışlığa kurban gittikleri kanaatindeyim.

Gülyazı köyü sıradan bir köy değil, bu köy 1915 yılından sonra Gülyazı köylülerinin olmuştur. Köyün ilk ismi Becuh, Becu ve Becü diye bilinen bir ismi varmış. Köye Kürt kökenli vatandaşların yerleşmesinden önce sindi aşireti olarak bilinen Ermeniler oturuyorlarmış. 1915 yılına kadar burada oturan Ermeni aşireti Osmanlı İmparatorluğunun çöküşü ile birlikte Ermeniler köyden göçerek Güneydoğuya gidiyorlar. Burada boş kalan evlere çevre köylerde oturan Goyi aşiretine mensup Kürt kökenli vatandaşlarımız yerleşiyor.

Bu köyümüz 1960 yılında köyün adının Ermeni ismi olması nedeni ile değiştirerek köyde lalelerin çok olmasından esinlenerek Gülyazı olarak değiştiriyorlar. 1971 yıllarında köy 35 haneli bir köy iken bu yıllarda ilkokulun yapılması ve yollarının stabilize olarak açılması ile hızlı bir şekilde nüfus artışı yaşıyor. Köyün tamamı Müslüman olup hiçbir ermeni bulunmamaktadır.

Köy hızlı bir şekilde büyüyünce buraya Lise bile açılıyor. 2000 yıllarında nüfusun 3372 olduğu ve daha sonraki yıllarda biraz daha arttığı bilinmektedir. Köyün genel geçim kaynağı tarım ve küçükbaş hayvancılık olması nedeni ile gençler 15 km. mesafede olan kuzey Iraktan kaçak mazot ve sigara kaçakçılığı yaptıkları ve bu getirdikleri kaçak malları başkaları adına yaptıkları bilinmektedir. Bir nevi başkasına yevmiyeci şeklinde çalışmaktadırlar. Ama çok tehlikeli bir işin içinde olduklarını kendileri de bilmelerine rağmen başka yapacakları bir işleri olmadığı için bu işe devam ediyorlar.

Görüldüğü üzere aslında çok sakin bir köy olan bu köyümüze provokatörlerin cenazeleri fırsat bilerek halkı kışkırtmalarından başka bir şey değildir. Fazla söze ne gerek var 17 yaşında ölen Salih’in babası Abdülaziz Encu ne diyor: “ ben bir gaziyim, çocuğumun tabutunun üzerine terör bayrağı! astılar. O bayrağı görünce ciğerim yandı, hükümet meydanı boş bıraktı, bizi de sahipsiz bıraktılar” Bu köyde bölücü örgüt yokken tabutların üzerine terör örgütü bayrağı örtülmesine fırsat verilmesini de doğrusu ben hazmedemedim. Cenazeye katılanların çoğunluğu çevreden gelen teröristlerdir, oluşturdukları kalabalık da bunu göstermektedir. Tekrar Sayın Yavuz’a geçmiş olsun diyorum.

Bu yazı toplam 817 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.