• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Aksaray 5 °C
  • Konya 6 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C

Üç aylar…

Muzaffer Yayar

 

Manevi hayatımızın kat ve kat olarak artığı bu üç aylar içerisinde insanların Rabbi’ne kat ve kat yöneldiği manevi havanın başlangıcına iştirak etmek üzereyiz. İnsanların bütünleştiği, birlik ve beraberlik içerisinde olduğunun göstergesi olan bu günler bizleri inşallah ramazan ayına ve ardından da bayrama ulaştırarak üç ayları tamamlamış olacağız. Üç aylar olarak isimlendirdiğimiz Recep, Şaban ve Ramazan ayınınönce İslam’a, vatana ve millete hayırlı ve uğurlu olması duasında bulunarak bütün İslam âleminin üç aylarını tebrik ederim.

Üç aylar içerisinde bizim için önem arz eden günleri şöyle bir hatırlayacak olur isek;

v  30 Nisan Recep ayının başlangıcı,

v  1 Mayıs Regaip kandili,

v  25 Mayıs Miraç kandili,

v  30 Mayıs Şaban ayının başlangıcı,

v  12 Haziran Berat kandili,

v  28 Haziran Ramazan ayının başlangıcı,

v  23 Temmuz Kadir gecesi,

v  27 Temmuz bayram arifesi ve 28 Temmuz Ramazan bayramına ALLAH (c.c) ömür verirse bu günlere ulaşmış olacağız.

 

Bir büyüğümüz der ki: ‘‘ Ramazanlaşmayı gerçekleştiren insanlar ancak bayramlaşabilir.’’ Hakkıyla da söylemiştir bu sözü. Sizce de öyle değil mi Ramazan-ı Şerifi hakkıyla yaşamış manevi hayatını zenginleştirmiş birisinin bayrama ulaşma sevinciyle Ramazan ayında aylak aylak dolaşmış ehli dünya işlerine ehemmiyet vermiş bir insanın ulaşmış olduğu bayram sevinci aynımıdır sizce de. Bence değildir. On bir ayın Sultanı olan Ramazan ayını dolu dolu geçirmek ise üç ayların içerisinde başlar aslında. Yani bu önemli günler de Rabbimize dua dua yalvarıp ve Efendimiz HZ. MUHAMMED(s.a.v)in Enes Bin Malik(r.a) in rivayetine göre ‘‘Allahümmebariklena fi Recebe ve şaba’ne ve beliğna Ramazan’’(Allah’ım receb ve şabanı bize mübarek kıl ve bizi ramazana ulaştır.)  diye bu şekilde dua ettiğini rivayet etmektedir. Bu önemli günleri dolu dolu geçirirsek Ramazan ayının da bayramımızın da çok farklı bir manevi atmosfer içerisinde geçeceği kanaatindeyim.   

Bayramlaşma derken gezmek, tozmak ve yahut da eğlenmek manasında değil insanların kaynaştığı, bütünleştiği, birlik ve beraberlik içerisinde olduğu, küslerin barışıp dargınların bir birinden özür dilediği büyüklerin küçüklere sevindirici hediyeler verdiği, yaşlı dede ve ninelerimizi ziyaret edildiği, kimsesizlerin unutulmadığı ve akrabaların bir birini ziyaret ettiği bir atmosferin içerisini kastetmekteyim. Bugünleri fırsat bilerek yapmış olduğumuz hataları telafi etme açısından kırmış olduğumuz insanların gönüllerini alma hatalarımızdan pişmanlık duyarak günahlarımıza da tövbe ederek yanlışlarımızı düzeltmemizi hatalarımızdan dönmemizi sağlayan özel günler olarak bakabiliriz.

Ramazan’ın ve bayramın değerini kavramak biraz inanmaya; inancında kendini sürekli olarak yeniliyor olmasına bağlıdır. İnsan düşünce ve imanı itibarıyla kendini yenileyebiliyorsa her şeyi taptaze duyabilir. Bizler babadan anadan intikal etmiş şekliyle yaşıyor olabiliriz Müslümanlığı; ben bunu kültür Müslümanlığı olarak nitelendirmekteyim. Nazari bilginiz derin olabilir fakat önemli olan imanı yeniden sinelerde duymak önemlidir. Hadis-i şerifte beyan edildiği üzere ‘‘ İmanınızı La ilahe illallah ile yenileyin.’’ diyerek sinelerde duyabilmek adına taptaze bir iman duyulabileceği görüşündeyim. Efendimiz (s.a.v) zamanını da söyle bir hatırlayacak olursak iki sahabe bir birini gördüğü zaman gel imanımızı yenileyelim diyerek sinelerinde tertemiz bir sahife (sayfa) açmaktadırlar.

 Evet, şu günlerde manevi ihtiyaca o kadar ihtiyacımız var ki. Neden diye soracak olursanız. Yoğun ve zorlu bir siyaset zamanından geçtik hepimiz. Dünya namına her şey yapıldı. Kimileri kazandı, kimileri kaybetti. Birbirine darılanlar oldu. Bence karşımızda ki şu güzel günleri hakkıyla değerlendirebilirsek her şeyin daha güzel olacağını düşünmekteyim. Bakın gecen hafta yağmur duasında Sema’ya eller açıldı yağdır Mevla su diye. Eğer biz birbirimizi gerçek manada sever isek hem gerçek manada iman etmiş oluruz hem de ALLAH’IN(c.c) rahmeti ve bereketi üzerimize olur. Bizleri karşımızda zor günler beklemektedir. İklim itibarıyla yaz aylarına denk gelen Ramazan ayı insanları imtihan aydır. Bugünleri hakkıyla eda edebilmek ümidiyle son sözümü Hz. Mevlana’nın sözüyle sonlandırmak istiyorum.

‘‘ Zor diyorsun zor olacak ki imtihan olsun.’’

Bizler baharı yaz uğruna tükettik, aşkı naz uğruna ve papatyaları seviyor sevmiyor uğruna derken ömrü tükettik bir hiç uğruna.

Vesselam. Selam ve dua ile.

Muzaffer YAYAR

m.yayar68@hotmail.com

Bu yazı toplam 1026 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.